Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

SERDAR ALİ ÇELİKLER: ŞAMPİYONLUK TRANSFERLE

Fenerbahçe bilhassa deplasmanlarda çok zorlanmaya devam edecektir. Devre arasına kadar kalan 5 maçta 13 puan alıp devre arasında ciddi takviye yaparlarsa şampiyonluk için ümit doğabilir.

Geçen haftaki Sivas maçının ardından yazdığımız kritiğin son paragrafı yukarıda. Değişen bir şey yok ve olması da mümkün değil. F.Bahçe’nin iyi bir kadrosu var ama şampiyonluk yarışını sonlandırabilecek kadar değil; vasat yani.

F.Bahçe’nin vasat bir teknik adamı var. Vasattan da alt seviyede bir futbol şubesi sorumlusu (Ali Yıldırım) var. Bu kadar ‘vasat’ın içinde çok eski moda olsa da çok tecrübeli bir başkanı var. Aziz Yıldırım üst üste yaşanan saçmalıkların ardından duruma el koydu ve insanoğlunu en çok motive eden şey olan ‘para’yı havuç-sopa olarak kullandı. İyi niyetle mücadele etmeye çalışan futbolcular başkanlarının “6 maçı alın 1.5 milyon doları cebinize koyun” açıklamasından sonra 3 misli istekli hale geldiler. Düşünün RvP bile idmana çıktı! Şimdi tamamen başkan motiveli bu ekip 3 misli istekle; Josef-Topal destekli 6’lı savunma blokuyla Antalya deplasmanına “ne olursa olsun 3 puan” mantığıyla çıktı. İyi oynamadılar ama gerektiği kadar oyun onlara yetti. İstek ve mücadeleleri Antalya’ya yetti.

18 maç sonra gol yemedi Fenerbahçe 18 maç sonra gol yememeyi başardı... Son olarak Süper Lig’de geçen sezonun 28. haftasında Galatasaray’ı deplasmanda 1-0 yenen Fenerbahçe, daha sonraki 18 maçın hiçbirini gol yemeden galip bitirememişti. Bu sürede Kanarya, Galatasaray’la deplasmanda 0-0 berabere kalıp gol yememişti.

Galibiyet içinse ‘kalite’ gerekliydi çünkü antrenörün hücumla ilgili bir kalite planı yok. Ancak bireysel kalite skora yansıyabilirdi ki öyle oldu. Dripling-pas-kontrol-şut dörtlüsünün hepsini mükemmel yapan Giuliano ile tabelayı değiştirdi. Bugün iyimser F.Bahçeliler, “G.Saray’ı evimizde yeneceğiz. Dolayısıyla onlarla puan farkı üç. Başakşehir de yarışı sürdüremez” diye düşünebilir. Kötümserler ise “Takım iyi oynamıyor ve keyifsiz futbol anlayışı sürüyor. Hala bizden bir şey olmaz” diye düşünebilir.

İkisinin ortalaması olan makul düşünce ise şudur: Kalan 4 maçta 10 puan alınırsa -ki alınabilir- bu takım 33 puanla devreye girecek. Bu aşağı yukarı 1.8, 1.9 puanlık ortalamaya denk gelir. Şampiyonluk maç başına 2.3, 2.4 puan olduğundan 2. devrede çok daha etkili sonuçlar alınması gerektiğini yönetim biliyordur. Dolayısıyla takıma düşen kalan 4 maçta en az 10 puan toplamak. Yönetime düşen ise devre arasında mutlak ama mutlak 2 kalite takviyesi. Sol bek ve golcü kanat. Markoviç falan gibi değil, gol atabilen kanat oyuncusu şart. Şampiyonluğu bu transferler belirler. Janssen mükemmel oynadı. Maçın en kötü isimlerinden olan Giuliano şahane bir gol attı. Josef’i çok beğendim. Volkan Demirel de iyi bir maç çıkardı. Diğer oyuncular da ellerinden geleni yaptılar.

AMERİKAN DOLARI

Prim hakikaten işe yarıyor. Fenerbahçeli oyuncular için büyük motive unsuru başkanlarının vaat ettiği 1.5 milyon dolardır.

ALİ ŞAFAK ÖZTÜRK

Ah-ı gitmiş vah-ı kalmış eski yıldızlara dünyanın parasını vererek futbol menajer oyunu oynar gibi camiayla oynayan, takımın başına hocalık kariyeri neredeyse hiç olmayan Leonardo’yu getiren Ali Şafak Öztürk, Antalya projesine zarar veriyor.

FAİK ÇETİNER: FENERBAHÇE VİRAJI DÖNDÜ

Teknik direktörler genelde 1 hafta önce kazanan 11’leri bozmazlar. Aykut Kocaman, hat-trick yapan Soldado’yu, takımın silahı Valbuena’yı yanına oturtup sahaya Sivas maçının 11’ini sürmüştü. Futbol bu, kazandın mı akan sular duruluyor.

Oyunun ilk bölümünde Aatif ile Janssen’in rakip kaleye yolladıkları şutlar dışında Fenerbahçe yine pozisyon fakiriydi. Sahaya çok hücumcu ile çıkan Antalya da çok etkili olamadı. Nasri’ye milyon Euro’lar niye verilmiş, anlamadım. Düşünün devre bitiyor, Antalya serbest vuruş kazanmış, Nasri topu rakibe hediye olarak kullanıyor. O top sonrasında sahneye Giuliano çıkıyor. Yoktan var ediyor, topu götürüyor, Janssen’le ortaklık yapıp kaliteli bir vuruşla golünü atıyor.

Golcüler sustu, Giuliano coştu! Giuliano bu sezon Süper Lig’deki gol sayısını 5’e çıkardı. Sarı-Lacivertli forma ile bu sezon 12. maçını oynayan Brezilyalı futbolcu, Antalya deplasmanında takımına galibiyeti getiren isim oldu. Brezilyalı orta saha oyuncusu, bu sezon Fenerbahçe’nin en golcü futbolcusu olarak da dikkati çekiyor.

 

Aykut Kocaman ikinci yarıya da hamle yapmadan başlıyor. Bu yarının başında İsmail Köybaşı’nın ikram pasında Eto’o Volkan’ı avlasa maçın gidişatı da değişecek.

Antalya’nın topla çok oynadığı ama üretken olamadığı dakikalarda Fenerbahçe de fazlaca pozisyon bulamıyor. Son 25 dakikaya girilirken Aatif kenara, Soldado sahaya gelirken geçen haftanın golleri planlanıyor. Ama bu defa Soldado oyuna girer girmez sakatlanınca yerini Valbuena’ya bırakıyor. Son 15 dakika Fenerbahçe skoru korumaya, ev sahibi de bir gol bulmaya çalışıyor. Ama Antalya’nın ne maçı döndürecek gücü ne de ustalarının (Eto’o, Nasri) sahne almaya niyeti yoktu.

Zorlu Antalya virajını kayıpsız dönen ve 3 puanı kapan Fenerbahçe artık şampiyonluk hesapları yapmaya hakkı var. Bu arada farkında mısınız? 2 haftadır 2 galibiyet alan takımda Mehmet Topal var. Giuliano’nun da yükselişini, Volkan Demirel’in de geri dönüşünü unutmamak lazım.

4 yıl sonra gelen zafer Fenerbahçe için Antalya deplasmanı tam bir kabustu... Kanarya, Antalyaspor’u 4 yıl sonra mağlup etmeyi başarmış oldu. Kanarya, rakibini son olarak deplasmanda 24 Kasım 2013’te 2-1’lik skorla yenmişti.

BÜLENT YAVUZ: KALKAVAN ÇOK İYİ YÖNETTİ

Antalya-Fenerbahçe maçının hakemi Mete Kalkavan, Avrupai ve çağdaş futboldan örnek kararlar vererek her iki takım için saygı atmosferi oluşturdu. Maçtan sonra bakıyorum F.Bahçe Teknik Direktörü, hakem için garip kararlar verdi diyor. Maça tekrar baktım, bir gariplik göremedim. Aksine fevkaladelik vardı. Charles müdahalesinde hem faul hem de sarı kart kesinlikle doğruydu. Şener-Nasri horoz dövüşünde hakem tam bir centilmen gibi kavga büyümeden barışı sağladı. 38’deki Charles-Janssen mücadelesinde Fener penaltı bekledi ama kesinlikle hiçbir şey yoktu, devam kararı doğruydu. 45+3’te Eto’o-İsmail mücadelesinde top İsmail’in eline geliyor ama bu kesinlikle bir çarpmaydı, elle oynama yoktu. Antalyalılar’ın penaltı beklentisi boştu. 88’de Josef’in sarısıyla daha sonra Janssen’in sarı kurala uygundu.