Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        “İyi bir yemek her şeye iyi gelir” felsefemi bilirsiniz. Tümünden olumlu sonuç aldığım pek çok deneme yaptım bu konuda. Bu düşünceme katılmayacak pek çok kişi olabilir. Malum çağımız sağlıklı beslenme çağı. Ama ortada ironik bir durum var. Zira sağlıklı besine ulaşmak zorlaştıkça, doktorların, diyetisyenlerin ‘sağlıklı beslenin’ dayatması artıyor.

        Birgün bakıyorsunuz kırmızı et zehir ilan ediliyor. “Aman ha, kırmızı et yemeyin. Hele mangalda pişmişini kesinlikle ağzınıza koymayın. Eti kızartmak mı, aklınızdan bile geçirmeyin.”

        Oysa herkes bilir ki lezzetli bir et yemeğinin temelinde eti önce kızgın yağda çevirmek, yani mühürlemek gerekir ki suyu içinde kalsın. Sonra fırında mı, ocakta mı nerede isterseniz, nasıl isterseniz pişirirsiniz. Ama ‘bilimsel’ açıklamalara göre bu yöntemle pişmiş et yemek zehir yemek gibi bir şey. O zaman akla iki şey geliyor. Bir; bunca yılda oluşmuş, her kuşağın, kültürün eklemeler yaptığı bu tür et yemekleri reçeteleri yalan mı? Yüz yıllardır bunları yiyenler sağlıksız mıydı? İki; peki ne yiyelim?

        Birinci soru genellikle cevapsız kalır. Ancak ikincisinin cevabı hep hazırdır. “Beyaz et yiyin. Tavuk, balık. Haşlama ya da fırında.” Oldu tamam. Yiyelim. Sanki aynı lezzet. Çaresiz tavuk ve balık yemeye başlarsınız. Hop yeni bir ‘bilimsel’ açıklama gelir. “Sakın ola tavuk yemeyin. Bu tavuklar yumurtadan çıktığında aşırı antibiyotiklerle ve hormonlarla şişiriliyor. Hareketsiz halde tutuluyor. Bu etleri yediğinizde zararlı maddelerin tümü size geçiyor. Kanser vakalarındaki artışın sebebi işte budur. Serbestçe dolaşan, doğal yemle beslenen tavukların etleri sağlıklıdır.” Ya balık? Yanıt hazır. “Deniz balığını tercih edin.” Neden? Çünkü çiftlikte beslenen balıklar biraz önce sözü edilen tavukların artıklarından üretilen yemlerle besleniyor. Ayrıca onlara da kuşkusuz aynı maddelerden veriliyor. Amaç erken gelişsinler, et tutsunlar, para etsinler. Sanırım bu tür üreticiler ve bunlara izin verenler üretimin insanlar için olduğunu unutuyor.

        VAR MISINIZ BİR İNGİLİZ TOSTUNA?

        Etraf çiftliklerle, serbest dolaşan tavuklarla dolu değil. Balık desen, av mevsiminde yemek daha akıllıca gibi görünüyor. Kırmızı ete gelince, güvendiğiniz bir kasabınız varsa bence en sağlıklısı o. Hadi gelin, güzel bir İngiliz tostu yapalım ve yazıyı tamamlayalım.

        İki parça biftek alalım. Tuz, karabiber, kırmızıbiber (acı/tatlı tercihinize göre), kekik ve kimyondan oluşan baharat karışımını her iki tarafına sürerek marine edelim. Daha sonra biftekleri ince bir naylonun arasına koyarak et dövücüsüyle iyice inceltelim. Zeytinyağı ile yağladığımız tavada bir yüzünü kızartalım.

        Çevirdikten sonra yarı yarıya zeytinyağı ve taze limon suyu ile hazırladığımız sosu dökelim. İkinci yüz içinde aynı şeyi uygulayalım.

        Eti sevdiğiniz oranda pişirebilirsiniz. Bu arada taze beyaz ekmeği tost boyutunda kesip ikiye bölelim. Bir tarafına hardal sürelim. Eti yerleştirelim. Üzerine taze roka, istenirse marul, turşu ve kırmızı soğan dilimleri de koyup kalan sosu döküp afiyetle yiyelim. Doyurucu ve lezzetli bir yemektir. Deneyin derim.

        Diğer Yazılar