Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
BBC TÜRKÇE
- AFP
ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster

Geçen hafta Türkiye hakkında önce "radikal ideolojilerin yeni sponsoru", sonra "Türkiye ile güçlü ittifaka sağlam şekilde inanıyorum" diyen ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Herbert Raymon McMaster BBC'ye konuştu.

Herbert Raymon McMaster, Başkan Trump'ın Kudüs kararını barış için kullanmayı umduğunu söyledi.

McMaster, BBC'den Yalda Hakim'in sorularını yanıtladı:

Büyükelçiliği Kudüs'e taşımanın getireceği riskler konusunda başkana tavsiyeler verdiniz mi?

Evet, biz her zaman tavsiye veririz. Başkana seçenekler sunarız, bütün birimimiz bunun için çalışır.

Seçeneklerin avantajları ve dezavantajlarını vurgularız, başkan da bunlara bakarak karar verir. Biz de kararı uygularız.

Bu önemli bir karardı çünkü bu karar Kudüs'ü İsrail hükümetinin fiili merkezi olarak tanıdı. Başbakan orada yaşıyor, Cumhurbaşkanı orada yaşıyor, Parlamento orada.

Başkanın yaptığı şey bu.

Bu bölgeyi biliyorsunuz. Müslüman dünyasında yaşadınız. Orada savaşta askerlere liderlik ettiniz. Bunun bu kadar basit bir mesele olmadığınızı biliyorsunuz.

Önemli olan, herkesin başkanın konuşmasına geri gidip bunun sınırları değiştirmediğini, Kudüs'teki sınırlara dair bir önyargı taşımadığını anlamasıdır.

Konuşmasında söylediği ve herkesin gözden kaçırdığı bir diğer şey ise, iki tarafın anlaşması durumunda başkanın iki devletli bir çözümü destekleyeceğiydi.

Başkan kalıcı bir barış getirecek barış sürecine kendini adamış durumda.

Ama Filistinliler bunu böyle görmüyor. Filistinli liderlerle görüştüm, BBC'ye konuştular ve barış görüşmelerinin bu hamleyle öldüğünü söylediler.

Öyle olmadığını umalım. ABD'nin Kudüs'ü başkent olarak tanımadığı eski koşullar altında kalıcı bir barış bugüne kadar mümkün olmadı. Bu yeni koşullar altında nasıl bir momentum yaratabileceğimize bakalım.

Bu kararın yaptığı şey bir tarafa tamamen avantaj sağlarken diğer tarafa ise tam tersini yapması.

Bunu zaman gösterecek.

Öyle değil.

Başkanın söylediği şey bu kararın bir önyargı taşımadığı, sınırlara dair önyargısı olmadığı, iki tarafın varacağı anlaşmaya dair bir önyargı taşımadığı.

Bu yüzden söylediğiniz şey yanlış.

Filistinliler bu kararın, ABD'nin tarafsız bir arabulucu olmadığını kanıtladığını söylüyor.

ABD tarafsız bir arabulucudur. ABD'nin daha çok istediği başka bir şey yok. Ama ABD bunu iki taraftan daha fazla isteyemez. Yapmak istediğimiz şey iki tarafın anlaşması için yapıcı bir rol oynayarak kalıcı bir çözüme ulaşmak.

Uluslararası toplum bunu böyle görmüyor. BM Güvenlik Konseyi bu kararı geri çevirmek için bir oylama yaptı ve ABD dışındaki tüm ülkeler bunu desteklerken ABD veto etti.

Başkan aldığı kararın ABD çıkarlarıyla uyumlu olduğunu düşünüyor. Bu kararı İsrail halkı için de Filistin halkı için de çözüm üretmeyen bu süreç için bir momentum olarak kullanmayı umuyor.


Dışişleri Bakanlığı tepki göstermişti

Herbert Raymon McMaster geçen hafta "Radikal İslamcı ideoloji açık bir şekilde tüm medeni insanlara yönelik büyük bir tehdit" demiş, Suudi Arabistan'ın yıllar önce "bazı terör örgutlerini desteklediğine" referans verse de, günümüz için ana destekçilerin Katar ve Türkiye olduğunu iddia etmişti.

McMaster, "(Destek) Şu anda çoğunlukla Katar'dan ve Türkiye'den geliyor" demişti.

Dışişleri Bakanlığı bunun üzerine şu açıklamayı yapmıştı:

"Ülkemizin terörizm ve radikalizmin her boyutuyla nasıl bir mücadele verdiğini en iyi bilmesi gereken bir makamda bulunan Ulusal Güvenlik Danışmanı McMaster'ın gerçeklikle bağlantısı olmayan iddiaları hayret verici, temelsiz ve kabul edilemez niteliktedir."

Daha sonra Anadolu Ajansı'na konuşan McMaster "Dinsiz bir ideoloji temelinde nefret ve şiddeti teşvik eden kişilerin finansmanını kesmek için ABD ile Türkiye'nin birlikte daha fazlasını yapabileceğini vurguluyordum. Başkan Donald Trump gibi ben de Türkiye ile ABD arasındaki güçlü ittifaka sağlam bir şekilde inananlardanım" ifadelerini kullanmıştı.


Herbert Raymon McMaster, BBC'nin Rusya'nın ABD'deki başkanlık seçimine müdahale ettiğine yönelik iddialar ile ilgili sorularını da yanıtladı.

McMaster, Rusya'nın "özgür ve açık toplumlara zarar vermek için karmaşık ve yıkıcı" faaliyetler içinde olduğunu söyledi.

Moskova'nın demokrasilere, karşı propaganda ve dezenformasyon ile yanıt verdiğini söyleyen McMaster, bunu "ulusal güvenlik tehdidi" olarak nitelendirdi.

Kuzey Kore ile yaşanan krize de değinen McMaster, bütün seçeneklerin masada olduğunu söyledi:

"Kendimizi bir çözüme adadık. Bunun barışçıl olmasını istiyoruz ama başkanın söylediği gibi bütün seçenekler masada.

"Gerekirse Kuzey Kore'yi nükleer silahlardan, rejimle işbirliğine gitmeden arındırmaya hazır olmalıyız."