10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
24 Eylül 2016 Cumartesi, 00:22:48 Güncelleme:08:46:27

Neremiz doğru ki?

 

Hani deveye sormuşlar ya, neden boynun eğri diye…

O misal. Yaşadığımız pek çok sorunu ancak böyle anlatabiliriz. İstanbul’un göbeğinde TOKİ kanalıyla satışı yapılan bir arsa üzerinde inşa edilen bir gökdelen için (Torunlar) mahkeme yürütmeyi durdurma kararı vermiş. İnşaat bitmiş, şirketler yerleşmeye başlamış, neredeyse gökdelenin yarısı satılmış, mahkeme durdurma kararı veriyor. (Binanın yapı kullanma izni 1.7.2016 tarihinde alınmış… Ruhsat numarası da 1991487. Yani gazı elektriği bağlanmış, tapusu çıkmış bir yer.)

Şimdi ne yapacaksınız? Kapısına polis dikip, yaşamı mı durduracaksınız? Hukuken işlemez bir karar alarak halka açık bir şirketi zan altına sokmak dışında nasıl bir sonuç elde edildi?

***

Elbette hiç kimse yasalar karşısında ayrıcalıklı değil. Yasaya aykırı bir adım atıldıysa, gereken neyse o yapılsın. Ama bir mahkeme kararını yıllar sonra verdiğinde adalet tecelli etmiyor. Bana sorarsanız o binanın yerine keşke yeşil alan yapılsaydı. Şehrin, binlerce insanın çalıştığı, oturduğu bölgelerinde küçük, büyük meydan ve yeşil alanlara ihtiyacı var. Ama hükümetin tercihi farklı oldu. Kamu ihale açtı ve bir şirket kazandı, projeyi yüz milyonlarca dolar harcayarak bitirdi. Bina ortaya çıktığında anlaşıldı ki binlerce metrekarelik herkesin faydalanacağı yeşil bir alan da ortaya çıktı. Buna da şükür demiştim kendi kendime. İşin komik tarafı şu: Şirket ihalede imar planı için ne denmişse onu yapmış. Yani sonradan bir imar planı değişikliği de yok. Dava da o imar planının iptali için açılmış...

***

Bir de neymiş, Koruma Kurulu’ndan görüş alınmadan değişiklik yapılmış, Deprem Zemin İnceleme Müdürlüğü’nün maksimum yükseklik değerine gerekçesiz uyulmamış. Şimdi soru şu: Bu kadar basit ise bu gerekçeler, kararı vermek için neden onca yıl beklendi? Yani o bina güvensiz mi? Hiç sanmıyorum. Deniliyor ki yoğunlaşmayı artıracak? Madem öyle niye ihale aşamasında projeyi durdurmadılar? Ne sanıyorlardı tek katlı bina mı yapılacaktı.

Size bir noktayı daha hatırlatayım. Türkiye’ye gelen yabancı sermayenin neredeyse yarısı emlak yatırımı için geliyor. İstanbul’daki yabancıların ilgi gösterdiği her emlak projesi mutlaka bir şekilde davalık oluyor. Kendinizi yabancı yerine koyun. Danışmanlar inceliyor, her şey yasaya uygun. Parayı veriyorlar, tapuyu alıyorlar ardından bir mahkeme kararı çıkıyor, artık elinizdeki mal alınıp satılır olmaktan çıkıyor.

***

Bugüne kadar hiç değinmediğim, görüş belirtmediğim bir konuyu yazmak istiyorum, bu vesileyle. Zeytinburnu’ndaki 16/9 binasını. O binada daha temeli atılırken yatırım maksatlı bir daire almıştım. O projede onlarca daire de yabancılara satılmıştı. Pek çoğuyla bire bir tanışma fırsatım oldu.

Bir bankadan satın alma bedelinin yüzde 80’i kadar konut kredisi kullanmış, gerisini de birikimlerimle tamamlamıştım. 3 yıl inşaat sürdü. O arada bir dava açıldı. İstanbul’un siluetini (aslında manzarası) bozuyormuş. Bina bitmiş insanlar yerleşmiş, tapularını almış ve dönemin ruhsatına, imar planlarına uygun, tek bir milim fazlalık olmadan gerçekleşmiş bir bina, dönemin imar planları iptal edilerek tıraşlanmak isteniyor. (Yargı aşaması henüz bitmedi.)

Şu an o gün ödediğim rakamı veren birisini bulursam satmaya hazırım. Ama kimse almıyor. Neden? Çünkü yıkım kararı var. Hiçbir banka satın alacak kişiye kredi vermiyor. Ben beklerim ama ya yabancı. Bir daha Türkiye’de bu tip projelere bitmeden ve yıllar geçmeden girer mi?

***

Anlatmak istediğim bu ülkede hiçbir şey doğru düzgün işlemiyor. Ya mevzuata takılıyor, arkadan dolanıyorsunuz. Ya düzgün iş bile yapsanız, oyunun kuralları oyun sırasında değişiyor. Oyun bitiyor, kural değişikliği yaptım, sonuçlar geçersizdir deniliyor. Ya onun bunun adamı olarak sahneye çıkıp, hiç kimsenin cesaret edemeyeceği işler yapıp, belasız iş bitiriyorsunuz. Sahipsizseniz, kamu otoritesi adına hareket eden en alt seviyede bir memurun elinde oyuncak oluyorsunuz.

Üst üstte yığılmış, kaotik, gürültülü, bıktırıcı trafik ile yaşam törpüsü şehri bu projeleri yıkarak düzeltecekseniz, kazmayı alıp geliyorum.

Ama ne olursunuz, nerede gökdelen, nerede kaç katlı bina, nerede yeşil alan yapılacak karar verin artık. Müteşebbisi, yatırımcıları, yabancıları, vatandaşı oyuncak etmeyin.

NOT: Dünkü yazımda ATM başına çekilen parayı yanlış hesaplamışım. ATM başına ayda çekilen para miktarı yaklaşık 1 milyon TL olacak. (Bu rakamın yorumumu değiştirmediğini de belirtmeliyim.)

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 18 MPH 12°
Kısmen Güneşli