05 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
07 Ekim 2016 Cuma, 01:15:36 Güncelleme:09:02:52

Müslüman toplumların üniversiteleri!

 

2016-2017 dünyanın en iyi üniversiteleri sıralaması sosyal medyada tartışılırken dikkatimi çekti. The Times’ın yüksek kalitede eğitim veren en iyi üniversiteler sıralamasının ilk 10’unu köşeye koydum. Bu listeye bakıp, ‘’Müslüman toplumlar kendilerine neden dünyanın sayılı üniversiteleri bizden çıkmıyor diye sormalıdır’’ diyenler var. Bu tespit hem eksik, hem de Müslüman toplumlara haksızlık. Sorun Müslüman olmaktan kaynaklanmıyor. Konunun demokrasi ve özgürlük ile ilişkisi var. İyi üniversite demek, soran, sorgulayan, araştıran, tartışan, korkmayan, korkutulmayan bireylerin var olduğu anlamına gelir. Teşebbüs hürriyetinin kavranması demek...

Her alanda gelişimin rekabet ile oluştuğunun kabul edilmesi demek. Bunlar yaşanmıyorsa bir ülkede cazibe merkezi üniversiteler de yaratılamıyor. Sanayileşmemiş, kalkınmasını tamamlamamış, bilgi toplumu olamamış hiçbir ülke, dünyanın en iyi üniversitelerinden birine ev sahipliği yapamıyor.

***

Türkiye hiç kuşkusuz Müslüman toplumların çok ilerisinde bir eğitim sistemine sahip. Ciddi yol aldık. Bu ülkenin kurucularının Batılılaşmaktan anladıkları bilimin yol göstericiliğiydi. Ama o kadar. Bırakın son yılları, ne zaman üniversitelerimize özgür düşünce hâkim oldu. Ne zaman her istediğini konuşan, araştıran gençlerin önünü açtık. 35 yıldır üniversiteleri Ankara’dan ilk öğretim, orta öğretim kurumlarını yönetir gibi yönetmeye çalışıyoruz. Üniversiteleri kimin yöneteceğine siyasetçiler karar veriyor. Dünyanın parasını harcayarak dünyanın en büyük adalet saraylarını yapmak, adaleti sağlayamadığı gibi, güdümlü, ideolojik kodlamalarla milyarlarca dolar da harcasanız, bırakın her şehre, her kasabaya üniversite açsanız da bilim, sanat falan üretemiyorsunuz. Aykırı insanlardan, özgür bireylerden, sanattan, resimden, müzikten, muhaliften korkan toplumların üniversiteleri bu listeye giremez. Müslüman olsun ya da olmasın. Örneğin Kuzey Kore’den iyi mühendis çıkar, İran’dan çıktığı gibi. Ama asla üniversiteleri dünya çapında olamaz. Yani hem gelişmiş hem de hukuk devleti olmadan bu sıralamalarda yer almak zor. Müslüman toplumlar bu noktaya gelemez demek asla kabul edilemez bir önyargıdır. Yeter ki bilimin, bilimsel düşüncenin önü kesilmesin.

ZARRAB GÜZELLEMESİ...

Rıza Zarrab ile ilgili düşüncelerimde hiçbir değişiklik yok. Neydi diyen soran okurlarıma geçmiş yazılarıma göz atmalarını rica edeceğim. Onu bir işadamından çok, bir aracı, İran’ın zorunlu olarak devreye soktuğu sayısız kimlikten birisi olarak görüyorum kısaca. Türkiye’de yargılanmadı. Yargılansaydı iyi olacaktı. Hakkında onca iddiaya rağmen. Şimdi ABD’de tutuklu. Önceki gün davası vardı. Hâkim karşısına çıktı. Ve oradan yansıyanlar hukukun ne demek olduğunu bana bir kez daha anımsattı. Anladığım kadarıyla Zarrab davası ABD’de düşebilir. Çünkü Zarrab’ın savunması bir hukuk devletinde işlerin nasıl yürüdüğünü hatırlatıyor. Birincisi diyorlar ki; Zarrab Türk vatandaşı. ABD, İran’a ambargoyu delen kişi eğer kendi vatandaşı ise yargılayabilir. İddia makamı ise tersini düşünüyor. Burası labirentli bir alan. Asıl yargıcın kafasını karıştıran nokta, Zarrab’ın telefonundan elde edilen bilgilerin delil niteliğine sahip olup olmadığı. Öncelikle Zarrab’a ABD’ye gelmeden önce ABD tarafından arandığının tebliğ edilmiş olması gerekiyordu. Bu bildirilmeden tutuklanması ciddi bir hukuk ihlali olarak değerlendiriliyor. Yani arandığı söylenmeyen bir kişinin telefonundaki bilgilerin şifresi istenerek (gönüllü vermiş olsa bile) elde edilen bilgilere göre suçlanamayacağı belirtiliyor. (Hani buradan Türkiye ile bir kıyaslama yapmayacağım. Komik kaçabilir!)

Benim şahsi görüşüm davanın düşeceği, düşmese bile telefonundan elde edilen bilgilerin delil olarak kullanılamayacağı yolunda. Bakalım yargıç neye karar verecek? Bu konuyu uzun uzun yazmamın nedeni şu: Kişileri suçlu görebilirsiniz. Hapislerde çürümesini isteyecek kadar nefret de edebilirsiniz. Ama eğer bir hukuk devletiyseniz, sanıklar adil yargılanmak, yargılama ve gözaltına alma yollarınız usule uygun olmak zorunda. Delilleri yasal toplamanız gerek. Adil yargılama hakkı vazgeçilmez bir haktır.

 


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Pazartesi 15 MPH
Kısmen Güneşli