Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Dünya genelinde alınan sokağa çıkma yasağı, eğitime ara verilmesi, ulusal ve uluslararası uçuşların yasaklanması gibi önlemlerle birlikte Afrika’da Ruanda’dan Senegal’e, Madagaskar’dan Nijerya’ya kadar farklı ülkelerde hükümetler, STK'lar ve bireyler bazında alınan önlemler dikkate değer.

- Kovid-19 ile bilim, teknoloji ve tıp alanında mücadele

Mesela Silikon Vadisi başta olmak üzere bilim, teknoloji ve inovasyon alanında gösterdiği başarılarla gündeme gelen Ruanda, Kovid-19’la mücadele için ithallerine göre çok daha az maliyetle ventilatörler üretti. İthal ventilatörler yaklaşık 20 bin dolar iken yerli vantilatörler iki ya da dört bin dolara satın alınabiliyor. Diğer taraftan Ruanda'da hastaların ateş, nabız ve oksijen seviyelerini gözlemleyebilecek ve doktorlarla hastaların görüntülü görüşmesine de imkan sağlayacak robotların kullanılmaya başlanması da dikkate değer bir ilerleme. Bu adımlarla Ruanda hem ekonomik anlamda kaynaklarını korumuş oluyor hem de sağlık alanında bir ölçüde kendine yeter hale geliyor.

Afrika kıtasının birçok bölgesinde tarım ve sağlık alanlarında kullanılan insansız hava araçları Gana’da kırsal bölgelerde yapılan Kovid-19 testlerinin merkezlere taşınması amacıyla kullanmaya başlandı. Bu yolla Gana, daha hızlı şekilde test sonuçlarına ulaşarak virüsün yayılmasını daha hızlı engelleyebiliyor. Doğu Afrika'nın ada ülkesi Madagaskar'da ise Kovid-19'a karşı geliştirilen bitkisel ilaç "Covid Organics" günlerdir gündemden düşmüyor. Etkisi tartışıladursun, birçok Afrika ülkesi bu ilacı sipariş etti bile. Sıtma tedavisinde kullanılan "artemisia" bitkisinden geliştirilen ve ülkedeki birçok şifalı otun karışımından oluşan "Covid Organics" ile ilgili eleştireler olsa da, Kovid-19'a karşı dünyanın sınırlı sayıda ülkesinde ilaç çalışması olduğunu dikkate alırsak, bu adım küçümsenmeyecek bir ilerleme olarak görülebilir.

Kıtadaki birçok ülkenin altyapı ve koordinasyon alanında sıkıntı yaşadı düşünüldüğünde Kovid-19’la mücadelede STK gibi devlet dışı aktörlerin ve bireysel çabaların önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Mesela Senegal'de toplu ibadet yasağı kaldırılmasına rağmen Müslüman ve Hristiyan liderlerin toplu olarak ibadet yapmayacaklarını açıklaması Kovid-19’a karşı toplumsal hassasiyeti göstermesi bakımından dikkate değer bir husus. Diğer taraftan Güney Afrika Cumhuriyeti'nde ise evsiz ve dilencilerin uzun çubuklara taktıkları tenekeleri insanlara uzatarak para toplamaya çalışması virüsün yayılmasını engellemeye yönelik güzel bir örnek teşkil ediyor. Küçük güney Afrika ülkesi Namibya'da ise hükümet, Kovid-19’un ekonomik etkilerini azaltmak için 2025 yılına kadar araç filosunu yenilememe kararı aldı ve bu kararla yaklaşık 10,7 milyon dolar tasarruf edilmiş olacak.

Nijeryalı doktorların kurduğu MedicAid adlı STK, maske ihtiyacını karşılayabilmek için Nijeryalı kadınlara maske dikim eğitimi vermeye başladı. Bugün Nijerya sokaklarında dolaştığınızda gördüğünüz renkli ankara kumaşlarından yapılan maskelerin bir kısmı, eğitim alan bu kadınlar tarafından dikiliyor. Birçok Avrupa ülkesinin maske bulmakta sıkıntı yaşadığı günleri hatırlarsak 200 milyon nüfuslu Nijerya'da maske ihtiyacının karşılanması adına yapılan böyle bir girişimin önemi anlaşılabilir.

Yine Nijerya’daki en köklü üniversitelerden Ahmedu Bello Üniversitesinde Makine Mühendisliğinde okuyan Nijeryalı Osman Dalhatu, salgının ilk haftalarında Kovid-19 tedavisinde kullanılmak için taşınabilir ventilatör üreterek salgınla mücadelede güzel bir adım atmış oldu. Ekonomi mezunu Nijeryalı Adem ise topladığı varil ve hortum gibi atık maddeleri bir araya getirerek el yıkama sistemi yapıyor. Nüfusun 60 milyona yakın bir kısmının, yani üçte birinin temel su ihtiyacını karşılamak için bir su tesisatına sahip olmadığı ve bu nedenle her 10 kişiden 7'sinin sık hastalandığı dikkate alındığında Nijeryalı Adem'in adımı insanoğlunun imkansızlıklar içinde dahi istediğinde birçok şeyi yapabileceğini gösteriyor.

Ruanda'dan Madagaskar'a, Namibya'dan Nijerya'ya salgının ilk aylarında sıraladığımız bu örneklere önümüzdeki günlerde hiç kuşkusuz yenileri eklenecek ve Kovid-19’la mücadelede Afrika'nın farklı bölgelerinden güzel haberler okuyacağız. Kovid-19'un yayılmasını önlemek için hükümetler tarafından birçok adım atıldığı gibi sivil toplum kuruluşları ve bireysel çabalar da dikkate değer örnekler ortaya koyuyor. Bu çabalar Kovid-19'un yayılmasını ne kadar önleyebilir bunu zaman gösterecek fakat atılan bu adımlar küresel bir salgınla mücadelede Afrika kıtasındaki çabalara güzel örnekler olarak tarihe geçecek.

- Kovid-19 salgını ve Nijerya örneği

1,3 milyar nüfusa ve 54 ülkeye sahip Afrika kıtasında farklı ülkelerde Kovid-19’a karşı yukarıda sıraladığımız adımlar atılsa da virüsün yayılmasının engellenemediği bir gerçek. Vaka sayılarına bakıldığında Kovid-19’un Afrika’da hızla ilerlediği görülüyor. Bunun en somut örneği ise Nijerya. Nijerya, Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybedenlerin sayısında Sahra Altı Afrika ülkelerinde Güney Afrika'dan sonra ikinci sırada geliyor.

Afrika genelinde Kovid-19 tespit edilen kişi sayısı 90 bini aştı ve 3 bine yakın kişi de hayatını kaybetti. Güney Afrika Cumhuriyeti en çok vakanın görüldüğü ülke olmasına rağmen bu rakamların gerçeği yansıtmadığını belirtmek gerekiyor. Çünkü Nijerya gibi bazı ülkelerde yeterli test yapılamıyor. Kıyaslama yapacak olursak Nijerya’da yaklaşık 200 milyon nüfus bulunmasına rağmen şu ana kadar sadece 33 bin test yapılabilmiş durumda ki bu da Türkiye’de bir günde yapılan teste eşdeğer. Bu rakam 59 milyonluk Güney Afrika Cumhuriyeti’nde 460 bin, 31 milyonluk Gana’da ise 174 bindir. Afrika genelinde yapılan test sayısı ise 1 milyonu yeni aşmış durumda. Görüldüğü gibi, test sayılarında ülkeler arasında ciddi farklılıklar var ve kıta genelinde çok az test yapılmış durumda. Testlerin yarısı ise Gana ve Güney Afrika’da yapılmış.

Nijerya sadece Sahra Altı Afrika’nın en kalabalık ve ekonomik açıdan en güçlü ülkesi değil aynı zamanda bulunduğu coğrafya itibarıyla da Batı Afrika için stratejik bir konuma sahip. Bu açıdan Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğunun (ECOWAS) lider ülkesi Nijerya’da salgın diğer ülkeleri de etkileyebilir. Diğer taraftan Nijerya’da son haftalarda yaşanan toplu ölümler de bu ülkeyi gündeme getirmiş durumda. Ayrıca Devlet Başkanı Muhammed Buhari'nin Özel Kalem Müdürü ve Nijerya siyasetinde ilk 5 isim arasında görülen Abba Kyari’nin, Nisan ayının ortasında Kovid-19 nedeniyle hayatını kaybetmesi de dikkate değer bir husus.

Nijerya’da son haftalarda yaşanan toplu ölümler ülkede panik ve korkuya neden oluyor. Özellikle ülkenin kuzeyindeki Kano’da başlayan ve Jigava, Yobe ve Bauchi eyaletlerine yayılan (bu eyaletler en fazla ölümün tespit edildiği ilk 10 eyalet arasında ve sınır eyaletleri) toplu ölümler yaşanıyor. Ölen kişilerle ilgili test ya da otopsi yapılamadığı için ölüm nedenleri bilinmiyor ancak çoğunluğunu 50 yaş üstü insanların oluşturduğu ölümlerle ilgili bir teşhis konulmaması, bu “olağandışı ölümler” konusunda Kovid-19 şüphesini arttırıyor. Kano’da geçen ay aralarında akademisyen, siyasetçi, iş adamı ve doktorların da bulunduğu 150 kişinin “teşhis edilemeyen hastalık” nedeniyle üç gün içinde hayatını kaybetmesi ve bölgeden gelen bilgiler, vaka sayılarının resmî açıklamaların çok üstünde olduğunu gösteriyor. Nitekim Kano’da Kovid-19 tespit edilenlerden biri de genç bir Türk vatandaşı ve şu anda evde tedavi görüyor. Az sayıdaki Türk vatandaşlarında dahi Kovid-19 görülmesi Kano’daki durumun vahametini göstermesi açısından önemli.

Kovid-19 vakalarının hızla arttığı Kano sadece Nijerya’nın değil Batı Afrika’nın da ticaret merkezi olması açısından tarihi bir öneme sahip. Kano, kuzey-güney (Akdeniz-Gine Körfezi) ve doğu-batı (Sudan-Senegal) ticaret yolları arasında yüzyıllardır ticaret noktası olmuştur. Batı Afrika'nın en önemli pazarlarından birine ev sahipliği yapan ve bugün Nijerya'nın en büyük eyaletlerinden Kano, bin yıldan fazla süredir önemini koruyan bir merkez. Bugün dahi Kamerunlu, Sudanlı, Nijerli ya da Senegalli tüccarları Kano’da görebilirsiniz. Bu açıdan bakıldığında Kano’da ve çevre eyaletlerde artan Kovid-19 vakaları sadece Nijerya için değil komşu ülkeler için de riskli hale geldi. Çünkü Batı Afrikalı iş insanları ticaret yapmak için geçmişte olduğu gibi günümüzde de Kano’yu sıklıkla ziyaret etmekteler. Ülkenin en kalabalık eyaletlerinden ve ticaret merkezi olarak kabul edilen güneydeki Lagos ise en fazla Kovid-19 vakası görülen eyalet konumunda.

Nijerya’nın başkenti Abuja ve diğer önemli eyalet merkezlerinde maske kullanımı ve sosyal mesafe teşvik edilse de kırsal bölgelerde ve yerel pazarlarda bu kontrol imkânsız hale gelmekte ve virüsün yayılımı hızlanmakta. Nitekim bunu Kano başta olmak üzere birçok eyaletten gelen görüntülerden görebiliyoruz. Ayrıca bazı Nijeryalıların “Kovid-19 bize (siyah derililere) bir şey yapmaz” düşüncesi ve toplumun bir kesimi tarafından bu virüsün hükümet tarafından uydurulmuş bir yalan olduğunun düşünülmesi toplumsal bilinci ve korunmayı engelliyor.

- Virüs görüntüde yavaş ama alttan alta hızla ilerliyor

Birçok devleti hazırlıksız yakalayan Kovid-19 salgını, yönetim mekanizmasını, işleyişini ve toplumsal yapıyı derinden etkiliyor. Afrika'da ise salgın öncesi birçok ülkenin siyasi ve ekonomik alanda belli sıkıntılarla karşı karşıya kaldığını dikkate alırsak salgının başlamasıyla devlet mekanizmaları ve hükümetler genel önlemler dışında çok fazla adım atamadı. Yukarıda örneklendirdiğimiz gibi Afrika’da hükümetler, STK’lar ya da bireyler tüm dünyada olduğu gibi Kovid-19’a karşı örnek niteliğinde önlemler alıyor ancak bu önlemlerin etkisi sınırlı ve ülkeden ülkeye farklılık gösteriyor. Kıtada 54 ülke var ve her ülkenin sağlık ve ekonomi alanında kendine göre belli bir imkân ve kapasitesi var. Bu açıdan Kovid-19 salgınıyla ilgili olarak ülke bazlı nüfus, test sayısı ve pozitif vaka üzerinden değerlendirme yapılması daha sağlıklı sonuçlar elde etmemizi sağlayabilir.

Sağlık altyapı sistemi açısından Nijerya önemli eksiklikleri olan bir ülke. Nitekim Devlet Başkanı Buhari 2017’de hastalandığında aylarca İngiltere’de tedavi görmüştü. Yetersiz test sayısı düşünüldüğünde, Kovid-19 vakalarının artması durumunda ülkenin sağlık sistemi ciddi krizlerle karşı karşıya kalabilir. Ülkenin kuzeyindeki toplu ve olağandışı ölümler henüz aydınlatılmış değil. Panik ve endişeye neden olan bu ölümler “kontrolden çıkmış bir salgın” görüntüsü veriyor. Test sayılarına bakıldığında Nijerya’da görünürde yavaş ilerleyen salgın, alttan alta hızla yayıldığı izlenimi veriyor. Ülkedeki kolera, lassa ateşi, sıtma ve tifo gibi salgın hastalıklar ise en az Kovid-19 kadar tehlikeli. Nijerya’daki kanalizasyon altyapı sistemlerinin yetersiz ve su şebeke sistemlerinin olmaması nedeniyle de bu hastalıklar yüzlerce can alıyor. Yukarıda da kısaca değindiğimizi gibi, ülkede 60 milyona yakın insanın temiz suya ulaşamaması, 116 milyon insanın da tuvalet ihtiyacını gidermek için uygun yerlere sahip olmaması her 10 kişiden 7'sinin hijyen eksikliği kaynaklı hastalıklara sık yakalanmasına neden oluyor. İşte bu imkansızlıklar, hijyene azami dikkat isteyen Kovid-19’un daha hızlı bir şekilde yayılmasını sağlıyor.

Bu süreçte gözlemlenen bir başka husus ise Nijerya gibi birçok Afrika ülkesinde Kovid-19 önlemlerinin dünyanın diğer ülkelerine göre geç başlamasına rağmen normalleşme sürecine erkenden girilmesi. Birçok ülke normalleşme adımlarını atmaya başladığında salgında tepe noktasını görmüş ve rakamlar inişe geçmişti. Ancak Nijerya’da bir tepe noktasının henüz görülmemesine, vaka sayısının her geçen gün artmasına ve test sayılarındaki yetersizliğe rağmen normalleşme adımları endişe ve soru işaretleri doğuruyor. Kanolu kanaat önderlerinden Askiya Kabara, kendisiyle görüştüğümüzde sokağa çıkma yasağı nedeniyle birçok insanın işe gidemediğini ve bu nedenle de halkın açlık ve yetersiz beslenmeyle karşı karşıya kaldığına dikkati çekmişti. Kovid-19'dan önce, ülkede, çoğunluğu yukarıda bahsettiğimiz kuzey eyaletlerinde olmak üzere, 94 milyon Nijeryalı’nın günlük 2 doların altında gelirle aşırı yoksulluk içinde yaşadığını düşündüğümüzde yeni süreçteki ekonomik sorunlar hem salgının yayılmasını tetikleyebilir hem de salgınla birlikte bu rakamları artırabilir.

Sonuç olarak Afrika’nın farklı ülkelerinde virüsle mücadele için örnek teşkil edecek farklı adımlar atılıyor olsa da Nijerya örneğinde görüldüğü üzere virüsün yayılımı ve etkisiyle ilgili henüz net bilgiler elde bulunmuyor ve bu da ülkelerle ilgili siyasi ve sosyoekonomik öngörü ve tahminleri zorlaştırıyor. Diğer taraftan Kıta için genel olarak bazı tahminler yapılsa da virüsün ülkeleri farklı şekillerde etkileyeceği dikkat alınmalı. Ancak Nijerya özelinde salgın kontrol altına alınmadan hayatın normale dönmesiyle virüsün yayılma hızını arttırması sadece bu ülkeyi değil ekonomik bağları nedeniyle Batı Afrika ülkelerini de etkileme ihtimaline sahip.