Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Adıyaman'da yaşayan ve doğumsal anomaliler nedeniyle henüz 7 yaşında olmasına rağmen birçok kez ameliyat masasına yatan Erduran'ın hastalıkla mücadelesi sürüyor.

Doğumundan bu yana çoğu göz olmak üzere çeşitli branşlarda 9 kez ameliyat geçiren küçük çocuk, anne ve babasının ayrılmasından sonra kendisini evladı yerine koyan babaannesiyle her zorluğun üstesinden gelmeye çalışıyor.

Son ameliyatı Dünyagöz Hastanesi Medikal Direktörü Doç. Dr. Levent Akçay tarafından yapılan Erduran'ın, başarılı operasyonla yapışık göz kapakları açıldı, dışa dönüklüğü onarıldı, olmayan gözyaşı kanalı yapıldı.

Erduran'ın sağlık durumuna ilişkin AA muhabirine açıklama yapan Doç. Dr. Akçay, AEC sendromunun çok ender görüldüğünü ve kromozomal bir hastalık olduğunu söyledi.

- "Çocuğun göz kapağını kapatmasaydık gözün ön tarafı kururdu, körlük oluşurdu"

Akçay, AEC sendromlu hastaların göz kapakları yapışık, gözyaşı kanalları olmadan, yarık dudak ve damak, ellerde yapışıklık gibi birçok sorunla dünyaya geldiklerini dile getirerek, genetik bir tedavi olmadığını ancak vücutta olan hastalıkların tek tek düzeltildiğini söyledi.

Erduran'ın geçmişte yarık dudak ve damak ameliyatının başka bir merkezde yapıldığını, kendilerine geldiğinde gözlerinin son derece kötü durumda olduğunu anlatan Akçay, "Göz kapakları yapışıktı ve dışa dönüktü, gözyaşı kanalı tıkanıktı. Biz hem göz kapaklarını düzelttik, yanağı yukarıya kaldırdık, gözün kapanmasını sağladık hem de gözyaşı kanalını açtık. Gözyaşı kanalını iki seansta açtık. Önce dikişli, ardından da lazerli bir ameliyat yaptık. Artık gayet güzel, mutlu bir şekilde hastayı taburcu edebiliyoruz." ifadelerini kullandı.

Gözyaşı kanal tıkanıklığının yüzde 5 ile 10 arasında tekrarlayabileceğini, özellikle de kromozomal anomali olan çocuklarda bunun daha sık olduğunu dile getiren Akçay, şu bilgileri verdi:

"Ama biz 6 ayda bir kendisini memleketinden getirerek, tedavilerini tekrar düzenleyeceğiz. Türkiye'nin teknik altyapısı çok üst düzeyde. Benim gibi bunu yapabilecek Türkiye'de birçok oküloplastik cerrah mevcuttur. Önemli olan hastanın bu merkezlere, oküloplastik cerrahın yani bir göz doktorunun bir üstüdür, bulunduğu merkezlere başvurmasıdır. Ama burada sabır önemli. Çünkü bir ameliyatla bitecek bir iş değil. Biz hastamızla bir senedir uğraşıyoruz. Bir senenin sonunda artık mutluluğa erdik. Doğumsal anomaliler gözün görmesiyle ilgili sıkıntılara da neden olabilir, eğer bu çocuğun göz kapağını kapatmasaydık gözün ön tarafı kururdu, körlük oluşurdu. O yüzden bu tür çocuklara ilk 7 yaşın içerisinde müdahale edilmek zorunda. Hatta doğduktan hemen bir süre sonra müdahale edilmek zorunda. Geç kalırsanız bir göz kapağı bile körlüğe neden olabilir. Bir gözyaşı kanalının bozukluğu bile gözün kendisini bozabilir. Burada erken teşhis, erken müdahale çok önemli. Babaanne çok dikkatli, çok sevecen bir kişi. Güneydoğu Anadolu'dan bizi bularak buraya getirdi. Herkesin de yapacağı başarabileceği bir şey değil, kadıncağız tek başına bunu yapıyor. Biz de kendisine yardımcı olduk. Burada önemli olan nokta şudur, körlük haricinde gözle ilgili her şeyi düzeltebiliriz ama ışığı görmeyen bir hastaya yapabileceğimiz çok fazla bir şey yok. O yüzden teşhisleri, tanıyı zamanında erken koyup, erken cerrahi öneriyorsa doktorlarımız uygulamamız gerekiyor."

- "Ben Hacı Ali'yi torun olarak görmüyorum"

Erduran'ın babaannesi Yüksel Erduran da torununun AEC sendromuyla dünyaya geldiğini, hastalıkları nedeniyle yoğun bakımda kaldığını belirterek, duygularını şöyle anlattı:

"3 ay kontrol altında oldu. Malatya'ya götürdüm, hortumla besliyordum. 8 aylıkken dudak ameliyatı, 18 aylıkken damak ameliyatı oldu. Bu 9. ameliyatı. Allah'ın izniyle gözünden bu son ameliyatı olur inşallah. Annesi, babası anlaşamadılar, ayrılar. Ben bakıyorum. Doktorumuza, çalışanlara çok teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Ben Hacı Ali'yi torun olarak görmüyorum. 3 tane çocuğum var, onların karşılığında Hacı Alim var. Her şeyim Hacı Alim demişim. Evlat olarak görüyorum. Sadece 9 ay karnımda taşımadım ama bütün her şeyini de çekiyorum. Sevgisi gayet ağır. Büyüyeceğini, okuyacağını, büyük insan olacağını umuyorum. Bana babaanne demiyor, anne diyor. Anne dedikçe de gurur duyuyorum. Her şeyine varım. 7 yaşında değil 70 yaşında da olsa ömrüm yettiğince arkasındayım, yanındayım çocuğumun."