Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Amerika Birleşik Devletleri adeta yemek ile sınanıyor. Dünyanın en varlıklı ülkesi, obezite sorunu karşısında diz çökmüş durumda. 2018’te ise bir parça umutla giriyorlar. Zira uzun zamandır (yaklaşık 10 senedir) üzerinde tartışılan, mönülerde kalori değerlerinin yazması uygulamasına 2018 Mayıs ayından itibaren başlıyorlar. Bu tarihten sonra, 20 ve daha fazla şubeye sahip her türlü restoran, bar, manav, market, kısacası gıda satan ünitelerin mönülerinde tıpkı fiyatlar gibi kalori değerleri de yazması kanuni bir zorunluluk haline geliyor. HT Pazar'dan Murat Bozok'un haberi...

Gelecek yıldan itibaren ABD’de yaşayanlar, sinemada büyük boy mısır sipariş ettiklerinde 1.000 kalori, kahve zincirinde orta boy latte söylediklerinde 190 kalori alacaklarını bilecekler. Birçokları bunun bilinçlenme adına önemli bir ilk adım olduğunu düşünüyorlar. Bu kanun tasarısı uzun zamandır tartışıldığı için halihazırda bu uygulamaya geçen bazı işletmeler olsa da, artık bu herkes için zorunlu hale geliyor. Getirilecek olan bu şeffaflığın iki etkisi olacağını planlıyorlar. Gıda üreticilerinin daha fazla satış yapmak adına reçeteleri ve porsiyonları gözden geçirip daha düşük kalorili ürünler üretmek için çaba harcayacaklarını umut ediyorlar. Diğer taraftan da, tüketicilerin daha bilinçli tercihler yapacaklarını hesap ediyorlar.

Yapılan araştırmalar, her öğünde ABD nüfusunun yaklaşık yarısının dışarıda yemek yediğini doğruluyor. Yine bu araştırmalar, dışarda yenilen yemeklerin, evde yapılanlara göre ortalama yüzde 40 daha fazla kalori içerdiğini söylüyor. Tuft Üniversitesi Beslenme Bölümü araştırmalarına göre ABD’de dışarıda yenilen bir yemek ortalama 1.200 kalori içeriyor. Bu rakam hareketli bir insanın günlük ihtiyacının yarısına denk geliyor. Dışarıda yemek yiyenler ile obezite arasında kuvvetli bir bağlantı olduğunu iddia edenler için uygulamaya geçecek olan kalori değeri hesaplaması bir umut vaat ediyor.

Bazıları ise bu konuda karamsar. Yine yapılan araştırmalar, kalori değerlerinin bilinmesinin insanların gıda tercihleri üzerinde çok az etkisi olduğunu gösteriyor. Bu konuda duyarlı olanlar zaten etiketlerdeki içerikleri inceleyerek düşük kalorili tercihlere yöneliyorlar. Duyarsız olanlar için ise kalori hesabı çok fazla bir şey ifade etmiyor. Kalori hesabının çok fazla bir etkisi olmayacağını düşünenler için tek çözüm, duyarlılık seviyesini artırmak.

Umutlu olanlar ise bunu sigarayla mücadeleye benzetiyorlar. Sigara paketlerinin üzerindeki uyarıcı yazılar ve sarsıcı fotoğraflar ilk başlarda küçümsenmişti. Bunun devamında sigarayla ilgili getirilen birçok düzenleme ve kısıtlama ile ABD’de sigara kullanımı ciddi anlamda azaldı. Benzer şekilde kalori değerlerinin ifşa edilmesinin de, girdikleri bu savaşta bilinçlenme ve şeffaflık anlamında önemli bir kazanım ve ilk adım olduğunu düşünüyorlar. ABD’nin yemek ile sınavını hep birlikte izlemeye devam edeceğiz. Kendimize de bu sınavdan dersler çıkartmak dileğiyle...