Künde ile fitne
19 Mayıs’ın kutlanması yeni düzen içeriğinde ilk örneğini yaşarken bir de şaşırtıcı manzara yarattı.
Samsun 19 Mayıs Stadı’ndaki gösteriler sırasında bir kadın güreşçi ile erkek sporcu güreştiler.
Bu Türk tarihinde ilk örnekti.
Sadece Cumhuriyetimizde değil, Osmanlı’da da böyle bir hareket yoktu. Bundan sonra da emsaline rastlanabileceğine ihtimal vermiyorum.
Olay şaşkınlık yarattı. Böyle şaşkınlıklarda ilgili kurumların ilk feveranları güreşte künde atmaya benzer. Rakibinin sırtını yere getirmenin en etkin yollarından biridir.
Künde, Farsça bir deyimdir. Suçluların ayağına bağlanan pranga anlamına gelir. Güreşteki anlamı ise rakibinin elini ayağını bağlayıp kımıldayamaz hale getirmektir.
Erkek güreşçi, dişi güreşçiye künde atınca, devlet “fitne”ye başvurdu.
Fitne, insanın aklını haktan ve hakikatten uzaklaştıran küçük tuzaktır.
Bazen tesiri büyük olur. Hatta felakete bile sebebiyet verebilir.
Künde karşısında fitne devreye sokuldu. Hemen soruşturma açıldı.
Bu garip güreşin kültürümüz açısından etik olmadığını söyleyerek olaya hukuk açılarıyla yaklaşıldı ve soruşturma açıldı.
İşte fitne burada başlatıldı. Dünyanın değişik ülkelerinde bayan güreşçilerin, erkek güreşçilerle antrenman yaptıkları ve birbirlerinin partnerleri olabildikleri belirtildi.
Samsun Valisi de ata sporumuza yakışmayan bu durum hakkında soruşturma başlattığını belirtti. Buna durumdan vazife çıkarıldı ve vaziyet idare edildi denebilir.
Bu olayda en aklı başında, en iyi niyetle, en dürüst düşünceyle hareket eden kişi, kadın güreşçi Nurcan Kılıç oldu. İtidalini koruyan, kendine güvenen örnekleri sergiledi.
Üniversite öğrencisi Nurcan, bu müsabakanın gösteri amacıyla yapıldığını söylüyor. Bir erkekle güreşmesinde kasıt olmadığını belirtiyor
Olayın özü şu, 19 Mayıs spor gösterileri için kadın güreşçi Nurcan Kılıç, gösteri rakibi olan bayan güreşçi gelmeyince, erkek arkadaşıyla güreş tutmuş.
Hiç bir art niyeti bulunmayan bir spor gösterisini, devletin valisi ile ilgili spor idaresi bir soruşturmayla sanki işin içinde ahlaksızlık varmış gibi olayı fitne durumuna dönüştürdüler.
Sonuç şu:
İşin içinde kötü niyet yok. Açılan soruşturmada olayın arka planında çirkin hiçbir emelin bulunmadığı anlaşılıyor. Ve sağduyu egemen oluyor.
Bunca yıl 19 Mayıs Bayramı’nı gençlerimizin yüksek estetik değerleri ve sportif maharetleriyle kutladık. O kutlamaları izleyenlerin nasıl ulusal duygularla yüklenip milli iftiharlarını sergilediklerini gördüm.
Hiç bir yanlışlığa meydan vermeyen bir özen ve dikkat içinde kutlamaları gerçekleştirdik. İşin ciddiyetini korumanın örnekleri yaşandı.
Bu olay rastlantıdır.
19 Mayıs kutlamalarının biçimini değiştiren karar isabetsizliğini örtmek için böyle bir tesadüfü hadise haline getirmenin anlamı yoktur. Ve suçlu yaratarak siyasi hatanın mazur görülmesini sağlamak da mümkün değildir...