28 ŞUBAT 2017
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
27 Aralık 2016 Salı, 01:46:33 Güncelleme:08:49:13

 Berberin böylesi

 

"Dünyanın en ünlü berberi kim?" sorusuna "Sevil Berberi" cevabını vermek yanlış olmaz herhalde. Neden mi? Çünkü dünyada en çok sahnelenen operalardan biri de ondan. Bestecisi Rossini de en çok aranan ve sevilen operaların bestecisi olarak önemli bir üne sahip. Gerçi Rossini'nin ünü sadece operalarıyla sınırlı değil. Döneminin önemli gurmelerinden biri ve pek çok yemek tarifi de var. Kısaca hem opera hem de yemek dünyasının ileri gelenlerinden. Yeme ve içmeye meraklı, bu işten anlayan insanların ortak bir özelliği var bana göre. Hemen hemen tümü şaka yapmayı seven ve şakayı kaldıran insanlar. Bu özelliğini Rossini'nin operalarında da görmek mümkün. Sevil Berberi gibi komik operanın mücevherlerinden birini yazmış işte.

Konu yemekten açıldı ya lafı uzattıkça uzattım. Oysaki asıl maksadım İzmir Devlet Opera ve Balesi'nde 22 Aralık günü izleme şansı bulduğum Sevil Berberi'nden söz etmek. Sevil Berberi yani Figaro (ki kendisini daha sonra Mozart'ın Figaro'nun Düğünü operasında daha iyi tanıma fırsatımız olur) son derece marifetlidir. Opera sahnesinde de bu marifetlerini sayıp döktüğü güzel bir arya ile görünür zaten. Kendisinin de söylediği gibi fazla gözü açıktır. Kurnazdır, külyutmaz ve kafasında dokuz tilki dolaştırır da hiç birinin kuyruğu birbirine dokunmaz. Bizim berberimiz İnanç Makinel son derece inandırıcıydı. Abartılı saçları, zengin görünümlü ve bir saray soytarısının giysilerinden esintiler taşıyan kıyafetleri, güzel sesi ve dramatik yeteneği ile tam da hayal edildiği gibi bir Figaro olmuştu.

Elhamra'nın aslında bütün opera ve baleler için yetersiz sayılabilecek sahnesi bu kez seyircinin lehine bir durum yaratmıştı. Sahne yönetmeni Haldun Özörten salonu ve sahne önünü de cömertçe kullanınca izleyiciler kendilerini bir anda eserin içinde buluverdi. Figaro'nun cebinden tortop çıkardığı ve düzeltip iki izleyiciye taktığı peruklar da gecenin sürprizi oldu.

Opera izlemeyi seviyorum. Çünkü ne kadar üzüntülü, sıkıntılı ya da karamsar olursam olayım, insan sesinin güzelliği, müzik, dekorlar beni sarıp sarmalıyor ve sıkıntılı durumdan uzaklaştırıyor. Sevil Berberi'ne de benzer bir ruh durumuyla gittim. Son günlerde sanıyorum hepimiz aynı şekilde hissediyoruz. Genel bir karamsarlık hali var üzerimizde. Eser başladı. Ve daha ilk dakikalardan itibaren kendimi daha iyi hissetmeye başladım. Çünkü Sevil Berberi, belli ki iyi anlaşan bir ekibin işi. Nursun Ünlü'nün güzelim giysilerinin ve fantastik makyajın etkisini artıran Tayfun Çebi'nin inanılmaz güzellikteki dekoru, Müfit Özbek'in akılcı ışığı, sahne ile sözlü iletişim kuran orkestra yönetmeni Zdravko Lazarov'un yarattığı sempati, işlerini çok severek yaptıklarını hissettiren Figaro İnanç Makinel, Rosina

Eylem Demirhan Duru, Kont Almaviva Barış Yanç, Dr. Bartolo Nejad Bağde, Don Basilio Hasan Alptekin, Berta Seza Agun, Fiorello Gökhan Varkan, Ambrogio Fırat Halavut, Subay Gökhan Varkan ve Noter Egehan Öge, salonu dolduranları üzüntü ve karamsarlıktan kurtaran harika bir akşam yaşattılar. Ama yine de ağzından tek bir ses çıkmayan ancak olduğu her sahneyi oyunculuğu ile zenginleştiren hizmetçi Ambrogio'da Fırat Halavut'u ayrı bir yere koymak isterim. Sevil Berberi, en karamsar günlerde bile sanatın umut kaynağı olduğunu bir kez daha hatırlattı için de hep ayrıcalıklı kalacak.


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Pazartesi 2 MPH 12°
Kısmen Güneşli