09 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
05 Ekim 2016 Çarşamba, 00:52:11 Güncelleme:09:10:40

Ekonomik gerçekler göz ardı edilemez!

 

Ülkeyi yönetenler açısından en sıkıntılı konu, ekonomik gerçekler ile ekonomik vaatler arasındaki makasın açılmasıdır. Milyonlarca insanın ekonomik kaygılarını algılarla yönetmek bir yere kadar mümkündür.

***

Demokrasi açığımızın kapatılması, birey ve insan hakları konusunda siyasilerin onlarca yıldır bize pazarladığı çağdaş yaklaşımların, iç ve dış dinamikler ve de koltuk mücadelesiyle nasıl tozlandığı, rafa kaldırıldığı açık. Satılan hayal ile gerçekleşen arasındaki makasın giderek açıldığı bir süreçten geçiyoruz. Ancak demokrasi talebi bir şekilde “güvenlik, ideolojik nedenlerle’’ ertelenebiliyor.

Siyasetçiler de daha fazla özgürlük, daha fazla insan hakları gibi toplumsal talepleri baskılayabiliyor, taleplerin öncelik sıralamasını değiştirebiliyor, yönlendirebiliyor veya saf dışı etmenin yollarını bulabiliyor.

***

Kişi olarak daha özgür bir ülkede yaşama talebinizi öteleyebilirsiniz, ama geçim savaşına yenik düşmeyi, borçlar nedeniyle batmayı, kredinizi ödeyememeyi, işinizi kaybetmeyi göz ardı ederek yaşamınızı sürdüremezsiniz.

***

AK Parti hükümetlerinin temel başarılarından biri, ekonomik gerçeklerle yüzleştiğinde, sistematik bir risk belirdiğinde hızlı ve etkili çözümler üretebilmesi. Çözümlerle günü kurtarıyoruz. Kalıcı bir ekonomik başarı ve sürdürülebilir bir büyümenin önünde kronikleşmiş, yapısal sorunlarımız var. Ve maalesef o alanda tek bir hedefe kilitlenmiş bir ülke konumunda değiliz. (Piyasa ekonomisi tam anlamıyla çalışmıyor. Ülkenin milli tasarruf oranları bir felaket ve yatırımlarda dış kaynağa bağımlı haldeyiz. Teknoloji üretemiyoruz. Bu listeyi uzatabilirim.)

***

Kalıcı başarılara imza atılmasa bile bugün milyonlarca insan hükümetin attığı adımları alkışlıyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal yaklaşık 2 milyon kişinin (çoğu esnaf) kamuya olan borcunu yapılandırdığı söyledi. Bunun anlamı yaklaşık 2 milyon ailenin geçimini etkileyecek devlet baskısından (şimdilik) kurtulmasıdır. Bununla sınırlı değil. Milyonlarca tüketici de aynı duyguyu taşıyor.

 

YENİDEN YAPILANDIRILACAK KREDİ MİLYARLARCA LİRAYI BULUR

Ekonomik durgunluk başladı mı, borçlu olanların birkaç çıkış noktası kalır: Ya varlıklarını satarak borçlardan kurtulmak ya da borçlarını yeniden yapılandırmak. Farkında mısınız bilmem, bankalar bireylerin kredilerini 72 aya kadar yeniden yapılandırmak için hummalı bir çalışma içinde. Önümüzdeki dönem bankaların kârlılıklarını olumlu yönde etkileyecek bir süreç başladı.

***

Rakamlar bize yaklaşan tehlikenin kusursuz bir fırtınaya dönüşebileceği sinyalini veriyordu. (2016 yılı Haziran ayı rakamlarına göre) Henüz sistematik bir risk gibi gözükmese de takibe dönüşen krediler, iki yıl önceki orana göre yüzde 50 artış gösterdi. Takibe dönüşmüş kredilerin toplam kredilere oranı 2014 yılında yüzde 2.8’den bu yıl 3.26’ya çıktı (60 milyar TL). Sadece tüketicilerin kullandığı kredilerin (kredi kartları da dahil) takibe düşmüş miktarı (2015 ve 2016 rakamı aynı) 18 milyar TL. 2014 yılında bu rakam 12 milyar TL idi.

Aynı eğilimi KOBİ kredilerinde de görüyoruz. Orada da takibe alınmış miktar artıyor ve rakam 18 milyar TL’ye ulaştı. Ticari kredilerin geri dönüş hızı ise özellikle 2016 yılında belirgin bir düşüş gösteriyor. Yani sistem “sarı ışık’’ yakmaya başlamış.

***

Bir başka veri: 1 trilyon 600 milyar liralık toplam kredi hacminde tüketicilerin payı (yüzde 25’i) 400 milyar TL. Bu kredinin yüzde 40’ı ihtiyaç, yüzde 20’si kredi kartı, yüzde 38’i konut ve yüzde 2’si de taşıt için alınmış.

***

Takibe alınmış tüketici kredilerinin detayına baktığınızda, konut kredilerinin zamanında ödendiği ama ihtiyaç ve kredi kart borçlarının giderek artan bir oranda ödenemez hale geldiği anlaşılıyordu. Yani nereden bakarsanız bakın, bankalar açısından tüketicilerin kullandığı krediler içinde yüzde 60 payı olan (yani 240 milyar lira) miktarda geri ödenememe riski artıyordu.

İşte tam bu noktada hükümet olayın ciddiyetini anladı ve kredi kartı taksit miktarını ve tüketici kredilerindeki vade sınırını gevşetti. Bankalar da tüketicilere şu çağrıyı yapmaya başladı:

“Değerli müşterilerimiz, 72 aya varan vadelerle mevcut kredinizi yapılandırma fırsatı. Dosya masrafsız yapılandırma fırsatından faydalanmak için hemen başvurun.’’

***

Bunun anlamı açık. Milyonlarca esnafın devlete olan borçlarını yapılandırması gibi, milyonlarca tüketici bankalara olan borçlarını elbette günün faiz oranlarıyla öteleme şansı yakaladı. Tekleyen ödemelere nefes gelecek. (Bankaların varlıklar kaleminde yüzde 9 oranında yer alan zorunlu karşılıkların şişmesi duracak.) Tüketiciler, borçları (faiz nedeniyle) artacak ama borç vadesi uzadığı için rahatlayacaklar. 400 milyar TL’nin ne kadarı yapılandırılacak bilmiyorum ama yüzbinlerce kişinin yararlanması beni şaşırtmaz. Vesselam. Hükümet sorunları öteleyip bu arada yapısal sorunları çözecek reform peşinde. Umarım başarılı olurlar. Yoksa birkaç yıl sonra mevcut borç yükü daha da ağırlaşmış olarak karşımıza çıkacak.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Perşembe 9 MPH
Güneşli