Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda milletvekilleri, Hazine ve Maliye Bakanlığının 2021 yılı bütçesine ilişkin görüşlerini dile getirdi.

CHP Konya Milletvekili Abdüllatif Şener, grubu adına yaptığı konuşmada, Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan'ın komisyon başkanlığı döneminde bir yakınlığı bulunduğunu belirtterek, Rasim Özdenören'in "Yumurtayı Hangi Ucundan Kırmalı" isimli kitabını anımsattı ve "Yumurtayı hangi ucundan kıracağımı bilmiyorum." ifadesini kullandı.

Çalışmalarında Elvan'a başarılar dileyen Şener, mevcut hükümetin daha önceki hükümetlerden fazla kaynak kullandığını, bu nedenle daha fazla iş yapması gerektiğini savundu.

CHP'li Şener, hükümetin, geçmiş yıllarda kurulmuş tesisleri sattığını, buradan elde edilen 70-80 milyar doların da kullanıldığını öne sürerek, "Hükümet olarak mezardakilerin biriktirdiklerini ve doğmamış çocuklarımızın elde etmedikleri kaynakları harcıyorsunuz." diye konuştu.

AB tanımlı kamu borç yükünün azaldığı yönündeki açıklamasını eleştiren Şener, kamu-özel projeleri nedeniyle oluşan tutarın "doğrudan borç" olarak kabul edilmesi gerektiğini söyledi.

Şener, Osmangazi Köprüsü'nden geçen bir otomobil için garanti tutarının 40 dolar sayılması halinde geçiş ücretinin 308 lira olduğunu vurgulayarak şöyle devam etti:

"Vatandaştan 118 lira alıyorsunuz. Geri kalan tutarı her bir geçen araba için devlet ödüyor. 14 milyon 600 bin arac garantisi olduğuna göre 22 yıl işleteceğine göre, yıllık 584 milyon dolar yapıyor. 22 yılda 13 milyar dolar garanti tutarı var. Bunu Türk lirasına çevirirseniz 100 milyar liranın üzerinde bir para çıkıyor Osmangazi Köprüsü için."

Köprünün etrafındaki otopark gibi işletmelerin ayrı birer rant unsuru olduğunu ileri süren Şener, "Akkuyu Nükleer Santrali'nin hesabını yaptık. Termik santrallerin 25 kuruşa ürettiği elektriğin kilovat saatine, 100 kuruş ödemeyi garanti ediyorsunuz. Bunun bir kısmını vatandaşa ödettireceksiniz, bir kısmını Hazine'ye ödeteceksiniz." ifadelerini kullandı.

Abdüllatif Şener, ülkenin uçmasını istediklerini ancak bu dengelerle bunun mümkün olmadığını dile getirerek, "ortaya hangi bilinmezliğin çıkacağını tartışmaktan başka bir şey yapamadıklarını" vurguladı.

İktidarın 2021, 2022 ve 2023 yılı döviz kuru tahminlerinin 45 günde iflas ettiğini savunan Şener, "Devlete güvenen iş adamı ya da tüketici iflas eder. Revize edersiniz ama sizin verdiğiniz rakama, öngörüye güvenen yanar. Üke potansiyelini kullanamaz hale gelir. 2023 yılı hedeflerine ilişkin 10'uncu, 11'inci ve YEP'de farklı rakamlar var." dedi.

Kamu-özel iş birliği projelerinin bütçelerinin birilerinin sırrı olduğunu savunan Şener, devletin sırtındaki bu yükün bilinmemesi nedeniyle ilgili kamu idarelerinin çözüm üretemediğini iddia etti.

CHP'li Şener, şeffaflığın ve hesap verebilirliğin önemine işaret ederek, "Eğer iktidarı, muhalefet, basın, vatandaş acımasızca eleştiremiyorsa o ülkede demokrasi yoktur." değerlendirmesini yaptı.

AK Parti'li milletvekillerinin tepki göstermesi üzerine de Şener, "Sizi dinledikten sonra, 60'ımdan sonra bu ülkede kimsenin inancı, ideolojisi olmadığını öğrendim. İnsaf. Bakanlar burada oturduğu zaman canavar kesiliyorsunuz, kendinizi mi göstermeye çalışıyorsunuz. Düzgün bir perspektif çiziyoruz, araya takoz gibi giriyorsunuz." diye konuştu.

Bu sırada CHP'li Şener ile AK Parti milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

Şener, Kanal İstanbul'u eleştirenlere yönelik soruşturma açıldığını da belirterek, bu durumu eleştirdi.

- "Eleştirilmemekten korkun"

HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, grubu adına yaptığı konuşmada, Bakan Elvan'ın, yeni görevinin sürpriz şekilde gerçekleştiğine dikkati çekerek "Zor bir dönemde görevi devraldınız, Allah kolaylık versin." dedi.

Elvan'ın sunumunu eleştiren Paylan, "O Koltukta Sayın Berat Albayrak olsaydı aynı sunumu yapacaktı. Geçen yılki sunumla karşılaştırdım, bir iki rakam hariç aynı. Türkiye'de aç açıkta olan, zor durumda olan vatandaşlara bir işaret vermeniz gerekiyordu, vermediniz." ifadelerini kullandı.

Eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın istifasının ardından bir özeleştiri yapılması gerektiğini savunan Paylan, "Eski Bakana sahip çıktınız. YEP için 'maşallah' dediniz ama 20 günde çöktü. Sizi hangi plana göre eleştireceğimi bilmiyorum." diye konuştu.

HDP'li Paylan, "tek adam rejiminin bir aile şirketi kurduğunu ve kasanın başına damadı getirdiğini, bu nedenle ülke ekonomisinin çöktüğünü" iddia ederek, Bakan Elvan'ın bu konuda görüş bildirmemesini eleştirdi.

Bakan Elvan'a "Eleştirilmekten değil, eleştirilmemekten korkun." diyen Paylan, Meclis'in ve yargının hükümeti frenleyebilmesi, basının yanlışları gösterebilmesi gerektiğini dile getirdi.

Kovid-19 salgınının bütün devletler için bir test olduğunu belirten Paylan, hükümetin bütçeden salgın için ne kadar harcama yaptığını sordu.

Bakan Elvan'ın makam aracının 10 milyon lira değerinde olduğunu öne süren Paylan, kamunun tasarruf etmesi gerektiğini söyledi.

Paylan, kendi parasına güvenmediği için vatandaşların yüzde 90'ının tasarrufunu döviz veya altınla yaptığını da savundu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "acı reçete" sözlerini anımsatan Paylan, bu ifadenin gereğinin, yeni ve yüksek vergilerle yapılacağını ileri sürdü.

Paylan, Sağlık Bakanlığının Kovid-19 vaka sayılarını doğru açıklamadığını, sadece Diyarbakır'da her gün 2 bin vaka çıktığını iddia etti.

Hazine ve Maliye Bakanı Lütfi Elvan, Paylan'ın ekonomiye ilişkin eleştirilerine cevaben, bütçe görüşmelerinin sonunda ekonomiye ilişkin açıklamalarda bulunacağını dile getirdi.

- "Vergi reformu bir an önce hayata geçirilmeli"

MHP Grubu adına konuşan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sayesinde Türkiye'nin artık söz dinleyen değil, sözü dinlenen ülke haline geldiğini vurguladı.

Kovid-19 salgınının küresel ekonomiye büyük bir darbe vurduğunu, ekonomik ve sosyal yönden sorunların ortaya çıktığını anımsatan Kalaycı, Türkiye ekonomisinin de salgından etkilendiğine dikkati çekti.

Salgınla mücadele için bir dizi tedbirin hayata geçirildiğini anlatan Kalaycı, bu sayede salgının ekonomiye etkisinin en aza indirildiğini, ekonomik faaliyette yılın ücüncü çeyreğinden itibaren V tipi bir toparlanma görülmeye başladığının altını çizdi.

Kalaycı, ekonomideki olumlu gidişatı ortaya koyduğunu belirttiği verileri sıralayarak, son aylarda özellikle elektrik üretim ve tüketimindeki artışın, sanayı üretimindeki artışa işaret ettiğini vurguladı.

MHP'li Kalaycı, işsizlik oranındaki düşüşün, istihdamı artırmaya yönelik teşviklerin bu düşüşün sürmesini sağlayacağını söyledi.

Kovid-19 salgınından en fazla etkilenen sektörün turizm olduğunu vurgulayan Kalaycı, bu yılın 9 ayında, geçen yılın aynı dönemine göre turizm gelirlerinin yüzde 69,4 azaldığını aktardı. Kalaycı, "Makroekonomik göstergeler, gelişmeler ve öncü göstergeler, başta Dünya Bankası ve IMF olmak üzere bazı kesimlerin Türkiye ekonomisinin yüksek oranda küçüleceği tahminlerinin aksine, 2020 yılının büyümeyle sonuçlanacağına işaret etmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

On Birinci Kalkınma Planı’nda gelir ve kurumlar vergilerini tek bir kanunda birleştiren, vergi tabanını genişleten, vergiye uyumu kolaylaştıran, öngörülebilirliği artıran, yatırım ve üretimi destekleyen Gelir Vergisi Kanunu'nun yasalaşmasını isteyen Kalaycı, adil, tabana yayılmış ve hakkaniyetli bir vergi reformunun bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine dikkati çekti.

Teşvik ve destek programlarının etkinliğinin ölçülmesi gerektiğini anlatan Kalaycı, şöyle devam etti:

"Teşvik, destek ve sosyal yardım uygulamaları gözden geçirilerek etkin olmayan uygulamalar kaldırılmalı, plan öncelikleri çerçevesinde yapısal düzenlemeler yapılmalıdır. Vergisel teşvikler tüm iktisadi ve sosyal etkileriyle birlikte değerlendirilmeli, vergi harcaması nitelikli düzenlemeler gözden geçirilerek etkin olmayanlar kademeli olarak kaldırılmalıdır."

Kalaycı, kayıt dışılığın önemli bir sorun olduğuna işaret ederek, hem kayıt dışılığın önlenmesine hem de kayıtlı ekonomiye geçişin özendirilmesine yönelik tedbirlerin bir arada uygulamaya konulmasını istedi.

- "Yüzde 20 faize gidiyoruz"

İYİ Parti Samsun Milletvekili Erhan Usta, grubu adına yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı Hükümeti Sistemi'nde ekonomi yönetimi için bir "cumhurbaşkanı yardımcılığı" makamı bulunması gerektiğini söyledi.

"Yeni Ekonomi Programı (YEP)" kavramının hukuki olmadığını öne süren Usta, hükümetin YEP'i revize etmesi gerektiğini savundu.

Usta, cari açığın, 1985-2002 döneminde 21 milyar dolarken AK Parti'nin 18 yıllık iktidarında 558,2 milyar dolara ulaştığını belirterek, "Cumhuriyetle hesaplaşmanın bir anlamı da teknik altyapısı da yok. 22 milyar dolarla yapılan işler ile 558 milyar dolar kullanılarak yapılan işleri siz düşünün." sözlerini sarf etti.

Faiz artışına gidileceğini savunan İYİ Parti'li Usta, "Piyasa hükümeti dize getirdi. Keşke bunlar olmasaydı, yanlış politikalar bu noktaya getirdi ülkeyi. Yüzde 20 faize gidiyoruz. Ama bu faiz artışı da kurtarmayacak." ifadelerini kullandı.

Kamuda israfın son derece arttığını iddia eden Usta, "Hasırda yattığı için vücudu hasır izi olan bir peygamberin ümmetiyiz." diye konuştu.

Usta, Bakan Elvan'ın kamu-özel iş birliği projelerine ilişkin rakamları paylaşmasını da istedi.

- "Bunların işi gücü algı"

AK Parti Grubu adına konuşan Erzurum Milletvekili İbrahim Aydemir, Bakan Elvan'ın eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'a teşekkür etmesinin bir alicenaplık olduğunu ve bu tarzın "Ak yüreklere çok yakıştığını" söyledi.

Albayrak'ın, muhalefetin tenkitlerine bilgiye dayalı cevaplar verdiğini anlatan Aydemir "Muhalefet 'Öldük, bittik, yok olduk.' teranesini hep dillendirdi bu zamana kadar. Yıllardır bunu söylerler ama bu hakikat olmaz. Hakikat bizim yürüdüğümüz rotadır ve geldiğimiz noktada dünyaya parmak ısırtan halimizdir." dedi.

AK Parti'li Aydemir, bütün dünyanın yaşadığı sıkıntıları yaşadığı noktada Türkiye'nin iktisadi yönden gayet iyi mesafe aldığını dile getirerek, iktidarlarına ilişkin dönem hakkında "Her zaman dilimindeki yaşadıklarımız pişmiş tavuğun başına gelmeyecek dramatik şeyler oldu." ifadesini kullandı.

Aydemir, bu sürece örnek verirken Gezi Parkı olaylarını Türkiye karşıtı düşmanların yaşattığını söyledi.

HDP'li Paylan, Aydemir'e itiraz ederek, "Türkiye düşmanları yapmadı." sözlerini sarf etti.

Bu sırada AK Parti'li milletvekilleri ile HDP ve CHP'li milletvekilleri arasında kısa süreli tartışma yaşandı.

AK Parti'li Aydemir, Paylan'ı işaret ederek, "O hepsini biliyor. Bunların işi gücü algı. Hakikatle uzaktan yakından ilgisi yok." eleştirisinde bulundu.

İsrafın haram olduğunu ancak devlet itibarından tasarruf edilemeyeceğini vurgulayan Aydemir, iktidara en önemli karneyi milletin vereceğine işaret etti.

Muhalefet milletvekillerinin iktidarı acımasızca eleştirdiklerini belirten Aydemir, "Oysa kapalı kapılar ardında değişmez maddelerini değiştirmeye yönelik envai türden anayasa çalışmaları yapılmış. Bir şeyi söylerken halinize dönüp bakın." şeklinde konuştu.

İktidarın başarılı çalışmalarına işaret eden Aydemir, "Muhalefete önerim, güzeli taklit edin, siz de mesafe alın. Yoksa Gezi'yi sahiplenerek, kuytu köşelerde IMF'cilerle fiskos yaparak mesafe alamazsınız." dedi.

AK Parti'li Aydemir, bütçenin hayırlı olması temennisinde bulundu.