ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyi'nden ayrıldığını açıkladı.

Haley, "Bu, insan hakları taahhütlerinden geri çekildiğimiz anlamına gelmiyor. Bunu netlikle belirtmek isterim" dedi.

ABD'nin çekilme kararının bir gerekçesi de, Konsey'in İsrail karşıtı kronik ''önyargısı'' ve ''taraflılığı'' oldu. Haley bir yıl önce, Konsey'de kalmalarının ancak köklü reformlar yapılması halinde mümkün olacağını açıklamıştı.

Haley, ayrıca BM İnsan Hakları Konseyi üyeleri içinde Çin, Venezuela, Küba gibi bizzat insan haklarını ihlal eden ülkelerin olmasını da kınadı.

Haley, Konsey'in reformları yapması halinde ABD'nin yeniden katılmaktan mutlu olacağını söyledi.

Washington'ın Konsey'den çekilme kararı Paris İklim Anlaşması ve 2015 İran Nükleer Anlaşması'ndan çıkmasının ardından geldi. ABD son yıllarda üçüncü kez çok uluslu bir platformu terk etmiş olacak.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric de ABD'nin BM İnsan Hakları Konseyinden çekildiğini açıklamasının ardından yazılı bir açıklama yaparak, '' Genel Sekreter, ABD'nin İnsan Hakları Konseyi'nde kalmasını tercih ederdi. BM İnsan Hakları mimarisi, dünya çapında insan haklarının teşviki ve korunmasında çok önemli bir rol oynamakta.'' değerlendirmesinde bulundu.

BM İnsan Hakları Konseyinin 2 Temmuz'da toplanarak Filistin-İsrail konusunu görüşmesi bekleniyor.

Türkiye'nin gözlemci devlet statüsünde yer aldığı, insan hakları konularının görüşüldüğü Cenevre merkezli konseyin 47 üyesi bulunuyor.

ABD'NİN KARARI HAYAL KIRIKLIĞI

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad El Hüseyin, ABD'nin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrılma kararını "hayal kırıklığı" olarak nitelendirdi.

Sosyal medya hesabında konuya ilişkin açıklama yapan Hüseyin, "Günümüz dünyasında insan hakları durumu göz önüne alındığında, ABD geri adım atmak yerine ileriye doğru yürümeli." değerlendirmesinde bulundu.

ABD'nin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrılma kararının "şaşırtıcı olmadığını" vurgulayan Hüseyin, bu adımı "hayal kırıklığı" olarak yorumladı.

BM İnsan Hakları Konseyi Başkanı Vojislav Suc ise yaptığı yazılı açıklamada, ABD'nin konsey üyeliğinden ayrılmasıyla oluşan boşluğun doldurulması kararının BM Genel Kurulu'nda ele alınması gerektiğini kaydetti.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, ülkesinin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrıldığını açıklayarak, "Bu konsey ismine layık değil." demişti.

BM İnsan Hakları Konseyinin Cenevre'de devam eden 38. oturumu kapsamında, 2 Temmuz'da Filistin-İsrail konusunu görüşmesi bekleniyor.

"ABD'NİN ULUSLARARASI YALNIZLIĞI ARTIYOR" 

Hamas Sözcüsü Sami Ebu Zuhri, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, "ABD'nin BM İnsan Hakları Konseyinden ayrılması uluslararası yalnızlığının arttığını gösteriyor çünkü İsrail terörüne verdiği desteği ve Filistin halkına yönelik işlediği suçları meşru göstermesi artık mümkün değil." ifadesini kullandı.

ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Nikki Haley, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ile düzenlediği ortak basın toplantısında, BM İnsan Hakları Konseyinin ismine layık olmadığını belirterek ülkesinin konseyden ayrıldığını açıklamıştı.

Konseyde bulunan Çin, Küba ve Venezuela gibi ülkelerin insan hakları ihlallerinde bulunduğunu kaydeden Haley, konseyin İsrail'e karşı ise ön yargısının olduğunu söylemişti.

Dışişleri Bakanı Pompeo da konseyin "insan haklarını ihlal eden ülkeleri kayırdığını" ileri sürerek, İsrail'e BM İnsan Hakları Konseyi tarafından yapılan eleştirilerin "ikiyüzlülük olduğunu" savunmuştu.

BM Genel Sekreter Sözcüsü Stephane Dujarric ise "Genel Sekreter (Antonio Guterres),ABD'nin İnsan Hakları Konseyinde kalmasını tercih ederdi." değerlendirmesinde bulunmuştu.

BM İnsan Hakları Konseyinin 2 Temmuz'da toplanarak Filistin-İsrail konusunu görüşmesi bekleniyor. 

Türkiye'nin gözlemci devlet statüsünde yer aldığı, insan hakları konularının görüşüldüğü Cenevre merkezli konseyin 47 üyesi bulunuyor.