Son Dakika

2 MART FİLMLERİ - J. EDGAR

FBI’ın ilk müdürünün, eşcinsel J. Edgar Hoover’ın koltuk sevdası, hırsları ve liderlik egosuyla bilinen tartışmalı kariyerine bakış atan bir Clint Eastwood ürünü. Son yedi yılda olduğu gibi yönetmen, burada da ele aldığı dönemin dokusunu, sürekli çalıştığı görüntü yönetmeni Tom Stern’den renk paletindeki detaycılıkla perdeye aktarmasını istemiş. Bu durum siyah-beyaz sinema estetiğinde polis teşkilatının iç yüzünden ziyade, ‘karanlık’tan ‘aydınlık’a geçmek istemeyen kötücül bir adamın tasvirine kadar uzanmış. “J. Edgar”, Amerikan siyasi tarihinin gördüğü ‘öteki’lerle mücadele etmekten ziyade kendi sağcı, ırkçı ve egosantrik tavrını öne çıkarma arzusuyla bütün başkanları ve direnişçileri karşısına alan J. Edgar Hoover’ın yaşam hikayesini ‘klasik biyografi’ kalıplarıyla perdeye aktarırken fazla sıkıntı çekmemiş.

1919’da FBI’ın müdürlüğüne atanan J. Edgar Hoover, egosundan hırslarına, asosyal ilişkilerinden Amerikan başkanlarıyla diyaloglarına, 1972’deki ölümüne kadar sürekli tartışılmış ve nefret toplamış bir figür. Clint Eastwood da o çok sevdiği ‘siyasi tarih’in belli kısımlarını kendi yorumuyla bireyler üzerinden anlatma arzusunu, “J. Edgar”da onun benliğinde canlandırmış. 1919-1972 arasında FBI’ın başında bulunan bir insanın, daha doğrusu kötü bir adamın ruh haline odaklanmış.

Amerikan siyasi tarihine eşcinsel bakışı

J. Edgar Hoover’ın gözünden 1920’lerin söz gelimi komünistlerine, 1930’ların Büyük Bunalım dönemi gangsterlerine, 2. Dünya Savaşı’nın arifesinde ortaya çıkan Alman ve Rus ajanlarına, 1950’lerin komünist avına ve hatta 1960’ların Martin Luther King’in direnişi ile JFK suikastiyle çalkalanmasına uzanan süreci masaya yatırmış. Bu eşcinsel kanun adamının; evinde asistanı ya da sevgilisi ile geçirdiği zaman dilimi bu eşikler atlandıkça daha da duygusal ve içinden çıkılmaz bir hale gelmiş. Bu da ‘suçlu-gangster’ yakalayıp veya başkanlara kafa tutup öne çıkma hırsının sonraki dönemde ‘dinginlik’e transfer olmasına yol açmış.

Bu durum Eastwood’un onu birey olarak incelerken son bölümde tamamen kapalı mekanda resmetmesini sağlamış. Özellikle kendi yönetmenlik görüşüne sınıf atlatan “Sahtekar”da (“Changeling”, 2008) tanıklık ettiğimiz 2.35:1’de siyah-beyaz sinemanın estetiğini canlandırma düşüncesini, değişken bir şekilde ‘psikolojik durum’ için kullanması da sürpriz değil. Zira o dönemin hakim chiaroscuro ışık oyunlarının ve gri tonun etkili olduğu görsel yapının, siyah ile beyaz arasında ya da ‘karanlık’ ile ‘aydınlık’ın keskin ayrımında bir araya gelmesi; melankolik, muhafazakar ve kötücül bir duyguyu seyircinin derinden hissetmesini sağlamış.

Oyuncular makyaj efektlerine takılmış

Bu noktada açığa çıkan ise yönetmenin orada ‘polis teşkilatı’ ile olan dertlerini henüz oluşmamış türler üzerinden ele alma düşüncesinin burada da onların motifleriyle temsil bulması. “J. Edgar”ın belki ‘eşcinsel sinema’ adına yine o devirde geçen “Swoon” (1992) kadar devrimci bir işlevi yok. Ancak “Milk” (2008) gibi bu konuda bir politik miras bıraktığı kesin.

Leonardo DiCaprio ve Naomi Watts gibi oyuncuların karton makyaj efektlerinden fazlaca zarar görüp, karakterlerinin gerçekçiliklerini kaybetmeleri ise bu noktada değinilmesi gereken bir başka konu. Özellikle de son bölümde bu ‘performans’sal düşüş filmin bütününe de tesir etmiş. Ancak J. Edgar’ın James Cagney’le, Shirley Temple’la, Nixon’la ve Kennedy’nin kardeşi ile yaşadığı diyaloglar konusunda Eastwood istediği anları sinemaya bırakmış belli ki. Bu konudaki kişisellik, liberal bir bakışla hırstan gözü kararan bu sağcı figürü eleştirmeye soyunmuş.

Kendi gölgesinden bile uzak duran bencil ve hırslı bir lider

Siyah-beyaz sinema estetiğinin arasında ‘aydınlık’a çıkmayı arayan bir figür olarak geri dönen Hoover da, polislik düşüncesinden ziyade yöneticilik görevini ve egonun içsel dönüşümünü kendi bünyesinde yaşamış. Bu tek boyutlu liderlik, onun neredeyse ‘gölgeler’den ve ‘dışarıda olup bitenler’den dahi korkar hale gelmesine yol açmış. Bunların hepsi de elbette herkesin nefretini üzerinde toplayıp bir yaştan sonra kabuğuna çekilme arzusu hissetmesinden kaynaklanıyor.

Eastwood’un J. Edgar Hoover’ın bu ‘insani kötülük’ünü dengeli ve tutarlı bir şekilde portrelemesi en büyük başarısı. Bu da ‘klasik biyografi’nin eksiklerini siyah-beyaz sinemanın karaktere uygun dokusu ile kapatmasını sağlarken, CIA’in hikayesini anlatırken çeşitli açmazlara düşen “Kirli Sırlar”dan (“The Good Shepherd”, 2006) daha yetkin bir ‘FBI’ görüntüsü oluşturmasına olanak tanımış.

FİLMİN NOTU: 6

Haftanın diğer filmi 'Sen Kimsin?'in eleştirisi için tıklayın...

Haftanın diğer filmi 'İyi Olan Kazansın'ın eleştirisi için tıklayın...

KEREM AKÇA’NIN VİZYON FİLMLERİ İÇİN YILDIZ TABLOSU

Artist (The Artist): 6

Berlin Kaplanı: 3.2

Bu Son Olsun: 4

Çizmeli Kedi (Puss in Boots): 6

Demir Leydi (The Iron Lady): 5.9

Duyguların Rengi (The Help): 4

Düşler Bahçesi (We Bought a Zoo): 2.8

Ejderha Dövmeli Kız (The Girl with the Dragon Tattoo): 7.8

Eşruhumun Eşzamanı: 0.9

Fetih 1453: 6

Güzel Günler Göreceğiz: 3

Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi (Ghost Rider: Spirit of Vengeance): 3

Hugo: 7.3

İçimdeki Şeytan (The Devil Inside): 1.3

Jack ve Jill (Jack and Jill): 2.1

Karanlık Saat (The Darkest Hour): 3.3

Karanlıklar Ülkesi: Uyanış (Underworld: Awakening): 5.4

Karanlıktan Korkma (Don’t Be Afraid of the Dark): 5.5

Kevin Hakkında Konuşmalıyız (We Need to Talk About Kevin): 7.8

Köstebek (Tinker Tailor Soldier Spy): 7.9

Kurtuluş Son Durak: 4

Marilyn ile Bir Hafta (My Week with Marilyn): 4

Melankoli (Melancholia): 3.5

Muppets (The Muppets): 5.5

Neşeli Ayaklar 2 (Happy Feet Two): 5.9

Savaş Atı (War Horse): 6.4

Senden Bana Kalan (The Descendants): 5

Sürücü (Drive): 8.1

Tutku Günlükleri (The Rum Diary): 5.5

Utanç (Shame): 5.8

Zenne: 3

Not: Yıldızlar, 10 üzerinden verilmektedir.

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300