Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Önceki, gün İzmir'de on bin işçi sokaklarda yürüdü.

        İşçi dünyasının insan yüreğini heyecanlandıran iftihar bahisleri vardır.

        Nafakasının hakkını ister. Bunun için grev yapar. Fabrikasının kapısında hak arar. Nöbet tutar...

        Bu, onun meslek hakkını savunduğu ve emeğini kutsallaştırdığı sorumluluğudur.

        Bazen de işçi, ülkesinin hak arayışı ve yönetim biçimi için sokağa çıkar. Ülkenin genel yönetimi, kesimlerin haklarının teslimi ve sosyal değerlerin önemi için yollara düşer.

        Çünkü kendi nafakası için ödenen ücret bazen her şeyin karşılığı değildir. Ülkesinde huzur ister. Güven ister, sesini duyurmak ister, sosyal adalet ister. Etkin eğitim ister. Vaktinde ve müessir sağlık hizmeti ister.

        Ama asıl istediği şey, ülke çıkarı ve ulus haklarıdır.

        Bunun hem onurunu taşır, hem de sorumluluğunu yüklenmesini bilir...

        Bu çıkar ve bu hakların dayanağında temel ilke olarak yer alan ve topluma güven veren disiplinler vardır.

        Adalet bunların başında gelir.

        Toplumu oluşturanlar uygar değerlerin ve demokratik ilkelerin egemen olduğu bir yönetim biçimi ister.

        Halkın egemen olduğu sistem etkinliği ister. Keyfileşmiş yönetim ısrarı karşısında, demokrasi tarifinin haklarını savunmak ister.

        Gezi Parkı olayları sonrasında oluşan toplumsal dayanışma iradesi, Türk gençliğinin şahsında adeta keskinleşmiş karar sureti oluşturdu.

        Bugün 23. günü tamamlayan bu eylemlerin, toplumun çok geniş bir kesimi tarafından benimsenmesi, ülkede demokrasi adına verilen mücadelelerin, ne kadar hızlı ve etkin ölçeklerde örgütlendiğini gösteriyor.

        Emekçiler, Gezi Parkında polisin orantısız güç kullanmasını ve idarenin haksız müdahale kararını protesto etmek üzere, İzmir'de toplu yürüyüş protestosu sergilediler.

        Kavgasız, gürültüsüz bir protesto...

        Peki, bu protesto eylemleri, halkın siyasi tercihlerinde değişiklik yarattı mı?

        Gezi Parkı eylemi sonunda AKP ve hükümet acaba sarsıldı mı? Ya da Tayyip Bey'in kişisel etkinliğinde oransal düşüşler yaşandı mı?

        Gülen Cemaati'ne yakın Today's Zaman Gazetesi için MetroPoll araştırma şirketi, yaptığı anket sonucunda, AKP'nin oy oranını yüzde 35 olarak saptamış.

        Buna göre önemli bir düşüş yaşanmış olduğu söylenebilir...

        Ankete katılanların siyasal güven duydukları lider olarak Abdullah Gül öne çıkıyor. Takdir gördüğü oran yüzde 73 olarak tezahür etmiş.

        Anketin sonuçlarına göre Türk halkının büyük bölümü demokrasiden uzaklaşılmakta olduğuna ve Tayyip Bey'in giderek otokratlaştığına inanıyor. Tayyip Bey'in güvenirlilik oranı yüzde 54 düzeyinde...

        Kılıçdaroğlu'nun (yüzde 27) ve Bahçeli'nin (yüzde 29) güvenirlilik oranları karşısında hala önemli basamakların ikincisinde Tayyip Bey'in adı var...

        Bu istatistikler gösteriyor ki Tayyip Bey'in evlerinde zor tuttuğunu söylediği yüzde 50'de önemli fireler yaşanmıştır. Ve halk, özel hayatlarına müdahale olduğunu ifade etmiştir.

        Demek ki Gezi Parkı, halk kanaatinin oluşmasında, kısa sürede çok etkili olmuş...

        Diğer Yazılar