Son Dakika

Bir dizinin künyesi:

Yapım: 2012 – Tim's Productions

Tür: Dram, Gerilim

Yönetmen: Umur Turagay

Oyuncular: Murat Yıldırım, Aslı Enver, Sarp Akkaya, Güven Murat Akpınar, Tugay Mercan

Müzik: Aytekin Ataş

Görüntü Yönetmeni: Jan Thomas

Senaryo: Pınar Bulut

Yapımcı: Timur Savcı

KONU: Kuyudibi Mahallesi'nde doğup büyüyen, arkadaştan da öte kardeş gibi olan Ecevit, Bilal, İbrahim ve Zeki adlı çocuklar, bir gün masum bir hata yaparlar ve tüm hayatları değişir. Tek bir günde büyümek zorunda kalan bu dört arkadaş, cezaevinde başlarına gelenleri unutacaklarına ve bir daha birbirlerini görmeyeceklerine dair bir söz verirler. Ancak yıllar sonra içlerinden biri suskunluğunu bozar ve simdi bambaşka hayatlar yaşayan arkadaşları bir araya toplar. Şimdi bu dört delikanlı; Ecevit, Bilal, İbrahim ve Zeki, çocuk çetelerinin vazgeçilmez elemanı Ahu'yu da bir noktada yanlarına alarak, geçmişte yaşadıklarının intikamını almaya karar verirler. Ancak bazı soruları cevaplamak zorundalar. Aşk mı kazanacak, dostluk mu, yoksa intikam mı?

*******

Dün akşam evde, telefonumdan twitter'a girdim, TT listesini kontrol ettim... Twitter adeta 'yıkılıyordu'...

Suskunlar dizisinin Show TV'de başlayacağını biliyordum ama izlemeyi unutmuştum...

Tweet'lere şöyle bir göz attım... Herkes birbirinden büyük övgüler yağdırıyor, bir tane bile olumsuz eleştiri yazmıyordu...

Ve bir tweet... Suskunlar'ın ilk bölümünün tekrarı 23.00'te Show TV'de...

Bu fırsatı tabii ki kaçırmadım, koltuğa oturup ayaklarımı uzattım ve günlerdir merakla beklediğim diziyi izlemeye başladım...

Dizinin ilk bölümünün değerlendirmesine geçmeden önce birkaç bilgi paylaşmak isterim...
Yapım şirketi Tim's Productions, Türk dizi tarihinde yeni bir çığır açan Muhteşem Yüzyıl'ı da yapmıştı...
Senarist Pınar Bulut, bana göre Türkiye'de şimdiye kadar çekilen en iyi dizinin, Ezel'in, izleyenleri içine alan, çarpan, bölen, dağıtan hikayesinin yaratıcısıydı...
Dizinin yönetmeni Umur Turagay çektiği reklam filmleriyle, dünyada ses getiren başarılara imza atmıştı...
Dizinin görüntü yönetmeni ise Radiohead, Slipknot, Black Eyed Peas, Editors, Norah Jones ve Franz Ferdinand gibi dünyaca ünlü sanatçıların kliplerinin görüntü yönetmenliğini üstlenmiş olan Yon Thomas...

Geçelim dizinin ilk bölümünün değerlendirmesine...

Dizi başladığında Ecevit, Bilal, İbrahim ve Zeki adlı çocukların başlarına gelen o felaketi, dramatik ama vurucu bir dille anlatan Tugay Mercan'ın (Zeki) sesiyle dalıveriyorsunuz bir girdaba...

Dört çocuğun girdabında türlü hayallere dalıyor, hemen kafanızda senaryoyu – senaryoları film şeridi gibi çeviriyor, ileri alıyor, geri sarıyor, sarmalanıyorsunuz...

Tam kendinizi bu girdaptan çekip almaya çabalarken, imdadınıza yine Zeki'nin o buğulu sesi yetişiyor...

"Aramızda en şanslısı Ecevit'ti" derken, anlıyorsunuz bu dört çocuğun hayatlarının yeniden kesişeceğini...

Ecevit ülke çapında üne sahip, zengin, yakışıklı, mutlu(!) bir avukat... "Uzun bacaklı sevgilileri olmuş"...

Bilal bıçkın... Bilal sarkık bıyıklı... Bilal agresif... Bilal aşık... Bilal kıskanç... Bilal halen Kuyudibi'nde... Girdabını yırtıp sıyrılmaya çalışırken, yanında İbrahim... Durgun, saf, mazlum... Bilal'in zıt kutbu, tamamlayıcısı belki...

Ahu... Güzeller güzeli Ahu... Sürekli gülmesi biraz itici gelse de varlığıyla gergin yüzlere nefes veren bir fotoğrafçı... Ecevit'in ilk, Bilal'in tek aşkı... Ecevit'in unuttuğu(!), Bilal'in annesi, kardeşi, sevgilisi, öğrfetmeni, terapisti... Hiç unutamayacağı...

Ve Zeki... Makam şoförü... Takım elbiseli, terbiyeli, düzgün, jilet gibi... Ev sahibinin kızını istemeye gidecek... Bir baba buluyor... Mutlu, sahibi var artık... Akşamın heyecanıyla son işine gidiyor, genç bir işadamını arabasına alıyor, patronuna götürecek... Adam biriyle telefonda konuşuyor, adını söylüyor... Özcan... Özcan Tiryaki... Ani bir fren... Zeki arabadan iniyor, arabanın sağ arka koltuğunda oturan adamın üzerine bir şarjör mermiyi boşaltıyor...

Kurşun sesleriyle irkiliyor, sallanıyorsunuz... Koskoca bir soru kafanızda: NEDEN?

 

Ve hikaye bu soruyla canlanmaya başlıyor ekranda...

Kuyudibi'nde yaşayan sıradan insanların, sıradan çocuklarından üç tanesi, sünnet olmaktan korkan Bilal'i kaçırıyor... Yaptıkları muzipçe bir hata, hiç beklemedikleri bir kazaya ve yaşlı bir adamın sakat kalmasına neden oluyor...

Dört çocuğun 'sübyan koğuşu'ndaki ilk gecelerinde başlayan türlü işkence, dayak ve cinsel istismar hikayesini yüreğiniz sıkışarak izliyorsunuz...

Çocukları, cezaevlerini, insanlığı, doğumu, ölümü, sadakati, dostluğu... Bir daha... Bir daha sorguluyorsunuz...

O işkencelerin... Tecavüzlerin... Dayakların... Birbirini çok seven, sadakatle bağlı dört çocuğu, ancak yetişkinlerde görebileceğimiz bir olgunluğa eriştirdiğine tanık oluyoruz...

Grubun en büyüğü, lideri, koruyucusu... Ve en çaresizi Ecevit...

'Son gece' tecavüzünden sonra üç çocuğu ve kendisini sıkı sıkı tembihliyor...

"Burada yaşananlar hiç yaşanmadı. Unutacağız. Birbirimizi hiç görmeyeceğiz..." diyor.

"Görürsek, hatırlarız..." DAN!... Bir mermi daha... İrkiliyorsunuz ekran başında...

 

Birlikte ettikleri yemine tam 20 yıl boyunca sadık kalabiliyorlar... UNUTUYORLAR(MIŞ GİBİ YAPIYORLAR)

Ta ki Zeki, onlara cezaevinde her türlü işkenceyi yapan, tecavüz eden, dayak atan Yarasa Özcan'la tesadüfen karşılaşana kadar...

Zeki, Özcan'ı vurunca, diğer bir işkenceci, tecavüzcü İrfan, çıkıyor sahneye...

Zeki'yi vurduruyor, Zeki ölüyor...

İntikam kaçınılmaz oluyor...

Özcan'a bir tuzak daha ve adliye tuvaletinde ilk hesaplaşma...

Özcan ölüyor, Zeki'nin mezarı başında iki adam...

"Rahat uyu" diyor Ecevit, "Rahat uyu kardeşim..."

Bilal soruyor: TAMAM MI DEVAM MI?

Ve ilk randevu bu can alıcı soruyla bitiyor...

 

Sinema tadında çekimleri, beyninizi kemiren soru işaretleri ve kulağınızdan ve gözünüzden yüreğinize doğru hızla saplanan bitirici vuruşlarıyla iyi bir ilk bölüm...

Fakat çabuk tükenen, soru işaretlerini bir çırpıda cevaplayan, hızlı ilerleyen bir ilk bölüm...

Ben olsam ilk bölümü farklı bir şekilde kurgular, Özcan'ın Zeki tarafından vurulduğu sahnede bitirirdim... Cezaevinde yaşananları da ilk bölümde aktarmaz, seyircinin, "Özcan kim? Bu çocuklar ne yaşadı? Zeki Özcan'ı neden vurdu?" sorularıyla, bir sonraki bölüme hazırlanmalarını sağlardım...

Çünkü birçok izleyici eminim şöyle düşünüştür:

Dört çocuk cezaevinde işkence görüyor, tecavüze uğruyor... Birbirlerine tüm yaşadıklarını unutacaklarına ve bir daha asla bir araya gelmeyeceklerine dair söz veriyorlar... Ama bir gün intikam yemini edip, tehlikeli bir yolculuğa çıkıyorlar... Bundan sonrası da malum... Tek tek öldürecekler, belki de Zeki gibi ölecekler... Ve sonunda hesaplaşma öyle ya da böyle tamamlanacak

Senarist koltuğunda Pınar Bulut'un olduğunu bilmesem... Onun Ezel'deki baş döndüren akıl oyunlarının referansı olmasa, ben de böyle düşünür, "Dizi ilk bölümde bitti. Bundan sonrası standarda bağlar" diye söylenebilirdim...

Ama bu ekipten iyi bir yapım çıkacağına olan inancımla son söz olarak şunu söyleyebilirim ki;

BİR SONRAKİ BÖLÜMÜ BEKLEMEYE DEĞER...

GÜNÜN ÖNEMLİ MANŞETLERİ

Değerli Haberturk.com okurları.

Haberturk.com ekibi olarak Türkiye’de ve dünyada yaşanan ve haber değeri taşıyan her türlü gelişmeyi sizlere en hızlı, en objektif ve en doyurucu şekilde ulaştırmak için çalışıyoruz. Yoğun gündem içerisinde sunduğumuz haberlerimizle ve olaylarla ilgili eleştiri, görüş, yorumlarınız bizler için çok önemli. Fakat karşılıklı saygı ve yasalara uygunluk çerçevesinde oluşturduğumuz yorum platformlarında daha sağlıklı bir tartışma ortamını temin etmek amacıyla ortaya koyduğumuz bazı yorum ve moderasyon kurallarımıza dikkatinizi çekmek istiyoruz.

Sayfamızda Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına ve evrensel insan haklarına aykırı yorumlar onaylanmaz ve silinir. Okurlarımız tarafından yapılan yorumların, (yorum yapan diğer okurlarımıza yönelik yorumlar da dahil olmak üzere) kişilere, ülkelere, topluluklara, sosyal sınıflara ırk, cinsiyet, din, dil başta olmak üzere ayrımcılık unsurları taşıması durumunda yorum editörlerimiz yorumları onaylamayacaktır ve yorumlar silinecektir. Onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisinde aşağılama, nefret söylemi, küfür, hakaret, kadın ve çocuk istismarı, hayvanlara yönelik şiddet söylemi içeren yorumlar da yer almaktadır. Suçu ve suçluyu övmek, Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre suçtur. Bu nedenle bu tarz okur yorumları da doğal olarak Haberturk.com yorum sayfalarında yer almayacaktır.

Ayrıca Haberturk.com yorum sayfalarında Türkiye Cumhuriyeti mahkemelerinde doğruluğu ispat edilemeyecek iddia, itham ve karalama içeren, halkın tamamını veya bir bölümünü kin ve düşmanlığa tahrik eden, provokatif yorumlar da yapılamaz.

Yorumlarda markaların ticari itibarını zedeleyici, karalayıcı ve herhangi bir şekilde ticari zarara yol açabilecek yorumlar onaylanmayacak ve silinecektir. Aynı şekilde bir markaya yönelik promosyon veya reklam amaçlı yorumlar da onaylanmayacak ve silinecek yorumlar kategorisindedir. Başka hiçbir siteden alınan linkler Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında paylaşılan tüm yorumların yasal sorumluluğu yorumu yapan okura aittir ve Haberturk.com bunlardan sorumlu tutulamaz.

Haberturk.com yorum sayfalarında yorum yapan her okur, yukarıda belirtilen kuralları, sitemizde yayınlanan Kullanım Koşulları’nı ve Gizlilik Sözleşmesi’ni peşinen okumuş ve kabul etmiş sayılır.

Bizlerle ve diğer okurlarımızla yorum kurallarına uygun yorumlarınızı, görüşlerinizi yasalar, saygı, nezaket, birlikte yaşama kuralları ve insan haklarına uygun şekilde paylaştığınız için teşekkür ederiz.

SEN DE DÜŞÜNCELERİNİ PAYLAŞ!
300