Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Turan, Meclis'te gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.

Azerbaycan'a asker gönderilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresinin, HDP hariç tüm partilerin desteğiyle kabul edildiğini söyleyen Turan, "Tezkerenin ülkemize, askerimize, Azerbaycan'a hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Keşke tüm partilerin katılımıyla bunu yapabilseydik." ifadesini kullandı.

Turan, "HDP'nin hiçbir milli konuda Türkiye'nin, Meclis'in yanında olmaması en büyük sorunumuz. HDP keşke bu tarz milli konularda Türkiye partisi gibi davranabilse. Fikirlerin, tüzüklerin, genel başkanların, programların ayrı olması başka bir şey ama bayrağımızın, ülkemizin, güvenliğimizin bir olduğunu hatırlatılacak kararlara beraber imza atabilsek. Maalesef yine bu olmadı." diye konuştu.

Enerji alanında düzenlemeler içeren kanun teklifinin görüşmelerinin sürdüğünü hatırlatan Turan, "Dün 6 maddeyi görüştük, bugün de Birinci Bölüm'ü bitirip, İkinci Bölüm'ün görüşmelerine haftaya başlayıp tamamlamayı düşünüyoruz." dedi.

Meclis'in mehabetine uygun, pandemideki risklere dikkat ederek bir çalışma dönemi olmasını ümit ettiklerini belirten Turan, "Kaldı ki bugün yine dünkü görüşmelerin gereği olarak tüm partilerimiz daha az sayıda milletvekilinin katılımıyla, grup öneri vermeyerek makul bir çalışma takvim ve saati yapmayı planladık." açıklamasında bulundu.

- "Hukuk çerçevesinde gereği yapılmalı"

Gazetecilerin de sorularını yanıtlayan Turan, Alaattin Çakıcı'nın CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik sosyal medyadaki paylaşımı hatırlatılarak, "Hukuk reformundan söz edilen bir dönemde böyle bir tehdit gelmesi ve buna karşı herhangi bir şey yapılmaması samimiyet açısından soru işaretlerine neden olmuyor mu" sorusu üzerine, kendisinin, Genel Kurulda bu konudaki kanaatini aktardığını belirtti.

Turan, şöyle devam etti:

"Hakaret, tehdit, küfür, kötü söz kimden gelirse, kime karşı yapılırsa bu yanlıştır, doğru değildir. Hukuk çerçevesinde gereği yapılır, yapılmalıdır. Hukuk, AK Parti'nin vazgeçilmez esası ve ilkesidir. Hukuk herkese eşit, adil, uygulandığı zaman kıymetlidir. İlkesel duruşumuz budur. Bunun ekstra bir açıklamaya konu olmasını bile doğru bulmuyoruz. Kişilere bağlı hakaret, tehdit ve gündem olmaması gerekir. Yoksa her gün Cumhurbaşkanımıza da bizlere de sayısız mektup, tweet, Facebook üzerinden hakaret, küfür, tehdit geliyor. Her birinin gündem olmasını, tartışılmasını, ayrı değerlendirilmesini doğru bulmayız. İlkemiz bellidir, hukukun gereğidir. Kaldı ki bugün edindiğim bilgiye göre zaten savcılık gerekli soruşturmayı başlatmış, konuyla ilgili hukuk kendi mecrasında yürüyecektir. İlgililerimizden edindiğim bilgi bu yöndedir."

- "Bunların siyasi hayatları, ilkesizlik üzerine kurulmuş"

Kişiye mahsus bir duruştan bahsetmediğini, ilkesel bir duruştan bahsettiğini vurgulayan Turan, "Hukuk herkese eşit uygulanır. Hakaret, küfür, tehdit kimden gelirse gelsin kabul edilemez." diye konuştu.

Konunun çok fazla gündeme getirilmesini, Türkiye'nin reform, büyüme iddialarının tekrar ortaya koyulduğu zamanlarda tartışılmasını ibretle izlediğini ifade eden Turan, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu tartışmanın başladığı yer Sayın Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasıdır. Hatırlayın, grup konuşmasında ağır ithamlar, ifadelerden sonra başlayan bir tartışma sürecidir. İkincisi, söz konusu kişi 20 sene iddia konusu suçlarına ilişkin ceza almış ve cezasını çekmiştir. Artık cezasızlık dönemini yaşamaktadır. Sayın Kılıçdaroğlu'nun grup konuşmasıyla başlayan bu tartışmada, konuyu özellikle büyütmelerinin, halen gündem yapmalarının esas maksadının yakalandıkları anayasa çalışmalarını gizleme, Türkiye'nin temel kimliğini bozma iddiasının ortaya çıkması, Anayasa'daki Türklük, Atatürkçülük tarzı ifadelerin bile çıkarılması ve eyalet tartışmalarının açılması şeklinde yapılan çalışmanın bir anlamda ortaya çıkmasından kaynaklı telaş olduğunu düşünüyorum. Yoksa şimdiye kadar Sayın Bahçeli'ye, Sayın Erdoğan'a ve zamanın Başbakanı Binali Bey'e aynı kişinin o kadar hakareti, tehdidi oldu ki... Şimdiye kadar siz Sayın Erdoğan'a ve Sayın Bahçeli'ye bu kişinin veya başka kişilerin hakaretinden veya tehdidinden, Kılıçdaroğlu'nun bir cümle rahatsız olduğunu duydunuz mu? Bu konuda bir cümle tavrını, ilkesini gördünüz mü?

Daha öteye gidiyorum, Erdoğan'ın öldürülmesi talebini içeren pankartlar gündeme geldi, toplantılar yapıldı. 'Erdoğan killer' dendi. Kılıçdaroğlu'ndan hiç bir kınama, destek açıklaması duydunuz mu? Erdoğan'ın ailesine ağza alınmayacak hakaretler yapıldı, tehditler, küfürler edildi. Hatta Erdoğan'ın dışında çoluk çocuğuna bunlar yapıldı. Siz Kılıçdaroğlu'ndan şimdiye kadar bir tek kınama, açıklama duydunuz mu? İnsanın hayatı ilkeliliği kadar kıymetlidir, onurludur. 'Bana göre ilke', 'sana göre ilke' olmaz. Kılıçdaroğlu'na tehdit olduğu zaman ortalığı yakacaksın, senin dışındaki insanlara yapılan tehditlerde ağzını açmayacaksın. Bunların siyasi hayatları, ilkesizlik üzerine kurulmuş. Anayasa çalışmalarında yakalanmaktan kaynaklı bir endişe ve korkuları var. Bu yüzden diye düşünüyorum."

Birçok gazeteci, yazar, suç örgütü mensubu, birçok farklı kesimin insanının, bugüne kadar birçok siyasiye hakaret ve küfür ettiğini, tehditte bulunduğunun altını çizen Turan, "Başta şahsıma da her gün Twitter'dan hakaretler, mektuplar geliyor. Hiç böyle bir gündem olmadı. CHP tarafından bu kadar büyütülmesinin, üzerinde durulmasının sebebinin Anayasa çalışmalarındaki suçluluk psikolojisi olduğunu düşünüyorum." ifadelerini kullandı.