BİR KAÇ KELİME YAZARAK SİZE YARDIMCI OLABİLİRİZ!
haber,kaynak, etkinlik, konu, yazı vb.
LİSTELE
PAYLAŞ
Haber/makale'yi paylaşmak için aşağıdaki sosyal hesaplardan birini kullabilirsiniz!

Evli bir sigortacı olan Michael McCauley (Liam Neeson), her gün evden işe giderken banliyö trenini kullanır. Ve bir gün trende gizemli bir kadınla (Vera Farmiga) tanışır. Joanna ondan trendeki birini bulmasını ister, karşılığında 75 bin doların sahibi olacaktır. Son durağa kadar birçok sırrı çözmek zorunda kalan Michael, trendeki herkesin hayatından sorumlu olacaktır. “Para için birinin hayatını tehlikeye atar mısınız?” sorusunu düşündüren ve bu hafta vizyona giren aksiyon filmi ‘Yolcu’yu doğaüstü bir şeytanlığa bürümek istediğini anlatan Vera Farmiga’dan dinleyelim. HT Pazar'dan Deniz Egeli'nin haberi...

Daha önce Evdeki Düşman filminde yönetmen Jaume ColletSerra ile birlikte çalışmıştınız. Bu sefer nasıl bir araya geldiniz?
Jaume bana, “Liam Neeson’la trende biraz vakit geçirmek ister misin?” diye mail attı. Ben de, “Hiç sormayacaksın sandım. Bileti kendim mi ödemem gerekiyor?” dedim. Ve trendeki yerimi aldım.

Filmin size göre en çarpıcı yeri neydi, sizin canlandırdığınız karakter nasıl biri?
Bu sadece yüksek aksiyonlu bir film değil, aynı zamanda ruhunu şeytana satan adamın hikâyesi. Michael (Liam Neeson), yabancı bir kadınla şeytani bir anlaşma yapar ve kısa zamanda da pişman olur. Karakterim Joanna, katalizör görevi görüyor, Michael‘ı baştan çıkarıp parmağında oynatıyor.

Joanna, soğuk duruşunun yanı sıra etkileyici bir cazibeye sahip. Bir trende hiç tanımadığı birini etkisi altına alıp inanılmaz bir görev veriyor. Karakteri yaratma aşamasında bir yönlendirmeniz oldu mu?
Joanna gibi bir karakteri canlandırmak için, oyunculuk kaslarımı iyice ısıtmam gerekti. Karakteri doğaüstü bir şeytanlığa bürümek istedim. Onu ne kötü ne de iyi kadın olarak görüyorum. Her birimiz bir gün, etik bir ikilemle karşı karşıya kaldığımız bir yol ayrımına geliriz. Ahlak mı yoksa kişisel ihtiyaç mı, ikisinden birini seçmek durumunda kalırız. Joanna da bizi bu seçime zorlayan kişidir. Ama Joanna’nın şeytan olduğunu düşünmüyorum. Jaume, onun Tanrı olduğunu söylüyor.

Trende geçen bir filmde çekim yapmanın zorlukları var mıydı?
Ana karakterin bakış açısından anlatılan hikâyeleri çok severim çünkü gerçek zamanlı olarak aklından hangi düşüncelerin geçtiğini biliyoruz. Seyirci, olay akışını ana karakterle birlikte yaşıyor. Bu gerilimi yaratmak için kamerayı sürekli tren üzerinde tuttuk, seyirci de trendeymiş gibi. Bunun için de aksiyon ve gerilime ihtiyacımız vardı.

Liam Neeson ile daha önce tanışıyor muydunuz?
Liam’ı şahsen tanımıyordum. Oyunculuğu efsanevidir, zarafetin vücut bulmuş halidir. Son derece güçlü, kararlı ve kibar biri. Aynı zamanda çok sıcakkanlı, konuşkan ve meraklı. Cüssesine rağmen yumuşak kalpli. İçinizden, onu sarıp sarmalamak geliyor.

Tanıdığınız bir yönetmenle çalışmak işleri kolaylaştırıyor mu?
Collet-Serra ile tekrar çalışacağım için çok heyecanlandım. ‘‘Evdeki Düşman’’ filminden beri görüşmemiştik. Aramızdaki iş bağı sevgi doludur. Onu, diğer yönetmenlerden ayıran özelliği, iş esnasında kameranın arkasına geçmesidir. Sürekli oradadır, seninle birliktedir. Yani film ne kadar büyük ve şaşaalı prodüksiyon olsa da, sanki evde aile videosu çekiyormuş gibi hissedersiniz.

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
2000
2000