Sunset ve Ulus 29'da neler oluyor?
GEÇTİĞİMİZ hafta dünyanın en iyi restoranı seçilen ve birinci olan Noma ile İstanbul'da bulunan Ulus 29 ve Sunset Restoran'la ilgili yazıma yüzlerce mail ve yorum geldi. Noma'da, ancak 8 ay sonra yer bulabileceğin bir mekânda bir yemek 50 dolarken, bizim Sunset ve Ulus 29'da 90-140 TL arası yemek fiyatları olması düşündürücü diye yazmıştım. Hatta her iki mekânın da İstanbul Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'ne ait ve yeşil alan olarak gözüken bir alanda nasıl bu kadar pahalı olduğunu anlamadığımı söyleyip, bir an önce bunların düzelmesi gerektiğini savunmuştum.
YÜZLERCE MAIL ALDIM
Yüzlerce mail ve yorum arasında inanın beni haksız bulan çıkmadı. Peki bunları kim yazıyor? Tabii ki Sunset ve Ulus 29'un pahalılıktan şikâyetçi olan tüketicileri. Çok ağır hakaret eden okuyucular da var. Mekâncılarla ilgili yazı yazan, hakaret etmeyen ama şikâyetlerini dile getiren bir bölüm okuyucunun yorumlarını sizlerle paylaşmak istedim. Bana her yazımdan sonra yüzlerce mail geliyor ama ilk defa yayınlıyorum. Tarafsız ve kelimelere hiç dokunmadan harfi harfine sizlerle paylaşıyorum. Her iki mekân sahibi de isterlerse haberturk.com adresine girip yazılan bütün yorumları okuyabilirler.
İŞTE OKUR YORUMLARI:
■ Kaleminize sağlık. Almanya ve İtalya'ya gider gelirim. Söylediğimiz gibi bizim işletmecilerimiz para hırsından başka bir hırsa sahip değiller. Para tabii ki çok önemli bir şey ama her şey değil.
■ Bu yazının üzerine diyecek laf bulamıyorum. Çok iyi konulara değinmişsin. Bravo!
■ Çok doğru yazmış Tayfun Bey. Tabii ki bir iki müstesna mekân bulunur ama onlar sıra dışı. Hiçbir Türk restoranının bugüne kadar Michelin yıldızı sahibi olduğunu duymadım. Bırakın en iyi restoran seçilmiş olsun... 'Para, para' diye kudurunca öyle oluyorlar. Yeter ki dükkân dolsun, gelsin paralar. Lezzet mezzet anca köydeki teyzenin yapmış olduğu çorbada bulunuyor!!!
■ İstanbul'da o yemeğe verdiğiniz parayla New York'ta lüks bir yerde hakkınızı alarak yemek yersiniz. Bizimkiler kazıkçı.
■ Sayın Tayfun Topal. Bunun üzerine eklenecek söz bulamıyorum. İlgili makamların bu işin üzerine gitmeleri gerek ama nerede bizde o mekanizma! Sizi tebrik ederim!!!
■ Helal valla!Yurtdışında çok bulundum. Londra, Barcelona, Milan, Paris, vs... Orada fiyat-kalite oranları İstanbul'dan çok daha yüksek. Çok iyi mekânlarda İstanbul'dakinden çok daha hesaplı ve kaliteli yemek yiyebilirsiniz. Hele bir de Türkiye'de alkollü ortamlarda yediğimiz kazıkları eklersek tam enayi durumuna düşmüş oluyoruz. Gidin Avrupa'nın nezih alkollü mekânlarına ve İstanbul'dakilerle karşılaştırın. İstanbul yanında bedava kalır. Çünkü gerçekten kaliteli rakipler var. Öyle olunca da kafana göre fiyat çekemiyorsun!!!
■ Dobra dobra yazmışsınız. Tebrik ediyor, sonuna kadar hak veriyorum. İşte yazı böyle olur. Dolaylı, dolambaçlı yollardan değil!
■ Yalnız İstanbul için değil, diğer birçok şehir için de geçerli.
■ On numara yazmışsınız. Tebrik ederim.
■ Tebrik ederim, harika bir yazı. İstanbul'da bir restorana gitmek genelde kazık yemektir. Boğaz'daki balıkçıları gördünüz. Çoğu boş ve birçoğu da kapandı. İstanbullu nihayet uyandı. Şimdi sıra et lokantalarına ve diğer lokantalara gelecek.
■ İnanılmaz derecede cesur bir yazı olmuş. Sizi tebrik ediyorum. Laf kalabalığı ederek değil, en sade dilden yazarak eleştilerinizi gereken yerlere ilettiniz ve sesimiz oldunuz.
■ Adam haklı valla, doğru söylemiş. Sırf manzaraya para ödeten, bir çaya bile dünyalar kadar para alan mekânlar var. Hakkını verin bari de içimiz yanmasın.
■ Gazetecilik budur. Türkiye'nin en dürüst yaşam stili yazarısınız. Fark yaratan, çalıştığı kuruma değer katan bir yazarsınız.