Golcülerin farkı
Fenerbahçe zorlu geçen bir karşılaşmanın ardından nihayet sezonu bir kupa ile tamamlayabildi. Ligde iddiasını son anlara kadar sürdüren, UEFA Avrupa Ligi'nde yarı finale kadar yükselen Sarı-Lacivertliler; bu iki hedefinden de eli boş dönse de Ziraat Türkiye Kupası'nı müzesine götürdü. Sezon içinde 3 kulvarda oynadığı zorlu maçlar nedeniyle fizik olarak çok yıpranan oyuncuların, sezonun son 90 dakikasında sergiledikleri mücadele takdire değer...
Dün gece Ankara'da çok çekişmeli ve heyecanlı bir karşılaşma izledik. Her iki takım da kazanabilmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Fenerbahçe de Trabzonspor da açık bir futbol ortaya koydu. Bu da bol pozisyonlu bir maç izlememizi sağladı. Ancak yetenekli ve golcü ayaklarını iyi kullanan taraf Fenerbahçe'ydi. Bu da Sarı-Lacivertliler'e Ziraat Türkiye Kupası'nı getiren farkı yarattı.
Fenerbahçe, bu sezon oynadığı kritik maçlarda belki inanılmaz bir performans ortaya koymadı ama gerçekten çok iyi savunma yaptı. Tıpkı dün gece olduğu gibi... Sarı-Lacivertliler, takım halinde yaptıkları savunma ile Trabzonspor'a nefes aldırmadı. Bordo-Mavililer Olcay ve Sapara gibi hücum anlamında hızlı ve kaliteli isimlere sahip olmalarına rağmen Fenerbahçe'nin katı savunması arasında kaybolup gittiler. Göbekte özellikle Yobo'nun kritik müdahaleleri kupanın kazananını tayin etti.
Bunun yanında Fenerbahçe, hücumda da uzun ve hızlı toplar kullanarak rakip defansın dengesini çok rahat bozdu. Webo-Sow-Kuyt gibi isimlerle yakaladıkları kontralarla Trabzon kalesine çok rahat gittiler. Tabi bunda Bordo-Mavililer'in kötü defans anlayışının da çok büyük payı var. Ne kademe ne de adam adama paylaşım yapabildiler. Fenerbahçeli oyuncular biraz daha becerikli olabilseler, karşılaşma çok daha farklı bir skorla sona erebilirdi. Trabzonspor'un önümüzdeki sene çok sayıda transfere ihtiyacı var. Bu takımdan bir şey olmayacağı bu sezon yeterince bariz bir şekilde ortaya çıktı. Tolunay Kafkas bunun planlamasını en kısa süre içinde yapmalı.
Son olarak dün gece sahadaki gergin ortama değinmek istiyorum. iki camianın son aylarda yaşadıkları, haliyle Ankara'da hayli gergin bir havanın oluşmasına neden oldu. Evet, özellikle Emre ve Zokora arasında istenmeyen görüntüler yaşandı. Ancak varolan husumetler düşünüldüğünde pek de ciddi olaylar çıkmadı. Bu da Türk futbolunun geleceği için hayli önemliydi.