Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        SON günlerde yaşananların en umut ve barış dolu günlerinden olan geçen cuma akşamı Türkbükü'ne gittik. Morallerin bir nebze düzelmiş olmasının yarattığı total bir mutluluk durumunun varlığı resmen hissediliyordu. Öyle ki gece hayatı olmayan, sadece yemek hayatı olan ben bile gece köye hâkim olan ümitli ve muhabbeti havaya kapılıp sabah 4'e kadar ayakta kalmayı başarabildim. Görüp göreceğimizin yalnızca 1 günlük bir huzur olduğunu anladığımız cumartesi günü ise hâkim olan durum maalesef yine total bir mutsuzluk ve umutsuzluk oldu tekrardan.

        YAŞLISI GENCİ AYNI İSKELEDE

        Yıllar önce Maki Otel İrfan Kuriş ve Ali Manisalı işletmesindeyken benzerine bir daha rastlanamayan bir durum yaşanırdı Türkbükü'nde. O da şuydu ki, gün boyu iğne atsan atsan yere düşmeyecek kadar gencin doldurduğu ve partilediği Maki'nin iskelesi, gece olunca başka bir kalıba bürünür, gençlerden ve parti havasından eser kalmaz; gayet kalantor bir kitlenin gayet fine - dining yemek yediği ağır bir restoran halini alırdı. Bu durum bu sene Kuum Hotel Türkbükü'nde tekrar yaşanıyor. Otel gündüz genç, gece ise yarı olgun yarı dinamik ama hep vakur bir ruhla durmayı gayet iyi başarmış. Hal böyle olunca, Türkbükü'nde yaya trafiğine maruz kalmayan iskelesinin kişiye özel avantajını en iyi şekilde kullanarak gündüzleri nispeten efendi bir genç nesli ve çok ortada olmayı tercih etmeyen ünlüleri ağırlıyor.

        Otelin genelinde dikkatimi çeken ses düzeninden bası-tizi iyi ayarlanmış müzik gündüzleri hiç rahatsız etmeyecek ama motive edecek ve ritimde tutturacak türde. Müzik tarihinin en talihsiz yıllarını yaşadığımızı düşündüğüm, trendlerin neredeyse tümünün elektronik müzik olduğu günümüz popüler müziğini, bana bile dinletebilecek kadar güzel bir hale getirip çalan DJ ile tanışamadım ama işini iyi yapıyor. Akşamları ise aynı iskele ekseri orta yaş ve üstü bir kitle ile rafine Türkçe müzik eşliğinde, danslı ve eğlenceli bir yemek ortamından hoşlananların akınına uğruyor.

        Yemeklere ise söylenecek söz yok, zira işin içinde hiçbir zaman bozulmayan hatta alışkanlık yapan eliyle Büyük Kulüp var. Bugüne kadar Türkiye'de sadece Ankara'daki Fransız restoranı La Flambee'nin mönüsünde rastladığım Alsace yöresine ait geleneksel Fransız mutfağının en sevdiğim yemeklerinden biri olan lahana, patates ve sosisten yapılan "choucroute"u, haşlanmış patates yerine kızarmış patatesle yorumlayıp, adını "30 santimlik sosis" olarak değiştirmiş olsalar da, başarılıydı. Ha birde hamburgerin yanında gelen mangal rayihalı az karamelize edilmiş soğanın tadı da akılda kalanlar arasına.

        KÖYDEN NOTLAR

        ■ Ship Ahoy bir türlü alışamamış olduğum Mavi Otel tarafına doğru olan yayılma politikasından vazgeçip özüne dönmüş. Harika!

        ■ Emre Ergani'nin gözbebeği Biber'in son durağı Türkbükü. Yaşasın

        ■ Uludağ'dan sonra ikinci "10 dakikalık Sess deneyimi"mi yapmak Türkbükü'ne kısmetmiş. Türkçe pop eşliğinde coşan müdavimlerine duyurulur. Nötr!

        ■ Yaz - kış Bodrum'da iyi etin adresi Tango'da artık Türkbükü'nde. Süper!

        ■ Fidelel'de dekorasyonda yenilik, değişiklik ve daha netleşmediği için söylemeyeceğime söz verdiğim bir yeni işbirliği var. Hayırlısı!

        ■ 5 Oda'nın terası ve iskelesi yine kalabalıktan hoşlanmayanların Türkbükü'n deki İngiliz limanı. Kahvaltıdaki iddia devam. Cool!

        Diğer Yazılar