Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

Sakarya’nın Serdivan İlçesi’nde yaşayan 32 yaşındaki Serkan Öztürk, 2014’ün ekim ayında 3 yaşındaki oğlu Yağız’ı da yanına alarak balığa gideceğini söyledi. Ertesi gün eşi 32 yaşındaki Deniz Karakol Öztürk’e bir mektup ve cep telefonu ulaştırıldı. Anne Deniz Öztürk, mektupta Gaziantep’te olduğunu yazan eşini telefonla aradı. “Orada ne işiniz var?” dediğinde, “Ben şeriatı yaşamak istiyorum. Sen de gel” yanıtını aldı. Emniyete giden genç kadın bir süre sonra eşinin, çocuğu ve akrabalarıyla Suriye’ye geçip terör örgütü DEAŞ’a katıldığını öğrendi.

‘250 BİN TL KREDİ ÇEKMİŞ’

Gazete Habertürk'ten Ramiz Kaan Oktar'ın haberine göre üç yıldır, şu an 6 yaşında olan Yağız’a kavuşmak için mücadele veren Deniz Öztürk, eşinin çalıştığı fabrikada tanıştığı biri aracılığıyla sohbetlere gittiğini anlattı. Öztürk, “Sohbetlerin arkasından böyle bir şey çıkacağını hiç düşünmedik. Hiç belli etmedi. Gittiğinin ertesi günü 23 bankadan 250 bin lira kredi çektiğini öğrendik. Oraya giden birçok kişi bunu yapmış. Gidip çocuğumu almayı çok istedim ancak babam göndermedi. Emniyet müdürleri de gitmememiz gerektiğini söyledi” dedi.

Deniz Karakol Öztürk şöyle devam etti: “Eşim Serkan, ağabeyi Serdar ve ağabeyinin hanımı Arzu Öztürk’ün de içinde olduğu 30 kişilik kafileyle Suriye’ye gitmişti. 2.5 ay sonra eşimin ölüm haberini aldık. Rakka’da olduğunu öğrenmiştim. 2 Ocak 2015’te, ölmeden önceki son görüşmede eşim, ‘Sen de gelmek istiyorsan buraya gel ve bana itaat et’ demişti. Eşimin ölümünün ardından çocuğum için birçok girişimde bulunduk ancak orada sözde bir vasiyet yazdırmışlar. Vasiyette, oğlumun Türkiye’ye dönmeyeceğini yazmış. Bu yüzden girişimlerimiz hep engellendi.”

‘NEREDE BİLMİYORUM’

Kaygılı anne şunları söyledi: “Eşimin ağabeyi Serdar da ölünce eşi Arzu başka biriyle evlenmiş. Kendi çocukları ve Yağız da onların yanında. Bizimle görüşmüyor ama 7 ay önce kardeşine attığı mesajda, ‘Annesine söyleyin, Yağız iyi ve benim yanımda’ demiş. Şu an neredeler bilmiyorum. Başbakan’ımızın girişimiyle Mehtap isimli arkadaşımızın çocuğu Yusuf geldi. Yusuf gibi Yağız’ın da gelmesini istiyorum. 3 yıldır mücadele veriyorum, mektuplar yazdım. En azından durumunu öğreneyim, yerini öğreneyim bu bile beni mutlu eder.”

Emniyet ve MİT yetkilileri aracılığıyla Dışişleri Bakanlığı ile görüştüğünü, gelecek hafta da Başbakan Yıldırım ile görüştürüleceğinin söylendiğini belirten Deniz Karakol Öztürk, “Çocuğuma bir şey olmuşsa da, eğer öldüyse de, cenazesini buraya getirsinler istiyorum” diye konuştu.