Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
'En İyi Yabancı' film ödülü
0:00 / 0:00
HABERTURK.COM

Birçok ödüle layık görülen ilk filmi 'Damat Koğuşu' ile adından söz ettiren İlker Savaşkurt'un yönetmenliğini üstlendiği ikinci uzun metraj sinema filmi 'Akis' (Reflection),dünya prömiyerini New York'ta düzenlenen 16'ncı Harlem Uluslararası Film Festivali'nde yaptı. 6 - 9 Mayıs 2021 arasında gerçekleşen festivalin 'Dünya Sineması' bölümünde seyirciyle buluşan film, 'En İyi Yabancı Film' ödülüne layık görüldü.

Mehmet Kala'nın 2012'de kaleme aldığı bir tiyatro oyunundan İlker Savaşkurt'un uyarladığı, senaryosuna yine Kala'nın imza attığı 'Akis'te Selçuk Yöntem, Taro Emir Tekin, Yasemin Szawlowski, Ali Süreyya Tuncer, İbrahim Aköz ve Elit Andaç Çam ile birlikte Avrupalı aktörler rol alıyor.
İnsanoğlunu temsilen, farklı milletlerden karakterlerin bir otelde buluştuğu, Türkiye'de geçmesine rağmen evrensel bir üsluba ve konuya sahip olduğu için İngilizce olarak çekilen "Akis", hikâyesiyle yerelden evrensele doğru geçit kuruyor. Alt metinde 7 ölümcül günaha göndermeler yatan fantezi türündeki filmin başkarakteri Aziz Sodom, söyledikleri yalanlar ve yarattıkları kandırmalarla bir noktada yüzleşmek zorunda kalan insanlar için bir ayna görevi görürken, filmdeki diğer karakterlere adeta erken bir kıyamet yaşatıyor.

İstanbul'da bir otelde tuhaf bir resepsiyonist, günlük mücadeleleriyle boğuşan konuklarını karşılarken, onların koruyucu azizi olduğunu ilan eden gizemli bir adamın gelişinden sonra her şey bir kargaşa ve dehşet ortamına sürüklenir.
Yapımcılığını Hasan Adalı'nın üstlendiği, Amirler Film yapımı 'Akis', yurt içinde ve yurt dışında festival yolculuğuna devam edecek.

YÖNETMEN GÖRÜŞÜ

Akis (Reflection),türler arası organik ilişkileri sinemasal anlatım içinde bir araya getirip edebi literatürün, doğu ve batı felsefelerinin ve evrensel soruların peşinden giderek, Türkiye sineması adına yeni bir bakış yaratmayı hedefliyor. Yaşadığımız coğrafyanın geçmişten bugüne gelen sinema alışkanlıklarını bütünüyle reddetmese de, ikinci bir kapı açmayı, kendine has bir anlatım biçimi kurmayı amaçladığını söyleyebiliriz. Bu projenin bir bakıma, sinemanın kolektif doğasından gelen, senaryodan görüntüye, rolden renge dek uzanan mutlak uyumunu gözetip, ülke sinemasının kodlarını revize edip, kişilerini ve hatta otoritelerini dahi ikna ederek, denenmemiş̧ olanı deneme yolculuğu olduğunu da söyleyebiliriz.

Akis, dili ağırlıklı olarak İngilizce olan bir Türk filmidir. Öyküsü Türkiye'de geçen, insanoğlunu temsilen, farklı milletlerden karakterlerin bir otelde buluştuğu, yerelden evrensele doğru geçit kuran bir fantezidir. Bu yönüyle, uluslararası örnekleri üzerinden bakıldığında sıklıkla gördüğümüz fakat Türkiye sinemasında pek de karşımıza çıkmayan bir yöntemin öncüsü olma potansiyeli de taşır. Akis'in kadrosunda ekseriyetle Türk oyuncular yer aldı. Aynı zamanda ana dili İngilizce olan Avrupalı aktörlerle de bir araya gelen ve aynı sahneyi paylaşan bu oyuncular, kariyerleri adına eşsiz bir deneyim yaşarken, cesur ve öncü bir hareketin de parçası oldular. Bu topraklardan çıkmış̧, kabiliyet ve vizyon sahibi bir grup oyuncunun, yabancı dilde performanslarla uluslararası vitrine çıkmaları da bu projenin hedeflerinden biri haline geldi. Ayrıca, evrensel bir senaryo üslubu yaratma, bunu her milletten insanın bir çeşit ortak dili olarak görüntüye aktarma, duyguyu aynı oranda homojen bir yapıda ifade etme konularını kendimize dert edinerek, şu önemli soruyu eksenimize aldık: Neden olmasın?

Bu soru bizler için hem birleştirici bir güç, hem de bir inanç vesilesiydi. Sanatsal türlerin ve sinema janrlarının ötesinde, kara komediden gerilime, fantazyadan drama bükülen bir ark çizerek, insanın varoluş̧ temalarına dokunan evrenimizde, sadece kendine benzeyen bir kaos yaratma amacıyla yola çıktık. Akis, orijinali çok daha minimal olan bir tiyatro oyunundan uyarlandı. Önceleri sadece bir otel odasında geçen, geliştirme aşamasında ise kapsamı oldukça genişleyen bir senaryoya dönüştü. Akis'in ana karakteri olan Aziz Sodom, Amerikan Beat Edebiyatı'nın ölümsüz yazarı William S. Burroughs'un bir çeşit yansımasıdır. Onun kişiliğinden, yazınından esinlenilse de, bir yerde onu da ters yüz eden ve ‘anti'leştiren bir alegoridir. Baş karakterlerden bir diğeri ise Raven'dır. O da Edgar Allen Poe'nun mistisizminin ve tekinsizliğinin ete kemiğe bürünmüş̧ hali gibidir. Her baktığımız köşede, düşün tarihinin bir başka hayaletine rastlayabiliriz. Mevlana Rumi'den Oscar Wilde'a, Jean Baudrillard'dan Sartre'a dek.

Bu örnekler bizler için şu anlama geliyor; edebiyat ve felsefe tüm dünyaya ait ise, sinema da öyledir. Akis, isminin de anlamı gibi, bir çeşit yansımalar bütünü, birbirine çarpan ruhların sersemliğidir. Geçmişten bugüne uzanan insani hallerin, gerçek ve hayali kişilerin, metaforların, bir çeşit araf evreninde çarpışıp durmasıdır. Bizler amacımızı ortaya koyarken, ülke sinemasının sıkışan yerlerine delikler açmayı, bir nebze olsun nefes aldırmayı, kendini tekrar eden anlatılara bir alternatif sunmayı ve ülkenin genç sinemacıları olarak, bizimle bu yolda yürüyenlere cesaret vermeyi hedefledik. Umuyoruz ki, henüz gidilmemiş̧ denizlere açılan bir yolun ilk taşlarını döşeyenler olmuşuzdur. Neden olmasın?

Bu haberin seslendirmesi Voiser tarafından yapılmıştır.