Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Geçen hafta, ‘Avrupa’nın çöpü neden Adana’ya geliyor?’ başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Alman Arte Televizyonu’nun Adana’yı Avrupa’nın yeni çöp merkezi olarak göstermesi üzerine… Alman Televizyonu’nun Adana’da yaptığı çekimlerde bölge halkının Avrupa ülkelerinden gelen atıklardan şikayeti yansıtılmış, haberde, Avrupa’dan gelen atıkların yasa dışı olarak ormanlık alanlara, dere kenarlarına döküldüğü ve çevreyi tehdit ettiği belirtilmişti.

GERİ DÖNÜŞÜMÜN KARANLIK YÜZÜ

Adana’da ormanlık alanlara, derelere dökülen Avrupa atığı, aslında geri dönüşüm endüstrisinin karanlık kısmını gözler önüne seriyordu. Malum… Adana’da çok sayıda geri dönüşüm tesisi bulunuyor ve bu tesisler de başta İngiltere, Almanya, İrlanda, İtalya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden plastik atık ithal ediyor. Bu ithalat sadece geri dönüşümü mümkün olan atıklar için yapılmalı. Ne var ki öyle olmadığı aşikar. Dönüşümü mümkün olmayan çöplerin de Avrupa’dan getirtilip yasadışı olarak doğaya terk edildiği, çoğunlukla da tarım arazilerine, dere yataklarına döküldüğü artık bilinen bir gerçek. Geri dönüşümü yapılan atıkların da katı atık tesislerinde yok edilmesi gerekiyor. Fakat Adana’da sağa sola dökülen ithal atıklardan da anlaşıldığı üzere işlenmiş atıklar da doğaya bırakılıyor. Yasadışı olarak dökülen bu çöpler yok edilmek için yakıldığında da çevre felaketine davetiye çıkarılıyor. Bölgede araştırmalar yapan akademisyenler de tam da bu tehlikeye dikkat çekiyor. Yakılan atıkların dumanıyla tüm bölgeye zararlı maddelerin, ağır metallerin, dioksin gazının yayılmasına…

MALİYETTEN KAÇMAK İÇİN…

Avrupa’dan ithal edilen ve Adana’da çevreyi tehdit eden atıklar, sadece Alman Arte Televizyonu’nda değil BBC’de de haber olmuştu. Adana’daki atık sorununa dair yaptığım araştırmada aldığım bilgiler çarpıcıydı. Bölgedeki geri dönüşüm firmalarının ithal ettiği çöplerin hatırı sayılır bir kısmının geri dönüşümü mümkün olmayan atıklardan oluştuğu öne sürülüyordu. Geri dönüştürülemeyen ve dönüşüm için gerekli işlemlerden geçen atıkların katı atık tesislerinde yok edilmesi gerekiyor fakat bu tesislerin de yeterli olmadığı gibi bir gerçek var. Tabii bir de bazı geri dönüşüm firmalarının da maliyetten kaçmak için atıkları katı atık tesisine verilmeyip çevreye bıraktığı gerçeği...

BAKAN KURUM: İTHAL ATIKLARA ONLİNE TAKİP

Adana’da, geri dönüştürülmek üzere ithal edilen atıkların çevreye bırakıldığı ve insan sağlığını tehdit eder noktaya geldiği görüntüler üzerine Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bölgede denetim yaptı. 139 tesis incelendi, 29 işletmenin faaliyetleri durduruldu. 32 firmaya da 7,9 milyon TL para cezası kesildi. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum yaptığı açıklamada ithal atıkların takibi için yeni bir sistem oluşturulduğunu anlatmıştı: “Türkiye hiçbir zaman çöp ithalatı yapmamıştır. Nitekim 2021 yılının başında karışık plastik atık ithalatını da tamamen yasakladık. Yaptığımız düzenlemelerle, ithal edilen dönüştürülebilir ham maddeler için kimlik belgesi düzenlenmesini zorunlu hale getirdik. Ülkemiz sanayisinin ihtiyaç duyduğu kaliteli ve temiz hammadde için kimlik belgesi olmayan hiçbir dönüştürülebilir atığı ülkemize sokmuyoruz. Adana’daki gibi benzer durumlarla tekrar karşılaşmamak için geri dönüşüm tesislerimize yeni kriterler getiriyoruz. İthal edilen atıkları gümrükten geri dönüşüm tesisine kadar online takip edeceğimiz bir sistemi hayata geçiriyoruz.”

BU KEZ DE MERSİN

Adana’daki geri dönüşüm firmaları sıkı takibe alındı fakat plastik atık ithalatının karanlık yüzü bu kez de Mersin’de ortaya çıktı. Mersin’in Büyükeceli bölgesindeki bir koyda gemilerden bırakıldığı tahmin edilen, yabancı menşeli plastik atıklar kıyıya vurdu, sahil boyunca mikroplastik kirliliği ortaya çıktı. Avrupa menşeli olduğu anlaşılan (özellikle İsveç menşeli olduğu görüldü) plastik atıkların Mersin sahillerini kapladığı görüntüleri Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na sordum. ‘Plastik atıklar Mersin sahiline nasıl geldi?’ dedim. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan şu yanıtı aldım:

BAKANLIK: GEMİ KAYNAKLI

“10.05.2021 tarihinde Mersin İli Silifke İlçesi Yeşilovacık Mahallesi Tisan Mevkii ile Gülnar ilçesi Büyükeceli Mahallesinde ekip görevlendirilerek inceleme yapılmıştır. Yapılan inceleme çalışmasında, deniz üzerinde ve kıyıda geniş bir alanda plastik kirliliği bulunduğu, sert esen poyrazın da etkisiyle kirliliğin doğuya bakan koy ve körfezlerde yoğunlaştığı gözlemlenmiş, bununla birlikte Tisan Mevkiine yakın herhangi bir endüstriyel faaliyetin bulunmaması nedeniyle bahse konu kirliliğin kara kökenli olmadığı, gemilerden kaynaklı atık olabileceği değerlendirilmiştir.

Bilindiği üzere, Türkiye’nin yargılama yetkisine tâbi olan deniz yetki alanlarında gemiler tarafından 2872 sayılı Çevre Kanunu hükümlerine uyulup uyulmadığının denetlenmesi ve aynı Kanunun 24 üncü maddesi hükmüne göre idari yaptırım kararı verme yetkisi Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığına, SG Komutanlığına ve Liman Başkanlıklarına devredilmiştir.

Şikayete konu olan mevki Sahil Güvenlik Komutanlığı sorumluluk sahasında bulunduğundan dolayı, gemi denetimlerinin artırılması talebiyle şikayet Sahil Güvenlik (Bölgeye yakın TCSG 305 Bot Komutanlığına) Komutanlığına (Aynı zamanda Taşucu Liman Başkanlığına) iletilerek denetim ve kontrollerin etkin bir şekilde artırılması istenilmiştir.

Diğer taraftan “İl Deniz Çöpleri Eylem Planı” çerçevesinde kıyı temizliği yapılması ve deniz çöplerinin toplanması amacıyla Silifke Belediye Başkanlığına resmi yazı yazılmıştır. Ayrıca bölgede bulunan tatil sitelerinin yönetimleri tarafından da temizlik çalışmaları başlatılmıştır.

Bir yandan temizleme çalışmaları diğer yandan da kirliliğe sebep olan kaynakların araştırılmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.”