Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Başbakan Yıldırım'ın konuşmasından satır başları şöyle;

İnşallah Konya Karapınar ile başlayan yenilebilir enerji hamlesinin devamı olan bu fabrikayı da burada faliyete geçireceğiz. Bundan 15 yıl önce hükümet olarak kurulduğumuz ilk günlerde kaynağınız nedir diye soranlara, kaynak Türkiye dedik. Kaynakları harekete geçireceğiz, ülkemize kazandıracağız. İşte bugün Türkiye'nin özlem ve hayalleri gerçeğe dönüyor. Türkiye'nin var olan kaynaklarını imkanlarını teker teker harekete geçiriyoruz. 

Küresel ve yerli yatırımcılar Türkiye'ye güveniyor. Güven ve istikrarın kıymetini risk almayan ve emek, değer üretemeyenler bilemez. Bugün ekonomimiz güven ve istikrar anlamında büyümeye devam ediyor. Yılın üçüncü çeyreğindeki büyümemiz, son 6 yılın rekor büyümesini gerçekleştirdik. 

Türkiye'nin ekonomisindeki dinamizm, Türkiye'nin kalkınmasındaki en önemli payın özel sektördeki girişimci ruh yer almaktadır. Ülkemiz için iş üretenin, katma değer sağlayan herkesin başımız üzerinde yeri vardır. Biz yatırımcıların önünü açacağız. Onların önündeki sorunları ortadan kaldıracağız. Yatırım için uygun ortamı hazırlayacağız. Sizler de koşar adımlarla Türkiye'nin ve kendi işletmelerinizi hedeflerine yürüyecekseniz.

Küresel anlamda Türk firmaları ile diğer Koreli ortaklarının nasıl başarılı projelerini geçekleştireceğini de gösteren en güzel örneklerden bir tanesidir.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nde alt yüklenici olarak Kore'nin SEKA firması yer aldı. Avrasya tüneli'ni bir Türk firması ile SEKA Yap-İşlet-Devret yöntemi ile tamamladı.

Dünyanın en uzun asma köprüsü olacak Çanakkale 1915 Köprüsü de yine Kore ve Türk firmalarının ortak eserleri olacak ve Yap-İşlet-Devret modeli ile Cumhuriyetimizin 100. yılı gelmeden temeli atılmış olacak.

Yerlileşmeye ve millieşmeye de ne kadar önem verdiğimizi en büyük açığımızı oluşturan cari açık içerisindeki enerji payını da düşürmeye yönelik ciddi bir adım olduğunu belirtmek istiyorum. 

Bugün yenilebilir enerji kaynağımızı yüzde 20'lerden yüzde 32'lerin üzerine çıkarmış durumdayız. Önemli bir ilerleme ama yeterli görmüyoruz.

Ar-Ge Merkezi gerçek anlamda yerlileşmenin de temelini oluşturuyor. Sadece parçaları getirip birleştirip ürün elde etmek değil, yerli mühendislerin akıl terini işin içine koymak ve böylece yerli katma değeri daha yüksek bir ürün elde etmek... Bu fabrika bu işi yapacak. Yüzde 60 ile başlayacak yerlilik oranı zaman içerisinde de artmış olacak. Yapım süresi bu proje için 24 ay olarak konuşulmuştu ancak memnuniyetle görüyorum ki 12 ay içerisinde bu tesis bitecek ve ilk ürün hattan çıkacak.

Bugün petrolü doğalgazı konuşurken, bundan 35 yıl sonra artık fosil yakıtları değil başka enerji kaynaklarını konuşacağız. 

Ülkemizde kurulu gücün yüzde 45'ini yenilebilir enerji kaynaklarına dönüştürebiliriz. Yüzde 32'yiz, yüzde 45'e kadar bu oranı çıkarabiliriz.

Türkiye'ye bir numara olmak yakışır, tıpkı büyümede olduğu gibi. 

Altını çizmekte fayda görüyorum hedefimiz, Türkiye'yi yenilebilir enerji konusunda teknoloji üreten ve hatta ihraç eden bir ülke konumuna getirmektir.

Karbon salımını azaltmaya yönelik önemli bir adım olmasıdır. Hava kirliliği, iklim değişikliği, su seviyesinin yükselmesi gibi dünyamızı tehdit eden birçok konu var. Buan dur demenin ve tersine çevrilmesinin yolu da çevreci projelere ağırlık vermekte geçiyor. 

15 yıldır atıklarımızı kontrol altına almamız için sıfır atık hedefi ile çalışıyor ve ciddi projeler hayata geçiriyoruz. 2030 yol haritamızı belirledik.