SON DAKİKA
HABERTÜRK Gazetesi yazarlarının köşeleri, saat 9:00'dan itibaren güncellenmektedir.

Avrupa’dan 1.5 asır sonra ilk yerli mamayı ürettik!

06 Eylül 2016 Salı, 00:52:05 Güncelleme:17:31:49
Serpil Yılmaz

Serpil Yılmaz

[javascript protected email address]

 

Yalnız yerli otomobil ya da uçak değil, bebek mamasında bile dışa bağımlıyız!

Bu köşede “Türkiye’de neden bebek maması üretilmiyor?” diye sorduğumda, tarih 22 Mayıs 2016’ydı.

Yanıt okuyucum Kadir Erkekli’den geldi:

Türkiye’nin ilk yerli bebek maması Temmuz 2016’da üretilmeye başlandı.

2003 yılında 4 ortak Aydın’ın Koçarlı İlçesi’nde 30 bin dönüm arazide keçi çiftliği kurdu.

Son 6 yıldır Türkiye’nin ilk yerli bebek mamasını üretmek üzere harekete geçti.

Keçi sütünden üretilen mama, Baby Goat markasıyla piyasaya çıkarıldı.

Keçicik Süt ve Süt ürünleri şirketinin ortaklarından Engin Yiğit, üretimine başladıkları “ilk milli mama”nın hikâyesini anlatıyor:

“İsviçre, Almanya, Hollanda, Yeni Zelanda gibi ülkelerin ürünlerinin yer aldığı yaklaşık 150 milyon dolarlık pazara girmek cesaret işiydi; biz riski göze aldık. Sanayi Bakanlığı’ndan ilk mama üretim iznini alan firma olduk” diyor.

Katkısız, doğal, kalite standartları çerçevesinde (İSO 9001, İSO 22000, GMP vb.) üretim yapmak üzere çiftlik arazisine kurdukları mama fabrikasına 10 milyon dolar yatırım yapıyorlar.

Bu yatırımın içinde Adnan Menderes, Ege ve Hacettepe üniversiteleriyle sürdürdükleri Ar-Ge çalışmalarına ayırdıkları bütçe de yer alıyor.

Ayda 40 bin ton bebek maması üreten firma, hastane ve eczane çalışmalarıyla piyasada yer alıyor. Türkmenistan, İran, Dubai ve Gürcistan’a ihracat hedefliyor.

52 YILDIR İTHAL EDİYORUZ

Türkiye pazarına 1964 yılında giren bebek maması, bir İsviçre firması tarafından üretiliyordu.

İç pazara yeni markalar girse de, 52 yıllık ithalat zinciri kırılmadı.

Küresel bebek maması pazarının yıllık cirosu 30 milyar dolara ulaşıyor.

19’uncu asırda kurulan bebek maması endüstrisinin (1866, Henri Nestle) Türkiye’ye 1.5 asır sonra “pilot” bir çalışmayla gelmesi elbette dikkat çekici bir durum.

FRANSA’DA 187, TÜRKİYE’DE 4 KİLO

Yazımın girişinde sorduğum soruya, İsviçre firması Hero Baby’nin Pazarlama Müdürü Aslı Çetin’den de katkı geldi.

“2015 yılında yüzde 1.7 oranında büyüyen Hero Group’un cirosu 1.3 milyar dolar. Bunun içinde bebek beslenmesinin payı yüzde 42, reçelin yüzde 20, sağlıklı atıştırmalıkların yüzde 7, glutensiz ürünlerin yüzde 31. Grup bünyesindeki ciro payları yüzde 64 seviyesinde olan Avrupa ülkelerinde yıllık büyüme yüzde 0.4 düzeyinde kalıyor. Türkiye’nin de içinde bulunduğu gelişmekte olan ülkeler grubu (Türkiye, Rusya, Mısır, Çin, Brezilya) yaklaşık yüzde 5 büyüme kaydediyor. Hem kavanoz, hem de kaşık mamada Türkiye’de 2016 ciro hedefimiz 145 milyon TL. Geçen yıla göre yüzde 10 büyüme planlıyoruz.”

Genç ülke kategorisinde olan Türkiye’de bebek maması pazarı yatırımcı için ne zaman cazip olacak?

Bu mesele “Un var, şeker var, yağ var; helva yapamıyoruz” özdeyişini anımsatıyorsa da kazın ayağı öyle değil.

Kişi başına gelir seviyesi arttığı zaman bebek maması üretimi ekonomik olabiliyor.

Bebek başına mama tüketimi İspanya’da 140, Fransa’da 187, Türkiye’de ise 4 kiloda kalıyor.

235 ÇİFTÇİYLE TARIM YAPIYOR

Çetin, Dünya Sağlık Örgütü’nün 0-2 yaş bebekler için anne sütünü önerdiğini söylerken, “Her tür, kendi bebeğine süt üretiyor” diyor.

Yani inek, eşek, keçi gibi süt veren hayvanlar, insan için süt üretmiyor. O nedenle anne sütünün yerini hiçbir besin tutatamaz.

Ancak takviye besinler söz konusu olduğunda, işin içine satın alma gücü ve bilinç düzeyi gibi gelişmişlik faktörleri giriyor.

Ankara’da kurdukları kaşık mama tesisine 45 milyon TL yatırım yaptıklarını belirten Çetin’in “Bebekler, küçük insan değildir!” tanımlamasını da kıymetli buldum.

Yetişkin mönüsünün ölçeğini düşürerek bebek beslemenin yan etkilerine değinen Çetin, bebeklerin damak tadının gelişimini desteklemek için meyve püresi çeşidini 18’e çıkardıklarını, rezeneli mama ürettiklerini belirtiyor.

Yılda 4 bin ton meyve, 2 bin 300 ton tahıl tüketiyorlar. Anadolu’da 235 sözleşmeli çiftçiyle meyvecilik yapıyorlar.

Dünyada bebeklerin yüzde 15’i organik gıdaya erişebiliyor. Türkiye’de bu oran yüzde 6’ya düşüyor.

Her aile 3 bebek yaptığında, dünya bebek beslenme istatistiklerini kaç yılda yakalarız? Bakalım bu soruya kim cevap verecek?

BU YAZIYA İLK YORUMU SEN YAZ
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
GÖNDER

DİĞER YAZILARI


TÜM YAZILARI İÇİN TIKLAYIN