/yazarlar/deniz-caglar/2543001-bloomberg-abd-baskani-olursa Bloomberg ABD Başkanı olursa...


Dünya gündemini en çok meşgul eden isimlerden biri bu sıralar Michael Bloomberg.

2020 ABD Başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’den yana adaylığının ilk adımını atan milyarder iş adamı, henüz resmen başkan adayı olmasa da Beyaz Saray'a giden yolda önemli bir adım attı. 77 yaşındaki New York eski Belediye Başkanı’nın ‘Mike Bloomberg 2020’ adlı komite kaydını oluşturduğu, ABD Federal Seçim Komisyonu sözcüsü Judith Ingram tarafından doğrulandı. Eş zamanlı, 100 milyon dolar değerinde Trump karşıtı dijital reklam kampanyası satın aldığı biliniyor.

Üç dönem New York Belediye Başkanlığı yapan Bloomberg, medya kuruluşu Bloomberg'in kurucusu, aynı zamanda sanat dünyasının da yakından tanıdığı bir isim. Koleksiyoner kimliğinin yanı sıra (Hudson River School ekolu ve yirminci yüzyıl başyapıtlarının yer aldığı kişisel koleksiyonu bulunuyor), kültür-sanat girişimlerine verdiği cömert desteklerle biliniyor.

Michael Bloomberg
Michael Bloomberg

Belediye başkanlığı süresince, gelmiş geçmiş tüm yerel yönetimler arasında sanata en çok destek vermiş isim. 2002'den 2013'e kültür-sanata toplam 3 milyar dolar ayırarak, New York Belediyesi’ni ABD’nin en büyük-tekil sanat fonu olarak tarihe geçirdi.

 

Bloomberg’in en çok da kamusal sanata verdiği öncelik ve destek dikkat çekiyor. Arkasında ‘pragmatik’ motivasyonlar dahi olsa, kamusal sanatın kültürel ekolojinin önemli yapıtaşlarından olduğunun hayli farkında.

Tweed Adliye Sarayı’nın avlusundaki Roy Lichtenstein heykelinden, Ai Wei Wei enstalasyonlarına, başkanlığı süresince New York’ta kamusal sanat hiç olmadığı kadar gelişti. Sanatçı ikilisi Christoph ve Jeanne-Claude tarafından Central Park’a kurulan meşhur ‘The Gates’ için zamanında, Bloomberg’in yıllarca şahsen lobi yaptığı biliniyor. Kendisinden önce üç belediye başkanının ret verdiği dev enstalasyon, 2005’te hayata geçirildiğinde, New York turizminin en yavaş olduğu kış mevsiminde, Central Park’a üç ayda 4 milyondan fazla ziyaretçi çekmişti. Tek yapıt, şehre 254 milyon dolarlık ekonomik katkı sağladı.

Roy Lichtenstein - 'Element E'
Roy Lichtenstein - 'Element E'

Giuliani yönetimi tarafından ‘elitist’ tabir edilerek dizginlenen sanat komisyonları, Bloomberg yönetimiyle en üst düzeye taşınarak şehrin onlarca farklı noktasında çekim merkezi yarattı; Chelsea'deki sanat galerilerinin büyümesini teşvik için yeni imar politikaları oluşturuldu.

En anlamlı uygulamalardan biri de, belediyenin önergesiyle ülke çapında yürürlüğe giren, devlet okullarında zorunlu sanat müfredatı oldu. 1970’teki ekonomik krizde sanat eğitimine son verilmesinden o güne, ilk kez.

KAMUSAL SANATA TAM DESTEK 

Bloomberg, başkanlık dönemi bir kenara, Bloomberg Philanthropies aracılığıyla da ulusal girişimleri destekleme konusunda oldukça iddialı.

Sanatsal filantrofi çalışmalarını en beğendiğim kurumların başında geliyor.

Tüm projelerin çıkış noktası, Bloomberg’in belediye başkanlığı döneminde edindiği ‘küçük ölçekli kültürel organizasyonların, büyükşehir toplulukları ve ekonomileri üzerindeki etkileri bakımından yeteri kadar takdir edilmediği’ inancı...

Christo ve Jeanne-Claude - 'The Gates' (2005)
Christo ve Jeanne-Claude - 'The Gates' (2005)

Bloomberg Philanthropies’in uzun zamandır takip ettiğim başarılı programlarından biri 2011'den bugüne faaliyet gösteren Arts Innovation and Management (AIM)/ Sanat İnovasyonu ve Yönetimi programı. Yalnızca küçük ve orta ölçekli kar amacı gütmeyen sanat kuruluşlarının gelişimini destekleyen programla, finansmanın yanı sıra, kurumların daha güçlü, daha verimli olmaları adına uzun vadeli mentorluk ve eğitim programları sunuluyor. New York'ta pilot olarak başlayan AIM, Boston, Chicago, Dallas, Detroit, Los Angeles ve San Francisco'ya yayılmış durumda. Bugüne dek 500'den fazla sanat kuruluşuna, toplam 108 milyon dolar yatırım yapılmış. Program, bir de sivil toplum sorunlarını ele alan yaratıcı projelerin üretimini teşvik eden ‘Public Art Challenge’ kamusal sanat yarışmalarıyla destekleniyor. 2014 açılış turnesi New York'un kuzeyine 13 milyon dolarlık ekonomik katkı sağlamış. Beş yıl aradan sonra, yarışmanın önümüzdeki ay tekrarı gerçekleşecek.

Kültürel organizasyonlar, üretken bir toplum oluşturma ve yetenek gelişimi konusunda anlamlı geçmişe sahip. Bloomberg'in ilk başkanlık bütçesini Kültür İşleri Daire Başkanlığı işletmesine ayırması ise tesadüf değil; Büyük şehirler, yaratıcı mimari projeleri, tartışmalı kamusal sanat eserlerini beraberinde getiriyor.

Bloomberg’in destekçisi kadar eleştireni çok olsa da, National Endowment for the Arts’ı dahi sıfırlamayı savunan Trump yönetiminden sonra sanat dünyasına ilaç gibi geleceği şüphesiz.

Tüm zamanların en sanat yanlısı potansiyel başkanı olabilir.

 

YORUM YAP 0
SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ
300