Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

İlçede 11 Ağustos'ta Ezine Çayı'nın taşması sonucu yaşanan sel felaketinin izleri sarılmaya çalışılırken, selin insanlar üzerinde bıraktığı psikolojik etki ise devam ediyor.

Üç çocuk babası İsmail Karakaş, AA muhabirine, sel sırasında yaşadıklarını gözyaşları içinde anlattı.

Sağlık sorunları nedeniyle emekli olduktan sonra memleketi Bozkurt'a yerleştiğini belirten Karakaş, selden önce yapılan anons nedeniyle otomobilini yüksek bir yere park etmek için evden ayrıldığını söyledi. Karakaş, otomobiliyle hareket ettikten kısa süre sonra sel sularının yükselerek Ezine Çayı'nın yakınındaki apartmanlarına kadar ulaştığını vurguladı.

- "Biz ölüyoruz, bizi kurtar"

Sel sularının çoğalması sonucu tekrar evine dönemediğini aktaran Karakaş, eşinin kendisini aradığını ve "Biz ölüyoruz, bizi kurtar" dediğini dile getirdi.

Yaşadıkları afetin çok büyük olduğunu vurgulayan Karakaş, "O anda telefonda konuştuğumuz zaman korkmayın kendinizi üst kata, yukarıya atın dedim. Ondan sonra su yükseldiği zaman hanım çocukları apartman merdiveninden yukarı doğru fırlatıyor. Kendisi de çıkıyor. Daha sonra yaklaşık 2 saat kendilerinden haber alamadım. Bu sürede ben benzinlikteyim. Herkes yakınını arıyordu." dedi.

Gece boyunca bir benzinlikte beklediğini, olaydan kısa süre sonra bölgeye giden İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'dan yardım istediğini anlatan Karakaş, "Çöken binaları kendi gözümle gördüğüm için psikolojik olarak daha fazla sıkıntıya girdim. Sabah İçişleri Bakanımız olsun, Jandarma, AFAD olsun hepsi yardımcı oldular. Çocuklarımızı kurtardık. Onları gördüm Allah'a bin defa hamdolsun, şükürler olsun dedim. Ölenlere Allah'tan rahmet, ailelerine baş sağlığı diliyorum." ifadelerini kullandı.

Sel felaketinin yaşandığı Bozkurt ilçesinden ayrılanların olduğunu, ailesi ile ilçelerini asla terk etmeyeceğini vurgulayan Karakaş, şunları kaydetti:

"Burası bizim memleketimiz. Devletimiz bizim yanımızda. Cumhurbaşkanımız olsun, İçişleri Bakanımız olsun, Çevre ve Şehircilik Bakanımız olsun, Orman Bakanımız olsun, devlet baba kendini burada gösteriyor, biz hissediyoruz devletin burada olduğunu. Milletimizin başı sağ olsun. İnşallah böyle bir felaket bir daha yaşanmaz. Devletimiz gerekli önlemleri alıyor. Yüzlerce iş makinesi çalışıyor. Devletin bütün kademeleri çalışıyor. Burayı bırakıp gitmemek lazım. Buraya iyi günde sahip çıktığımız gibi kötü günde daha fazla sahip çıkmak lazım. Benim çocuklarım kurtuldu evet ama ölenler için bir o kadar da üzülüyorum."

BAKMADAN GEÇME