Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, BM Cenevre Ofisi'nde düzenlediği basın toplantısında, Suriye'nin İdlib kentinde "kusursuz bir fırtınanın" yaklaşmakta olduğu uyarısında bulundu.

Bölgede yaşanan askeri hareketliliğe dikkati çeken Mistura, buradaki yaklaşan muhtemel bir çatışmanın Suriye'nin sınırlarının dışına taşma potansiyeli olduğuna işaret etti.

Mistura, İdlib'de 2,9 milyon sivilin yaşandığını, bunların 1,4 milyonunun zaten en az bir kez yerinden edildiğini, çoğunluğu kadın ve çocuklardan oluşan sivillerin 2,1 milyonunun insani yardımlarla yaşamlarını sürdürdüğünü belirtti.

Aileleri de dahil sadece 10 bin El Nusra ve El Kaide terör örgütü mensubunun bölgede yaşadığını aktaran Mistura, "İdlib genelinde 2,9 milyon insan yaşıyor. Bu nedenle yoğun nüfuslu bölgede ağır silahları kullanmak kaçınılmaz olduğundan, teröristlerle savaşmak için haklı bir gerekçe yok." dedi.

Mistura, yoğun nüfuslu bölgelerde silahların ayrım gözetmeksizin sistematik olarak kullanılmasının savaş suçu sayılacağı uyarısını yaptı.

İdlib'de kimyasal saldırıların önüne geçilmesinin "hayati" olduğunu vurgulayan Mistura, "Hükümet (Beşşar Esed rejimi) ve El Nusra'nın klor gazını silaha çevirebilme kabiliyetinin farkındayız. Ama insanların konuşmadığı ise sarin gazı." dedi.

Mistura, Astana sürecinin garantörleri Türkiye, Rusya ve İran'a İdlib'de büyük bir askeri çatışmayı önlemek üzere müzakereler yapmaları için daha fazla zaman verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, İdlib'de askeri gerginliğin tırmandırılmaması ve müzakerelere devam edilmesi gerektiğine dikkati çekerek, sivil halkın daha güvenli bir alana geçici olarak tahliye edilmesini kolaylaştırmak için güvenli bir insani koridor açılması tavsiyesinde bulundu.

Bir soru üzerine Mistura, İdlib'e yakın bir tarihte saldırı yapılacağına dair kendisinin özel bir bilgiye sahip olmadığını ifade ederek, bölgedeki "en kötü senaryonun" önüne geçilmesi için "iki ana garantör" Türkiye ve Rusya ile istişarelere devam ettiği bilgisini paylaştı.

Mistura, daha önce 11-12 Eylül'de de Türkiye, Rusya ve İran heyetleriyle İsviçre'nin Cenevre'de yapacağı toplantıların 10-11 Eylül'e alındığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Suriye görüşmeleri için üçlü zirve kapsamında 7 Eylül'de İran'a gidecek. Zirveye Türkiye ve İran'ın yanı sıra Rusya da katılacak.

ÇAVUŞOĞLU: TAM BİR FELAKET OLUR

Geçtiğimiz hafta, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, resmi ziyarette bulunduğu Moskova'da Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile görüşmüş, Çavuşoğlu, İdlib bölgesinin Suriye'deki çatışmasızlık alanlarından bir tanesi olduğunu vurgulayarak, "Bunun bu şekilde korunması, Suriye içinde terörle mücadele için, göçmen akımının durdurulması ya da insani bakımdan da çok önemlidir." değerlendirmesinde bulunarak, iki ülke askerleri ve istihbaratının bu konuda nasıl birlikte çalışabileceği ve burada çatışmaların nasıl durdurulabileceği üzerine görüşmeler yaptıklarını kaydetmiş, karşılıklı iş birliğinin sadece Suriye ile sınırlı olmadığının da altını çizmişti.

Çavuşoğlu, Astana anlaşmasına sadık kalınacağına inandıklarını belirterek, "(İdlib'de) Birlikte çalışarak bir taraftan endişeleri ortadan kaldıracağız. Diğer taraftan İdlib'in çatışmasızlık bölgesi olarak kalması için gerekli çalışmayı sürdüreceğiz." diye konuşmuş, "Burada radikal grupların Türkiye'ye de, oradaki Rusya'nın mevcudiyetine de ya da üssüne yönelik bir tehdit oluşturmaması gerekiyor." açıklamasında bulunmuştu.

Çavuşoğlu, "Bazı radikal grupları etkisiz hale getirmek için tüm İdlib'e saldırmak, yine yüz binlerce insanın ölümüne sebep olmak demektir ve 3,5 milyon insanın tekrar evini terk etmesi demektir. Bu tam bir felaket olur, insani dram olur. Astana ruhunu ortadan kaldırır."

İdlib'e saldırmanın hem Türkiye'nin hem de Rusya'nın Suriye konusundaki güvenilirliğini yok edebileceğine vurgu yapan Çavuşoğlu, "O nedenle, İdlib'e saldırmak yerine birlikte ne yapabiliriz, endişeleri nasıl ortadan kaldırırız ve buranın istikrarını nasıl koruruz bu konuda çalışmamız lazım." ifadelerini kullanmıştı.