09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
12 Ekim 2016 Çarşamba, 02:41:50 Güncelleme:09:03:11

Sevmek estetik bir kavramdır

 

Lucas ‘İşini sevmek onu başarı ile yapmak için özen göstermeyi de beraberinde getirir,’ der.

Öyle sevin ki, işinizi hoby olarak yapın,’ diye devam eder. Yani bir işi başarı ile yapmak, sanat düzeyinde yapmak, kaliteli yapmak, o işi sevmek ile yakından ilgili.

Bu estetik tutum, insan ilişkilerinde de geçerli; İnsan sevdiğini kıramaz.

İnsan sevince kafa yorar, sevdiğine özen gösterir, nasıl iletişim kurarım diye yollar arar, ona sevgi ve saygısını gösterir, hoşgörülü davranır. Onu mutlu etmek için bir şeyler yapmaya çalışır. Onun için neler yapabilirim diye düşünür, Sevmek kolay iş değildir. Seviyorum demek sorumluluk ister, emek ister.

 

ANADOLU KÜLTÜRÜ

 

Son yıllarda halk arasında yerli yersiz kullanılan, çok ucuzlayan sevgi sözcüklerinin gerçek anlamı aslında çok derin, hiç biri laf olsun diye dudaklardan dökülecek kelimeler değil.

Örneğin, son yıllarda çoğu insanın dilinden düşmeyen ‘aşkım’ kelimesi, içi boşaltılmış bir popüler kültür yansıması gibi oldu. Aşkım dediğini dövmek, hatta öldürmek sevgi mi?

Kaldı ki insan sevgisi insanın, sadece kişisel olarak sevdikleri ile sınırlı kalmayıp, genel olarak anlam kazanıp kültürleşince, bencillikten uzak bir değer kazanıyor.

İnsanı sevmek, insanı kollamak, insana zarar gelmemesi için yaratıcı düşünceler oluşturmayı beraberinde getiriyor.

Temeli sevgi ve hoşgörü harçlarıyla karılmış Anadolu kültürüne dört elle sarılmak günümüzde daha önemli bir değer oldu.

Tasavvuf felsefesinin hâkim olduğu, Mevlana’nın Yunus’un dizeleriyle beslenen Anadolu halkı, zengin fakir, Alevi Sünni, Ermeni Kürt gözetmeden Yaratılanı, Yaratandan ötürü sevmiş kollamış yıllardır.

Mevlana’nın ‘NE OLURSAN OL YİNE GEL’ sözleri de Anadolu Kültüründe insan ayırımı olmadığını anlatmıyor mu? Küreselleşme sürecinde kaybolmaya yüz tutan bu değerleri, gelecek kuşaklara aktarmak, bence eğitimin en önemli yanı. Günümüz koşullarınızda bizi bir arada tutan bu değerlerin önemini hepimizin kavraması gerek.

İnsanı seven, hayvanı sever doğayı sever, insanlar arasında, yaptıkları işler arasında ayırım yapmaz, hiç birine zarar gelmesini istemez.

Eski ve köklü ailelerde sevgi aynen böyle algılanırdı. Çocuklar yetiştirilirken sevgi ve saygı ön planda tutulurdu.

Ben çocukluğumda ailemin beni yetiştirirken bana ve çevremdekilere olan davranışlarını bu günkü aklımla daha iyi değerlendirebiliyorum.

Evimizde yardımcımız çalışmasına rağmen kişisel isteklerimiz için onu yormamız istenmezdi. Bir gün susadığımda evde çalışandan bir bardak su istemiştim, annem, bana kızarak ‘kalk suyunu kendin al’ dediğinde kalkıp suyumu almış ama anneme içerlemiştim. Onun o davranışı niçin yaptığını, insan ayırımına izin vermediğini büyüdükten sonra anlayabildim.

Ayırımsız hayatlar yaşamamış umuduyla SEVELİM SEVİLELİM.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Perşembe 20 MPH
Güneşli