Öne Çıkanlar
Son Dakika
06.11.2017 - 09:39 | Güncelleme:

İmam hatiplere mecbur kalırsak ne olacak halimiz?

 

ORTAOKULU bitiren öğrencilerin hangi liseye gideceğine yön verecek yeni sistemi Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz sonunda açıkladı dün. Ama tam anlatılamadığından mı ya da beklentilerin başka türlü olduğundan mı nedir, kafalar hâlâ karışık. Yani en azından benim orta son sınıfta çocuğu olan çevremdeki velilerden edindiğim izlenim bu yönde. Dün birkaçıyla konuştum. Enteresan tepkilerle karşılaştım. Garip daha doğrusu. Diyorlar ki: “TEOG ile ilgili sıkıntının esası, çocukların at yarışında koşturuluyor misali bir sınav sistemine mahkûm edilmesiydi. Güya çocukların ergenlik öncesi psikolojilerini olumsuz etkileyen bu saçmalığın ortadan kaldırılması için yeni bir yöntem sunulacaktı. Sunulamadı. Evet isteyen öğrenci evinin yakınındaki okula gidebilecek ama seçkin, iyi liselerde eğitimine devam etmek isteyen öğrenci de yine sınava girecek! Yani çocuklar yine aynı stres altında at gibi koşturulmaya devam edecek!”

Bilmiyorum velilerin beklentisi ne yöndeydi ama ben açıklanan yeni sistemi çok da berbat bulmadım. Bir-iki husus var benim de kafamı kurcalayan, onu da yazacağım ama seçkin liselere girişte merkezi bir sınavın olacak olması beni hiç şaşırtmadı. Ne olması bekleniyordu ki! Aralarında Galatasaray, Kabataş, İstanbul Erkek gibi yıllarını özel zekâya sahip öğrencilerin eğitimine adamış bu tip okulların da sadece etrafında oturan öğrencilerin kayıtlarını falan mı yapması bekleniyordu!

Hülasa... Açıklanan yeni sistemde tek bir defalık da olsa merkezi sınavın yapılacak olmasının bence hiçbir mahsuru yok! Böyle olmak zorundaydı zaten. Böyle olmasa başka türlü ve çok daha karmaşık olacaktı. Seçkin diye bilinen okullar kendi sınavlarını kendileri yapacaktı ve çok daha büyük tartışmalar kaçınılmaz olacaktı. Düşünsenize, Galatasaray kendi sınavını kendi yapıyor. O zaman Çemişgezekli, Şırnaklı, Erganili yeni Mahir’lerin Galatasaray gibi liselerde okuma şansı nasıl olacaktı?

Özetle, tatavaya gerek yok! Sınavsız bir eğitim sistemi mümkün değil Türkiye’nin eğitim düzenine göre. Adı ister TEOG olsun, ister MEOG fark etmez ama bu eğitim şartlarıyla çocuklar bir sınava mahkûm.

Ben sınav olayına değil ama şu evine en yakın okul olayına takıldım. Aslında ilk anda akla mantığa uygun geliyor. Çünkü eğitimde işi bilenlerin genel olarak söylediği şey: “En iyi okul, eve en yakın okuldur.” Bence de öyle ama bu şimdiler için çok geçerli bir görüş olmayabilir. Zira aldığım duyumlara göre söylüyorum, neredeyse düz lise kalmamış memlekette. Çoğunun imam hatip modeline dönüştürüldüğü iddia ediliyor. Eğer gerçekten bu iddia doğruysa büyük fecaat! Çünkü imam hatip liselerini tercih tamamen ailenin dünya görüşüyle bağlantılıdır. Açıkça yazıyorum, eğer benim oğlum şu anda böyle bir sisteme göre okumak durumunda kalsaydı ve tek şansı da eve en yakın olan okullardan birini tercih etmek olsaydı bu asla bir imam hatip lisesi olmazdı. (Rica ediyorum kimse bana zart, zurt etmesin ve boşuna kükremesin çünkü ben bunu kendi evladım için söylüyorum. Eğer evlat benim evladımsa, onun neyi, nasıl okuması gerektiğine de ancak ben karar veririm.) Düşünsenize... Evimize yakın 5 okulun 5’i de imam hatip lisesi ve ben oğlumun imam hatipte okumasına razı değilim. Ne yapacağım bu durumda? Nasıl başa çıkacağım bu sorunla? Acaba Sayın Milli Eğitim Bakanı’mız İsmet Yılmaz şu anda milyonlarca insanın kafasındaki bu soruya tüm açıklığı ve samimiyetiyle cevap verebilir mi?

**************

BAYRAM DEĞİL SEYRAN DEĞİL, ENİŞTE NİYE ÖPTÜ?

CUMARTESİ günü sürpriz bir buluşma gerçekleşti Antalya’da. Enteresan bir buluşma... Ben de bir kez yazmıştım hatırlarsanız bu köşede Almanya’nın Dışişleri Bakanı Sigmar Gabriel ile ilgili. Çok değil, birkaç ay öncesine kadar Türkiye ve Almanya ilişkilerinin gerilmesinde epeyce önemli bir rol üstlenen ve eski eşi Türk olan Gabriel’i “enişte” şeklinde anmıştım. İşte, o dönem Türkiye aleyhtarlığı yapan “Gabriel Enişte”yle ilgili yazdıklarım, Almanya’da yaşayan bazı eniştesever Türkleri çok kızdırmış ve yaptığım yorumları acımasız bulmuşlardı.

Uzatmayayım... Antalya’ya gelmiş enişte. Bu çok kritik buluşmayı Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Twiter’dan “Gabriel’le buluştuk ve ülkelerimiz arasındaki zorlu konuları ve beklentilerimizi konuştuk” şeklinde duyurmasa hiçbirimizin haberi olmayacaktı. Helal olsun, iyi atlatmış Türk basınını Gabriel...

Çavuşoğlu’nun kendi hesabından yayınladığı görüşme fotoğraflarından yansıyana göre, Almanya ile ilişkilerin yavaş yavaş eski haline döndürülmeye çalışıldığı anlaşılıyor da... Tabii insan ister istemez soruyor; daha düne kadar Türkiye’ye öfke kusan enişte niye geldi buralara kadar? Öyle ya! Bayram değil, seyran değil, bizi niye öptü?

**************

EVET! PORNOGRAFİK GERÇEKTEN DE!

BAZEN bir şey düşünürsünüz ama seslendiremezsiniz. Çünkü esas düşündüğünüz şeyi anlatacak tam tanımlamayı, cümleleri falan kuramazsınız. Sonra bir bakarsınız ki başka biri bulmuş ve kurmuş! “Yaşa be” dersiniz! “Ağzınla, aklınla bin yaşa!” Ben de Leman Sam’ın meşhur şef Nusret’le ilgili söylediklerini okuyunca öyle dedim işte kendi kendime! Evet iğrenç şeyler yapıyor Nusret etlerle birlikte. Denk geliyor, ister istemez videoları izliyor ve inanın onları gördükten sonra uzun süre et falan yemek istemiyorum. Ben bulamıyordum Nusret’in etlerle yaptığı şovları nasıl tanımlayacağımı. Leman Sam bulmuş işte. Demiş ki: “Nusret’in yaptığı tamamen pornografi!” Aynen ya! Gerçekten öyle! Koca bir danaya sarılmış, onu okşayan kara gözlüklü bir adamın bende yarattığı ve her gördüğümde midemi bulandıran şey buydu işte! Yaşa Leman Sam, aklınla, dilinle bin yaşa!

 


Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
2000
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 18:54
    sevilay hanım sizin okul tercihinize cidden saygı duyuyorum. ama bizide anlayın .bizim çocuklarımızın İHL de okumaları gerekiyor. ben iki çocuğumu okutmadım çok şey kaybettim bizim için kayıp olanlar bir başkası için önemli olmuyor. okulunda koruması gerkiyor çocuklarımızı saygılarımla
  • Misafir 08 Kasım 2017 Çarşamba 10:22
    peki çocuğunu islami usullere göre yetiştirmek isteyen, yani kuran kursuna gönderen, namaz kılmasını isteyen, tesettüre girmesini isteyen anne babalara neden yobaz, örümcek kafalı vb diye ithamda bulunuyorsunuz? madem siz çocuğunuzu kendi çocuğunuz olduğu için imam hatip'e göndermek istemiyorsanız brakın islami hassasiyeti olanlarda bildikleri gibi çocuklarını yetiştirsin, eğitm versin.
  • Misafir 07 Kasım 2017 Salı 14:57
    Yaw kardeşim bırakın bu işleri..Laf edebiyatını. Okullardaki egitim aynıdır. Fenliseleri haric . Onlarda zaten özel yetenekli ögrenciler içindir. Sınavsızda alsanız vasat ögrenci okuyamaz. Ögrenci kapasiteli ise ( Benim gibi ) meslek lisesinden İTÜ elektrik bölümünü bitirir. (Edebiyat demedik imla ondan bozuk)
  • Misafir 07 Kasım 2017 Salı 11:09
    "İmam hatiplere mecbur kalırsak ne olacak halimiz?" başlıklı yazınızı radyoda tesadüfen dinledim. Özellikle yazınızın “Zira aldığım duyumlara göre söylüyorum, neredeyse düz lise kalmamış memlekette. Çoğunun imam hatip modeline dönüştürüldüğü iddia ediliyor. Eğer gerçekten bu iddia doğruysa büyük fecaat! Çünkü imam hatip liselerini tercih tamamen ailenin dünya görüşüyle bağlantılıdır. Açıkça yazıyorum, eğer benim oğlum şu anda böyle bir sisteme göre okumak durumunda kalsaydı ve tek şansı da eve en yakın olan okullardan birini tercih etmek olsaydı bu asla bir imam hatip lisesi olmazdı. (Rica ediyorum kimse bana zart, zurt etmesin ve boşuna kükremesin çünkü ben bunu kendi evladım için söylüyorum. Eğer evlat benim evladımsa, onun neyi, nasıl okuması gerektiğine de ancak ben karar veririm.) Düşünsenize... Evimize yakın 5 okulun 5’i de imam hatip lisesi ve ben oğlumun imam hatipte okumasına razı değilim. Ne yapacağım bu durumda? Nasıl başa çıkacağım bu sorunla?” kısmını dikkatlice tekrar tekrar okudum. Kendi evladınız üzerinden (ki kendi evladınız üzerinden tasarrufunuz size ait elbet) diğer insanlara da mesaj verdiğinizin bilmem farkında mısınız? Bir köşe yazarı olarak fikirlerinizin (doğru yanlış) okurlar üzerinde ikna etmeye yönelik çabaların olduğu bir gerçek. Bakın benim söylemeye çalıştığım tarihiyle, geleceğiyle, geleneği kültürüyle neresinden bakarsanız bakın İSLAMIN HAKİKAT olduğu bir demografide yaşıyoruz. Ve bizim dinimizde zorlama olmamakla beraber müslümanın müslüman üzerinde bir hakkı olduğunu düşünürüz. Hani şu helal ettiğimiz/ etmediğimiz hak var ya! O. Sizin de “Müslüman” olduğunuzu düşünerek bu cevabi yazıyı kaleme alıyorum. Eğer değilseniz lütfen dikkate almayın. İmam Hatip Okulları deyip küçümsediğiniz –bakın burasının altını çizerek diyorum- küçümsediğiniz bu okullar; 1924’ten beri yani Atatürk’ün Cumhuriyeti kurduğu dönemde başlayarak bugüne kadar dini tecrübelerin öğretimi yanında ahlaklı, dürüst ve vatansever öğrenciler...
  • Misafir 07 Kasım 2017 Salı 08:51
    umarım Milli Eğitim bakanı sorunuza cevap verebilir. çünkü devlet bana alternatif sunmak zorunda!
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 23:57
    evinizin yaninda 5imam hatip okulu varsa ve siz razi degilseniz o zaman en yakin siradan okulu secin. yada tasinin. isteeseniz devlet sizin evin yanina normal okul insa etsin-)
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 21:43
    on numara
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 20:05
    ee sonuç sınav stresi yine var ama şunu diyen çıkarsa bilemem benim çocuk zaten aptal girmesin merkezi sınava boşver yani böyle bir yaklaşımı olan vatandaşlar var ise güzel sistem
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 19:23
    korkmayın beş okuldan beşi İHL. değil her mahalleye bir imamhatip çokmu . onuda bulabilirsek..
  • Misafir 06 Kasım 2017 Pazartesi 19:21
    okulun ailenin çevrenin evlatlarımızı koruyamadığı bir zamanda evladımızın her anlamda güvende olacağı bir okul olmaması biz aileleri kaygılandırıyor. İHL muhafazakar aileler için bir çare lütfen bunu gözardı etmeyin. liselerin durumu çok fena sadece akademik başarı değil bizim kaygımız.
Kalan karakter : 2000
Hava Durumu
Salı 9 MPH 11°
Kısmen Güneşli