10 ARALIK 2016
ÖNE ÇIKANLAR
SON DAKİKA
12 Ekim 2016 Çarşamba, 01:09:04 Güncelleme:09:48:53

Kamunun tuzu kuru ama...

 

Eğer dış ticaret hacmi düşecek ya da artmayacaksa, TL’nin dolar karşısındaki durumu zayıflamaya devam edecekse söylenecek tek şey var: “Allah özel sektörün yardımcısı olsun.”

Devletin tuzu kuru görünümü, ülkeyi yönetenlerin işini elbet kolaylaştırıyor.

Bütçe açığınız Maastricht kriterlerinizin altında, 70 ay vadeli borçlanabiliyorsunuz, iç borç stokunun vadeye kalan süresi 53 ay, kamu dış borcunun ödememesi gibi bir sorununuz yok, uluslararası piyasadan yen bazında 20 yıl, dolar bazında 19 yıl, Euro bazında 9 yıl vadeli borçlanabiliyorsunuz. Bana sorarsanız, Avrupa’da kamu açısından en rahat durumda olan ve haklı bir hava atacak kamu yöneticileri bizimkilerdir.

Ama ortada büyük bir risk var. Bu riskin yönetilebilirliği ekonomi yönetiminde değil, tam tersi siyasilerde. Çünkü özel sektör, siyasi risklerin yarattığı baskı nedeniyle daha zor borçlanabiliyor, daha az yatırım çekiyor, işlerine yeterli yabancı ortak bulmakta daha fazla sıkıntı çekiyor.

*

Denebilir ki ayağını yorganına göre uzatamayan firmalar piyasadan silinir, yerine yenisi gelir. Bu artık sandığımızdan zor bir olasılık. Batan batar da kim gelip alacak bu dev firmaları? İçeride yeterli sermaye birikimi yok. Bankaların topladığı mevduatın krediye çevrilme oranı yüzde 120 civarına çıkmış. Büyüme rakamları revize edilerek küçültülmüş, üstelik ülkenizin kredi derecelendirme notu yatırım yapılabilir seviyeden aşağıya çekilmiş.

*

Türkiye 2000 krizinden sonra makro göstergelerini düzelten (bunun için ağır bedel ödeyen), büyümesini (dönemler itibarıyla değişse de) yüzde 5 ortalama seviyesinde tutan bir ülke. Peki bu başarıyı nasıl sağladık? Şüphesiz siyasi istikrar ve özel sektörün dış borçlanma kabiliyetiyle. Ve özellikle de Türk bankalarının yurtdışından kaynak bulmasıyla.

*

Bugün gelinen nokta: Brüt dış borcunuz 421 milyar dolara çıkmış. GSYH’niz dolar bazında artmıyor, küçülüyor. Kişi başına düşen milli geliriniz 10 bin doların altına inmiş. Kısa vadeli ödenecek dış borç miktarınız 107 milyar doları bulmuş. Bunun üzerine büyümeyi finanse etmek için gerekli 60-70 milyar doları daha ekleyin. İç tasarruf oranlarınız artmadığı için dış kaynağa her zamankinden daha fazla ihtiyacınız var. Ve ne Rusya ne Suudi Arabistan gibi, kıyamet kopmadığı sürece satacağınız petrol, gaz gibi doğal kaynağınız yok. Özetle son 15 yılda kamunun dış borç yükü toplam dış borçlar içinde azalmış, özel sektörün artmış. Bir de aynı süre içinde özel sektörden özelleştirmeler kanalıyla 60 milyar dolar gelir elde eden bir devletimiz var.

*

Dış ticaret dengesinde açığın azalıyor olmasına sevinenlerimiz çok. Ancak özel sektör açısından daha fazla ticaret yapmak, borçların ödenebilmesi için daha önemli. 3 yılda ihracatınız yıllık 161 milyar dolardan 152 milyar dolarlara iniyorsa kaç firmanın sıkıntıya girdiğini düşünün. Turizm gelirlerinde büyük kayıp var. Gelecek yıl, Rusya’yla ilişkiler için umut vaat ediyor ama bu kez de siyasi iç ve dış gelişmelerin bu akışın doğallığını bozabileceği anlaşılıyor.

Özetle demem o ki, ülkeyi yönetenlerin iç ve dış cephede aldıkları risklerin ve yol haritasının ödülünü de cezasını da özel sektör üstlenecek. Yani milyonlarca çalışan... Gaz iyidir ama ayaklarınız yere basıyorsa!

 

BU NE YAMAN ÇEKLİŞKİ!

Değerli ekonomist Mahfi Eğilmez’in bir tespitini paylaşmak istiyorum. Reel faiz ile ülkenin büyümesi ve tasarruf oranları arasındaki çelişkiyi çok güzel tespit etmiş. Paylaşmakla yetineyim: “Türkiye’de yatırımlar/GSYH oranı, 2000’ler öncesinde reel faizlerin yüzde 10’lara ulaştığı dönemde yüzde 20’nin üzerindeydi. Reel faizlerin yüzde 1-2’lere düştüğü 2000’ler sonrasında ise sürekli gerileyerek yüzde 17’lere kadar geldi. Benzer biçimde tasarruflar/ GSYH oranı 2000’ler öncesinde yüzde 20’ler dolayındaydı. O da gerileyerek yüzde 13’ün altına geldi. Uygulamaya konulan BES gibi önlemlere karşın tasarrufların bu kadar düşmesinin nedeni, reel faizlerin sıfırlara yaklaşmış olmasıdır. Yani reel faizin düşmesi yatırımları artırmadığı gibi tasarrufların da düşmesine neden olarak cari açığı beslemiş ve sonunda Türkiye dış finansmana bağımlı ve o nedenle de kırılgan bir ekonomi haline gelmiştir.”


SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300
Kalan karakter : 300
HAVA DURUMU
Cumartesi 18 MPH 12°
Kısmen Güneşli