Habertürk
    Takipde Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Başbakan yardımcısı Numan Kurtulmuş, işletmecilik dersi profesörüdür.

        İşletme hocası yarı ölçekte, iktisat hocası anlamına gelir... Anlamına gelir, ama fiilen eylemine gelmez. Halk detayda bu farkı hemen fark etmeyebilir; yani anlamayabilir; ama işin detayında, ustalıkları takdir görmüş, bütün meslek erbabı bu işin farkındadır. Geçmişte de bu böyle miydi?

        AK Parti kadrolarında Bülent Bey hukukçuydu. Hükümet sözcülüğü görevine getirilince, sözcülük görevinin ifasında, hukukçuluğuyla övünerek açıklamalar yapardı. Konular, hukuk içerikleri yönünden tartışmaya alınıyorsa, meslek maharetini ve siyaset ehemmiyetini, uygun düzende ve yüksek düzeyde bütünleştirirdi.

        Ama belirtmek gerekir ki, Bülent Bey sık sık hükümet sözcülüğü ihtilafı yaratırdı.

        *

        Numan Bey, bugüne kadar hiçbir vesilede ve hiçbir seviyede sözcülük hatası işlemedi. İhtilaf yaratmadı.

        Bütün açıklamalarında tavrı sakin, üslubu sakin, zihni sakindi.

        Suriye’deki son gelişmelerin, bakanlar kurulunda nasıl değerlendirildiğini anlatırken, sadece sakin tabiatını ve makul tavrını bütünleştiriyordu. Konuşmasına en kötü senaryoyu anlatarak başladı. Numan Bey’e göre en kötü senaryo, “600 bin sığınmacının gelmesidir” dedi. 200 bin Suriyeli’nin, sığınma kapılarına yaklaştığını belirtti.

        Bu sığınmacıları, hudutlarımızın dışındaki coğrafyada himaye edeceğimizi anlattı.

        Terörist kadroların destekçisi ve himaye lideri olan HDP’li belediye başkanları hakkında gerekli bütün önlemlerin alınacağını belirtti. Bu üslup, olayların ve yorumların zamana yayıldığı, eylem ertelemelerinde bilhassa dikkat çeker. Bu nedenle biraz sabredip beklemek lazım: Düşünsenize, başbakanımız, Cumhurbaşkanımız ile acaba ne ölçekte ortak anlayış birliğindedir?

        *

        Neden Numan Bey, hükümet sözcüsü olarak, ekonomideki değişiklikleri makul ölçüde yorumlamadı?

        Bu soruya cevap vermekte zorlanıyorum. Bir işletmeci, önemli ölçekte iktisat hocasıdır. Numan Bey bugüne kadar çok sık tekrarlı döviz fiyatları sorunu yaşamıştır. Tecrübe kazanmıştır. İşin özeti şudur: Dolar hızla değer kaybetti, başta Avro olmak üzere diğer paralar değer kazandılar.

        Avrupa Merkez Bankası (ECB), her ay 50 milyar Avro’nun üzerinde bir değeri piyasaya sürmekte... Ama işin gerçeği, Avro’nun değerini yükselten nedenler, izlenimlerin aksine Avrupa değil, Amerikan kaynaklı olarak gelişti. Toplum bu kadar kısa sürede, bu kadar hassas ekonomik değişimlerin yaşandığı ortamda ekonomik gelişmelerin de yorumlanmasını bekler.

        Nitekim bekliyordu.

        Oysa Numan Bey sadece Suriye bahsi üzerinde bütün önem anlayışlarını topluyordu. Eğer Bakanlar Kurulu toplantısında ekonomik gelişmeler görüşülmediyse, kabahat Numan Beyin değil, hükümetindir.

        Çünkü aksi varit ise, yanlış başlık seçimi, hükümetindir... Halkın, ekonomik sorunları algılayışı, dış politikanın çok üstünde bir seviyeye ulaşmış durumda...

        Bigâne kalmak demek, bu önemli gerçeği adam yerine koymamak demektir...

        Diğer Yazılar