Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
BBC TÜRKÇE

ABD'de ve birçok başka ülkede yaşayan azınlıklar zaman zaman resmi bankacılık sistemi dışındaki geleneksel tasarruf yöntemlerine başvuruyor. Koronavirüs salgınının yol açtığı ekonomik sıkıntı ortamı bir kez daha bu tür dayanışma-tasarruf sandıklarına ilgiyi artırdı.

Hilda Robles ABD'deki ilk yıllarını hatırladığında gözleri doluyor.

"Çok yalnız hissediyor, bu yüzden ağlıyordum. Hatta bir ara geri dönmeyi bile düşündüm. İnsanlardan yardım istiyordum ama bana yardım edemiyorlardı çünkü ben İngilizce anlamıyordum, onlar da İspanyolca anlamıyordu" diyor.

Bundan 20 yıl kadar önce Teksas eyaletindeki San Antonio'ya geldiğinde, işe ya da doktora gitmek gibi işler bile iki dilli bir planlama gerektiriyordu. Arabası yoktu, İngilizce bilmiyordu ve kimseyi tanımıyordu.

Banka hesabı açması imkansız gibiydi. "İlk kez bir bankaya gittiğimde hesap açamayacağımı çünkü sosyal güvenlik numaram olmadığını söylediler" diyor.

Birisi sosyal güvenlik numarası olmadan hesap açabileceği bir banka olduğunu söylemiş ama İngilizce konuşamaması yüzünden derdini anlatamayacağını düşünerek oraya da gitmemiş.

Şu anda 49 yaşında olan Hilda Robles, başka bir şey yapmaya karar vermiş.

Uzak akrabalarını ikna ederek Latin Amerika ülkelerinde çok tutulan ve "tanda" adı verilen tasarruf sandıklarının bir benzerini başlatmış.

Bu sandıklar, üyelerin düzenli olarak belli bir süre için belli bir miktar parayı sandığa yatırmasını gerektiriyor. Toplanan tasarrufların sırası gelen üyeye toplu olarak verilmesiyle bir tür güvenli tasarruf sistemi oluşturuluyor ve sürecin sonunda herkes toplu parasını alıyor.

Aslında yatırdığı kadarını bir süre sonra toplu olarak alan üye, bununla borçlarını ödemek, büyük bir alışveriş gibi normal geliriyle hiçbir zaman gücünün yetmeyeceği şeyleri yapabiliyor.

Süre bitmeden parasını çekmek isteyen üye, faizsiz borçlanmış oluyor, ödemesini zamanı dolunca alanlar ise tasarruflarının toplamını alıyor.

Kurduğu "tanda" sayesinde 5 bin dolarlık ödemesini alan Robles ilk arabasını bununla satın almış. Tasarruf sandığındaki akrabaları ve arkadaşları da evlerinin ilk taksidini, üniversite harçlarını ve benzeri önemli harcamalarını bunlarla yapmışlar. Şimdi Covid-19 salgınının ortasında bu paralar işten çıkarılan ya da hastalananların ihtiyaçlarını karşılıyor.

Robles bu tasarruf sandığı uygulamasını 14 yıldır sürdürüyor. Biri bitince diğerini örgütlemek bazen birkaç ay alıyor.

"İnsanların tandalar sayesinde, borçlanmadan hedeflerine ulaşabildiğini görmek bana büyük keyif veriyor. Hispanik toplumu olarak aramızda bu sorunu aşabildiğimizi gösteriyor" diyor

Bu geleneksel tasarruf yöntemi sadece ABD'deki Latin Amerika kökenliler değil dünyanın dört bir yanındaki farklı toplumlarda, dönüşümlü tasarruflar, kredi kooperatifleri ya da rosca'lar adıyla hayata geçiriliyor.

ABD'de durum: Banka hesabı olmayan yüzde 7

Mali kaynaklara erişim ve mali güvenlik konusu ABD'de salgın öncesi de giderek büyüyen bir sorun olarak gündemdeydi. ABD insanların paraya ve krediye erişimi konusunda dünyanın en gelişmiş ülkeleri arasında bayağı geride geliyor.

2017 yılı verilerine göre, 15 yaşın üzerindeki Amerikalıların yaklaşık yüzde 7'sinin banka hesabı yok. Bu oran Dünya Bankası verilerine göre Kanada'da yüzde 1'in bile altında. İngiltere'de yüzde 4.

ABD'de yetişkinlerin dörtte biri, yani 80 milyonu aşkın insanın ya hiç banka hesabı yok ya da ihtiyaçlarını ve yükümlülüklerini karşılayabilmek için geleneksel bankaların dışında yollara başvurmaya mecbur kalıyorlar.

Bu tür yetişkinler istatistiklere göre büyük ihtimalle ya siyah ya da Hispanik topluluklara, üniversite eğitimi olmayan ve yoksul ailelere mensup. Borç alabilmek için bazen tefecilerin eline düşüyorlar.

Bu tür bankacılık sistemi dışı opsiyonlar çok riskli. Yüksek faiz uyguluyor ve ödeme güçlüğü çeken borçlular açısından büyük sıkıntılara yol açabiliyorlar.

Oysa tasarruf sandıkları çok daha güvenli ve güvenilir bir seçenek.

Kanada'nın 'roscaları'

Kanada'daki azınlık toplumları içindeki tasarruf sandıklarını (roscalar) inceleyen York Üniversitesi'nden Dr. Caroline Hossein, "Bu sistemler bankacılık sektörü sınırlı seçenekler sunduğunda çok yararlı oluyor" diyor.

"Bankaların elindeki para sınırlı. Sınırlı olunca da ister istemez bunu daha az riskli olan müşterilere dağıtıyorsunuz" diyen Hossein, "Dolayısıyla insanların bu tür karşılıklı dayanışma ve para havuzu oluşturma sistemleri kurmaları son derece makul bir seçenek haline geliyor" diye sürdürüyor.

Bu oluşumların genellikle kadınlar tarafından yürütüldüğüne dikkat çeken Hossein onları toplumun "kadın bankerleri" diye niteliyor.

"Bu sistemi örgütleyen kadın bankerle günün her saati konuşabiliyorsunuz. Belki de mahalleden tanıdığınız biri oluyor. Erişim çok kolay. Bürokratik işlemler bir bankada olduğundan çok daha basit. Dolayısıyla birbirini tanıyan ve birbirine benzeyen insanlar arasında oluşan yakın bir ilişki söz konusu" diye sürdürüyor.

Genellikle bankacılık hizmetlerine ulaşmakta zorluk çeken insanlar için hayati bir imkan oluşturmasına karşılık, bu tür tasarruf sandıkları, bilhassa bunları organize eden, azınlık toplumlarının, durumu daha iyi olan mensupları açısından bakıldığında başka işlevler görüyor.

California Üniversitesi'nden Lee Martin, göçmen anne babalarından edindikleri bilgiyle bu sandıkları örgütleyen hali vakti yerinde azınlık toplumu mensupları açısından bu faaliyetin en önemli yanının güvenilir ilişkiler ağı oluşturmak olduğuna dikkat çekiyor.

Çoğu gizli tutuluyor

Fakat araştırmasının bir parçası olarak kendisinin de mensup olduğu Afrika-Karayip kökenli toplum içinde su-su adı verilen bir tür tasarruf sandığına katılan Dr. Caroline Hossein'e göre bu tür oluşumlar marjinal toplumlarda yaygın olarak kullanıldığından, üzerinde araştırma yapmak da kolay değil.

"Kanada, ABD ve Avrupa'da bu tür sandıkların bir çoğu gizli yürütülüyor; çünkü katılımcıların çoğu bu girişimin saygın görülmeyeceğinden ya da yasa dışı bir mali faaliyet olarak görüleceğinden kaygılanıyor. Tabii tasarruf hesaplarından farkı faizsiz bir birikim olmaları."

Buna rağmen iktisatçılar bu tür sandıkların Batı'da çok yaygın olmasının muhtemel olduğu kanısında. Los Angeles'ta yaşayan Kore kökenli Amerikalı giyim sektörü işletmecileri arasında 2004 yılında yapılan bir araştırma bu topluluk mensuplarının yüzde 77'sinin bir tür geleneksel borç/tasarruf sandığına mensup olduğunu ortaya koydu.

Azınlık toplumları içinde borç döndürülmesinin beklenmedik faydaları da oluyor.

Mesela İspanya'daki Çinli göçmen toplumu içerisindeki bu tür oluşumlar, Çin kökenli iş insanlarının 2000'ler ve 2010'lardaki mali krizleri daha rahat atlatmalarını sağladı.

Financial Times gazetesi 2014 yılında yayımladığı bir araştırmada Çinli iş insanlarının kendilerini bankacılık sisteminin içine düştüğü sıkıntılardan büyük ölçüde izole edebildiklerini, çünkü sistemin işlemediği anlaşılınca birbirleriyle dayanıştıklarını yazdı.

- Getty Images
Tandalar katılımcıların belli bir süre içinde, tasarruflarını topluca almalarını sağlıyor

Koronavirüs krizinde hayat kurtardı

2020 yılının Covid-19 krizi döneminde ABD'de Hilda Robles'in örgütlediği tandalara katılan aileler de bu sayede işsiz kaldıklarında ya da hastalandıklarında faturalarını ödemeyi başardılar.

Birçoğu için bu tek gelir kaynağı oldu. Robles, sandığa katılan ailelerden sadece birinin hükümetten koronavirüs yardımı alabildiğini, diğerlerinin sosyal yardım alabilmek için gerekli belgeleri bile olmadığını söylüyor.

Risksiz değil

Bütün yatırım fonları gibi tasarruf sandıkları da risksiz değil. Sandığın bazı üyeleri kendi paylarını ödeyemeyebilir ya da bir üye payını alıp ödemelerini yapmadan kayıplara karışabilir.

Hilda Robles nadiren bazı katkıların yatırılmadığını, farkı cebinden ödemek zorunda kaldığını anlatıyor.

Birbirini tanıyan bir toplum içinde güvene dayalı oluşumlar olduğu için muhtemelen bu tür kötü örnekler çok yaşanmıyor.

Fakat bireyler tarafından yürütüldükleri için hile ihtimali var ve faiz ödenmemesi de örgütleyen açısından bir avantaj oluşturuyor.

Ana akım haline gelebilir mi?

Bu tür sandıklar daha yaygın hale gelebilir ve ana akım kuruluşlar tarafından kullanılabilir mi? Philadelphia Federal Merkez Bankası 2006 yılında bu soruyu sordu ama güven unsurunun gerekliliği nedeniyle olumlu yanıt veremedi.

2018 yılında Yahoo Finance bir tanda uygulamasını yaygınlaştırmayı denedi ve başaramadı. Plan katılım sağlanamadığından bir kaç ay içinde suya düştü.

Dr Hossein tasarruf sandıklarının toplumda genel olarak yaygınlaşmasına iki büyük engel olduğunu düşünüyor. Birincisi bu yöntemin etnik azınlıklar tarafından kullanılan bir yöntem olarak "aşağı görülmesi", ikincisi ise bir kişinin diğerine parasını emanet edecek kadar güvenmesinin gerekmesi.

Fakat Covid-19 salgınıyla birlikte Kuzey Amerika'da genç kuşaklar kaynak ve teknoloji paylaşmaya yönelir, "kitlesel fonlama" gibi yeni fon sağlama yöntemlerini gayet başarılı bir şekilde uygularken tasarruf sandıklarının da gelişmesi ve yaygınlaşması kaçınılmaz.

Teksas Dallas'tan 30 yaşında bir üniversite çalışanı olan Mayra Martinez tandalar sayesinde tasarruf etme disiplini edindiğini anlatıyor.

"Kendi kendinize söz vermeye benzemiyor. Ondan kolayca cayabilirsiniz" diyor.

Martinez'in kız kardeşi ve eşi yakında Covid'e yakalanmış ve çalışamamışlar. "Neyse ki kardeşim tanda payını bu hafta alıyor" diye ekliyor. Krizi böylece atlatabileceklerini söylüyor.

Martinez'in mensubu olduğu tanda her yaştan akrabalardan oluşuyor ve annesi tarafından yürütülüyor.

Annesi bu işlerden elini ayağını çektiğinde Mayra Martinez tandanın idaresini sürdürmek ister mi?

Gülerek "Yapabilirim ama hangi kuzenlerle yürüteceğiniz önemli" diyor.