Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Kendinizi acımasızca geçen yıllara teslim etmeyin, köşenize çekilmeyin. Yıllara meydan okumak hareketli bir yaşam ve doğru beslenmeyle pekâlâ mümkün. Ancak yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunun farkında vararak yola çıkmakta yine de fayda var. Gelin, öncelikle iyi bir şekilde yaş almak için beslenme tüyolarıyla başlayalım. HT Cumartesi'nden Sema Ereren'in haberi...

50 yaşını devirenlerde en sık görülen rahatsızlıklar yükselen kolesterol değerleri, tansiyon ve diyabet. Bu hastalıklardan korunmak için düşük karbonhidratlı beslenmekte, bol bol vitamin ve mineral ihtiyacınızı karşılayan meyve ve sebze yemekte fayda var. Dahası çoğu kadının menopoza girdiği bu yıllarda az yağlı, kalsiyum bakımından zengin besinler tüketmek de çok önemli. Vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyum için mutlaka bir uzmana görünün. Sigara ve hareketsiz yaşamdan uzak durun. Haftada en az 1 kez balık yiyin, gerekiyorsa kalp ve kemik sağlığı- nız için omega 3 desteği alın. Kalori alımınızı sınırlamayı da unutmayın. Çünkü 50 yaşından sonra vücudunuzun enerji ihtiyacı azalır. Gerektiğinden fazla kalori aldığınızda vücudunuz yağ depolamaya başlar ve o kalorileri yakamaz. Hayvansal yağlardansa zeytinyağı, ceviz, yer fıstığı gibi kabuklu yemişlerin kaliteli yağlarını tüketin. Kalp dostu tam tahıllı besinler, zeytinyağı, çok yağlı olmayan et tüketimi de ihmal edilmemeli.

YAŞLANMAYI YAVAŞLATIN

Şimdi de gelelim spora. 50 yaşından sonra spor yapılamayacağı düşünülür, oysa spor gençlik iksiridir. Zira sporla şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, kemik erimesi ve kanser gibi birçok hastalık riskini azaltabilir, kilo verip kilonuzu sabit tutabilir ve kendinizi daha iyi hissedersiniz. Dahası akciğerlerinizin etkinliği artar. Osteoporoza karşı kemikleriniz kuvvetlenir, kolesterol miktarı düşer, diyabet riski, büyük ve küçük tansiyonlar azalır. Bunlarla birlikte kendinize güveniniz artar. Spora doktorunuza danışmadan başlamayın.

İşte size 10 tüyo:

1- Egzersize başlamadan önce mutlaka ısının.

2- Bisiklet, yüzme, tempolu yürüyüş ya da ilgilendiğiniz herhangi bir spor dalında temponuzu yavaş yavaş artırın, sporunuzu düzenli olarak yapın.

3- Kendinizi motive etmek için bir spor arkadaşı bulun.

4- Çalışmalar sonrası birkaç gün adaleleriniz ağrıyabilir. Bu gibi durumlarda spora birkaç gün ara verilebilir.

5- Sporda susadığınızı hissetmeyebilirsiniz ancak susuz kalmayın.

6- Spor yaparken daima vücudunuzu dinleyin, bedeninizi zorlamayın. Kendinizi iyi hissetmediğinizde beklemeden doktorunuza danışın.

7- Tok karnına spor yapmayın.

8- Soğuk havalarda üşümeyi önleyecek ve terletmeyecek spor kıyafetleri tercih edin.

9- Ayak ağrılarını iyi destekli ayakkabı giymekle en aza indirilebilirsiniz.

10- Enerji ihtiyacınız için somon, fındık ve bol tahıllı gıdalar tüketin.

Püf noktalar

Arabayla işe gidiyorsanız arabanızı uzağa park edin ya da toplu taşıma kullanıyorsanız gideceğiniz yere varmadan birkaç durak önce inip yürüyün. Asansöre çok yorgun hissetmediğiniz sürece binmeyin.

Kahvaltıyı pas geçmeyin. The Journal of Obesity’de yayımlanan araştırmaya göre, kahvaltı yapmayanların öğle yemeğinde yağlı yemek yeme olasılığı ciddi oranda yükseliyor ve bu kilo artışını kaçınılmaz kılıyor.

Her saat başı yerinizden kalkıp hareket edin. Unutmayın obezite, diyabet ve kalp hastalıklarını en çok hareketsizlik tetikliyor.