Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Pazartesi günü Urla’da, Bağbozumu Şenliklerinin açılışı vardı.

        Bütün Urla, Başkan Sibel Uyar’la birlikte, önce geleneksel şenlik yürüyüşünü yaptı, ardından da açılış töreninde bir araya geldi.

        Başkan Sibel Uyar’ın, Evliya Çelebi’nin, Seyahatname adlı eserinde Urla için yazdıklarından yaptığı alıntılar çok güzeldi.

        Bakınız ne demiş Evliya Çelebi, 1671-1672 yıllarında ziyaret ettiği Urla için;

        ”Urla çarşısının ortasında bir üzüm asması var ki, bu asmayı ancak iki kişi kucaklayabilir. Bu asmanın dalları bütün çarşıyı kaplamıştır. Yüzlerce salkım üzüm yol kenarına doğru sarkar.

        Bu üzümler sarı, yeşil, kırmızı renk tonlarında olan salkımlardır.

        Başlıca cinsleri; tergomer, kıradine, rezaki, misket, bellece ve alaca olan 37 cins üzüm bulunur.”

        Evliya Çelebi eğer bugünleri görseydi, herhalde başta Enginar, bamya, kavun ve karpuz olmak üzere bir yığın ürünü de eklerdi yazısına, 37 çeşit üzümün yanı sıra.

        NE ÇOK ÜRÜN VARDI!

        Boyları yarım metreye varan, her biri ceviz büyüklüğündeki üzüm salkımlarıyla anı fotoğrafı çektirenler bir hayli fazlaydı.

        Sadece tarım üreticileri değil, el sanatları alanında yeteneklerini gösteren Urla kadınları da, Cumhuriyet alanında kendilerine ayrılan standlarında, yüzlerinde taşıdıkları ‘Urla Gülücüğü’ ile hünerlerini sergiliyorlardı.

        Böylesine bir mutluluk tablosu içinde bir kişi daha vardı ki, belki herkesten daha mutlu, herkesten daha keyifliydi; Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu!

        “Artık festivalden festivale koşuyoruz. Çünkü İzmir’in kırsal kesiminde yaptığımız çalışmalarla tarıma büyük ivme kazandırdık. Bu festivallerde bir araya gelerek hem ürettiklerimizin mutluluğunu paylaşıyoruz hem de tanıtım yapıyoruz,” derken gözleri parlıyordu.

        Başardıkları için mutluydu ama önüne çıkarılan engellerden de yakınıyordu Kocaoğlu.

        Tarım ürünlerini sergilemek için düzenlenen festivaller, başkalarına benzemez! Köyün, köylünün, çiftçinin, emeğin, çatlamış ellerin, kavruk yüzlerin, alın terinin festivalleridir bunlar.

        Bu festivallere gittiğinizde, gösteri peşinde olan kimi insanların şımarıklığını değil, emeğinin ürününü sergileyen köylünün keyifli gülümseyişini görürsünüz.

        Diğer Yazılar