Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

AYM'nin Resmi Gazete'de yayımlanan kararına göre, bir vatandaşın arsasından kamulaştırma yapılmadan enerji nakil hattı geçirildi.

Vatandaş "kamulaştırmasız el atma" nedeniyle TEİAŞ aleyhine tazminat davası açtı.

Mahkeme tarafından yapılan keşif sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda, taşınmazın değerinin yüzde 57 oranında azaldığı tespit edildi ve vatandaşa ödenmesi gereken irtifak bedeli 257 bin 693 lira olarak hesaplandı.

Mahkeme, bilirkişi raporunu kabul etti ancak vatandaşa 220 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.

Bu karar üzerine vatandaş 37 bin 693 liralık kalan kısmı alabilmek için ek dava açtı. Bölge Adliye Mahkemesi ise "keşif sonucu taşınmaz değerini hesaplayan bilirkişi raporunun hatalı olduğu" gerekçesiyle ek davayı reddetti.

Ek davası reddedilen vatandaş, AYM'ye bireysel başvuruda bulunarak mülkiyet hakkının ihlal edildiğini öne sürdü.

AYM, başvurucunun mülkiyet hakkının korunmasının gerektirdiği usul güvencelerinden yoksun bırakıldığını belirterek ihlal kararı verdi. Kararın bir örneği yeniden yargılama yapılmak üzere mahkemesine gönderildi.

- Gerekçeden

Yüksek Mahkemenin gerekçesinde, vatandaşın önceki davasında hazırlanan bilirkişi raporunun yerel mahkemece kabul edildiği ve Yargıtay denetiminden geçtiği belirtildi.

Gerekçede, bölge adliye mahkemesince daha önce itiraz edilmemiş bir raporun yeniden yargısal denetime tabi tutulduğu ifade edilerek yargısal denetimden geçen ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarına göre de artık bağlayıcı duruma gelen bilirkişi raporunun, daha önce ileri sürülmeyen yeni itirazlarla tartışmalı hale geldiği aktarıldı.

Bu sonuca varılmasında başvurucunun bir kusurunun bulunmadığı vurgulanan gerekçede, şunlar kaydedildi:

"Mahkemenin bu uygulaması hukuki belirlilik ve öngörülebilirlik ile bağdaşmadığı gibi mülkiyet hakkının korunması için yargılama usulünde öngörülen güvencelerin sağlanmaması nedeniyle adil dengeyi bozmuştur. Ayrıca bu sonucun, başvurucunun yargısal denetim amacıyla açtığı davanın, kendi kusuru olmaksızın reddedilmesine yol açtığı söylenebilir. Dolayısıyla somut olay bağlamında, kamulaştırma usulleri uygulanmaksızın başvurucunun mülkiyet hakkının korunmasının gerektiği usul güvencelerinden yoksun bırakıldığı, bu yüzden başvurucuya şahsi olarak aşırı, olağan dışı bir külfet yüklendiğinden söz konusu müdahalenin kamunun yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasında kurulması gereken adil dengeyi başvurucu aleyhine bozduğu sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir."