Habertürk
    Takipte Kalın!
      Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

        Venüs'ün hızla geri gittiği ve her işin adeta kâbusa dönüşebileceği bu günlerden birinde, 2 felaket yolculuk yaşadım. Bu 2 yolculuk sırasında birkaç kere, bir daha evden çıkmamayı bile düşündüm. Bunlardan biri, 2 günlük bir Büyükada tatilinden sonra pazar günü yaşadığım eve dönüş kabâsuydu. Diğeriyse hafta içi Tarabya'dan Nişantaşı'nda yapacağım yarım saatlik bir toplantıya yetişmeye çalışma rezaleti. Bu kadarıyla bitse iyiydi!

        İstanbul trafiği bugüne kadar hep rezaletti fakat gitgide daha da feci bir hal almaya başladı. Trafik dahilinde yarım saat sürecek bir yolculuk, nasıl oluyor da 1.5 saat sürüyor anlamak mümkün değil. Olduğum yerden Balıkesir'e gidebilecek kadar zaman kaybediyor olmam beni endişelendirmeye başladı.

        KÂBUS ÜZERİNE KÂBUS YAŞADIM

        Kâbus rota 1: İlk rezaleti Büyükada dönüşü Bostancı'dan Etiler'e gitmeye çalışırken yaşadım. Köprü her zamanki gibi kilitlenmişti. İlerlemek mümkün değil! Buna çıldıran ben, hemen Üsküdar İskelesi'ne attım kendimi. Üsküdar'a gidişim nereden baksanız 1 saatimi aldı. O 1 saatin yarım saatini de yürüyerek geçirdim tabii. Çünkü arabaların ilerlemesi mümkün değildi. Üsküdar'dan motora atladığım gibi Beşiktaş'a geçtim. Beşiktaş'tan Etiler'e ulaşmam da ayrıca 1 saat sürdü. Toplamda 3 saat süren bir ulaşım kâbusunun ardından Etiler'e ulaştım.

        Kâbus rota 2: Tedirgin başlayan bir pazartesi günü... Maksimum yarım saat sürecek bir toplantım var. Tarabya'dan çıkıp Nişantaşı'na ulaşmaya çalışıyorum. Bu sefer deniz ulaşımını da kullanamıyorum çünkü trafik Akaretler'den Nişantaşı'na girişte başlıyor. Buradan Amerikan Hastanesi'nin oraya ulaşmam tam 1.5 saat sürdü. Buna inanmak mümkün değil! Arabanın içerisinde taşımam gereken bir sürü şey olmasa yürüyebilirdim fakat onu da yapamadım. Nişantaşı trafiği malum fakat dünyanın hiçbir yerinde 1 kilometre bile olmayan bir mesafeyi 1.5 saatte geçmeniz mümkün değildir.

        Kâbus rota 3: Bebek Yokuşu'ndaki şahane asfalt çalışmasını görmüşsünüzdür. Tam bir ucube çalışması. Ya da millet arabalarını parçalasın da yenisini alsın, devlete katkı olsun çalışması. Normalde 2 taraftan da geçit verilmemesi gereken, kargacık burgacık hale getirilmiş, kanalizasyon kapaklarının yerden 30 santim, bazı yerlerde yarım metre yüksek bırakıldığı, kimi yerleri tümsek, yer yer çukurlar açılmış halde bırakılmış bir yokuş... Çoğu arabanın patinaj çektiği, kimilerinin birbirine tosladığı bir yokuş şu aralar. Son derece işlek bir yol olmasına rağmen, uyarmak için bir levha dahi koyulmamış. Arabanızla giriyorsunuz, arabanın altını sürte sürte Etiler'e varıyorsunuz. Yolun gidiş ve geliş tarafları da dolu olduğundan, çukurlardan ya da tümseklerden kaçmanız mümkün değil. Ufak bir beyin sarsıntısıyla yolun sonuna varabilirseniz iyi. Hele o yola gece girmeye kalkarsanız, yol çalışması olduğuna dair bir uyarı bile olmayan yolda başınıza gelebilecekleri düşünmek bile istemiyorum. Madem bir levha koymamışlar, buradan bütün İstanbul vatandaşını bizzat uyarayım istedim.

        TAKSİ ŞOFÖRLERİNE KOLAYLIKLAR!

        Bunlar sadece 1 hafta içerisinde başıma gelenler... Hepsi arka arkaya gelmiş olduğu için, o zamandan beri Tarabya istikameti dışında başka yere çıkmadım. Akşam yemeklerine saat 21.30'dan sonra gittim. Çünkü aklıma şöyle bir şey geldi: Bu zamana kadar trafikte harcadığım vakti başka şeylere harcasaydım, kendi zamanımın yaklaşık olarak 10 sene ilerisinde olabilirdim. Türkiye ekonomisinin diğer dev ekonomilerden neden daha geriden gelmiş olduğunu, bu mantıktan çıkarmamız olasıdır. Sonra kendimi, her gün sabah-akşam bu yolu çekmek zorunda olan insanların yerine koyunca, insanların durup dururken birbirlerini ısır-mamalarına bile hayret ettim. Buradan bütün taksi şoförlerine sevgilerimi ve saygılarımı gönderirim. Allah kolaylık versin! Dünyanın en zor mesleklerini araştırırken İstanbul trafiğinde çalışan taksicileri unutmamak için yetkililere de sesleneyim. İnsanları çıldırtmak için bu kadar uğraş niye canım!

        Diğer Yazılar