Anne parasıyla nereye kadar?
Sezen Aksu’nun bir türlü büyümek istemeyen oğlu Mithatcan, eğlence sektörüne kafayı takmıştı... Değirmen suyuyla açılan mekânın ömrü ancak iki yıl olabildi.
Niye “Takmıştı” diyorum diye merak eden olabilir, hemen aktarayım: Mithatcan zaman zaman bazı şeylere merak sarar. Sezen Aksu’nun biricik evladı olduğu için her istediği yerine getirilir. Dönem dönem müzisyen, dönem dönem başka işler derken son olarak gece hayatına merak sardı.
Beyoğlu’nda 11.11 adlı bir gece kulübü açtı. İlk zamanlar çok iyi PR yaptı; başta annesi Sezen Aksu olmak üzere her gece mekâna gittiler, sonra arkasından başka ünlüler gitmeye başladı. Değirmen suyuyla açılan mekânın ömrü ancak iki yıl olabildi. Anne Sezen Aksu artık mekâna gitmekten yoruldu.
O gitmediği için basın ordusu da yok oldu ve mekânın sonu geldi. Bir ara Meltem Cumbul gibi isimler neredeyse orada yatıp kalkıyordu. Hatta Nurgül Yeşilçay bile farkında olmadan PR işine alet oldu. Ama PR da bir yere kadar işliyor. Bir yerden sonra artık ağzınla kuş tutsan işe yaramıyor.
Mithatcan’ın büyük hevesle girdiği gece hayatı macerası hüsranla sonuçlandı. Geriye ne kadar zarar kaldı bilen yok, ama Sezen Aksu’nun çok iyi bildiğine eminim. Çünkü şimdiye kadar Mithatcan’ın bir gelir kaynağı olmadı.
Hep annesinin verdiği harçlıkla işlerini yürütmeye ve playboy’luk yapmaya çalıştı. Her zaman söylüyorum; eğlence sektörü çok zordur. Bilmek gerekiyor. Bir dönem hiç unutmam, dericiler ve tekstilciler ‘kendimiz de eğleniriz’ diye mekân açıyorlardı. Sonra birçoğu hem tekstilde hem gece hayatında batınca akılları başlarına geldi.
COOK SHOP'UN HANGİ ŞUBESİ KAPANDI?
Yeme- içme sektöründe hep başarılı olan mekânlar yazılır ama nedense kimse batan, iş yapmayan mekânları yazmaz. O yüzden herkes bu sektörün çok kârlı olduğunu düşünüp yatırım yapmaya kalkışır. Ama işin içine girince dışarıdan göründüğü kadar kolay olmadığını anlar. Bir şişe suyu 30 kuruşa alıp 5 TL'ye satma zihniyetiyle sektöre girenlerin bir süre sonra battığını görürsünüz. Ama söylediğim gibi bunlar yazılıp çizilmez. Yeni açılan yerler hep pohpohlaya pohpohlaya anlatılır. Mekâna 300 bin TL harcanmışsa o 800 bin dolar olur. Sonra ortada ne fol ne yumurta olduğunu anlarsınız. Şimdi, "Konuyu nereye getireceksin?" derseniz, büyük bir havayla sektöre giren Cook Shop duyduğum kadarıyla kötü günler geçiriyormuş. Sektöre ilk giriş yaptığı şubesi olan City's'deki mekânı geçtiğimiz günlerde kapatmış. Ben de tesadüf eseri City's'de dolaşırken Cook Shop'un yerine branda astıklarını gördüm. Yönetim tarafından, "Yakıdna yeni bir markayla burada olacağız" diye yazı asılmış. Sorunun ne olduğunu bilmiyorum ama bu kadar göz önünde olan bir yeri kapatmak markaya büyük zarar verir. Bahattin Demir, bunları çok umursayan biri depil sanırım. Yoksa, markanın ilk şubesini kapatmamalı ne olursa olsun, şartlar neyi gerektirirse yerine getirip tabelayı indirmemeliydi. City's eski günlerindeki gibi değil, gayet iyi işleyen bir alışveriş merkezi oldu. Mesela City's'deki Limonata çok iyi iş yapıyor.
BEBEK'TE SORUNLAR BİTMİYOR
Hatırlarsanız Cook Shop'un Bebek'te yeni bir yer açmak için kolları sıvadığını ancak kat mülkiyeti sorunundan dolayı açmasının zor olduğunu yazmıştım. Bebek'teki benzin istasyonunun tahliyesinden sonra yeri kiralamak için birkaç kişi mülk sahibi Murat Bey'le biraraya gelmiş. Bunların arasından çok büyük bir grup, tam sözleşme yapmak üzereyken üst kattaki mekânın sahibi Mehmet Koçarslan'ın da izninin alınması gerektiğ ortaya çıkmış.
Çünkğ ortada ortak kullanım alanı olan bir bahçe var; dolayısıyla anlaşmalarda Mehmet Koçarslan'ın da izninin alınması gerekiyor. İş bu noktaya gelince grup ileride sorun yaşamamak için anlaşmadan vazgeçiyor. O sırada anlaşmanın bozulduğunu duyan Bahattin Demir devreye giriyor ve "Ben gerekeni yaparım, sonra hallederim" deyip mekânı gözü kapalı kiralıyor. Daha önce uyarmış olmama rağmen inşaata başlıyor ve yaklaşık 600 bin dolar oara harcıyor. Bütün alt yapıyı yapıyor. Ancak kimseden izin almadan yaptığı için üst komşu Mehmet Koçarslan Bahattin Demir'e yol vermiyor. Ortak kullanımdan dolayı sürekli sorun yaşayan Koçarslan, "Olay mahkemelik, benim yapacağım birşey yok" diyor. Büyük bir hırsla girdiği mekânda şimdş ne yapacağını şaşıran Bahattin Demir, bir süredir inşaatı durdurmuş. Orta yolu bulmak için araya hatırı sayılır kişileri koysa da Mehmet Koçarslan mahkemeyi geri çekmiyor. Peki bu durumda ne olacak? Tabii ki Cook Shop'un açılması başka bahara kalacak. Şunu anlamış değilim: 18 tane mekânı olan adamın aklı basmıyor da Bahattin Demir'in mi basıyor? Herşeyi o kadar kolay görüyorlar ki, sanki herkes onlara hizmet etmek için kapıda bekliyor. Bahattin Bey, artık o devirler geçti. "Ben hallederim. Benim çevrem var. Araya büyük ağabeyi koyarım, o çözer" devri artık kapandı. Nihayetinde yaptığın yatırım elinde kaldı. Umarım sorunları bir an önce halleder, mekânı açarsın