Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bekir Bozdağ, Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Kongre ve Kültür Merkezi'nde Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ve Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş ile birlikte 70 üniversiteden rektör ve İlahiyat Fakültesi dekanlarının katılımıyla gerçekleştirilen ‘24. İlahiyat ve İslami İlimler Fakülteleri Dekanlar Toplantısı'nda konuştu.

"HAKİKATİ İSLAM ALİMLERİ SÖYLEYECEK"

Habertürk Haber Merkezi'nden Ferdi Durdu'nun aktardığına göre, Bozdağ, İslam alimlerinin üzerine önemli görevler düştüğünü ifade ederek, " FETÖ gibi bir terör örgütü çıktı, başındaki kişi terörist başı haşa 'Allah'la görüşerek kararlar aldığını, her gece rüyasında peygamberle istişare yaptığını' söylüyor. Bunun karşısına çıkıp 'Allah'la görüşen birisi böyle haltları nasıl karıştırır' kim diyecek? Bir insan peygamberle, Allah'la görüşebilmiş mi? O zaman bir kul Allah'la görüşebilir mi? Yüz yüze istişare edebilir mi? 'Edebilir' diyorsanız buyurun söyleyin. Ama şimdi adam çıkıp bunu söylüyor ve etrafındaki insanlar uyuşmuş beyinlerle buna inanabiliyor. Peki bunun karşısında hakikati kim söyleyecek? Bunun İslam'da mümkün olup olmadığını, Kur'an ve sünnet açısından yerine getirebilir nitelikte olup olmadığını kim söyleyecek? Elbette İslam alimleri söyleyecek" diye konuştu.

"ALLAH'TAN KORKUN"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'güncelleme' ile ilgili açıklamalarına değinen Bozdağ, şunları söyledi:

"Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettiği, 'güncelleme' dediği şey; dinimizi doğru anlama konusunda bizim alın teri dökmemizdir. Zamanın değişmesiyle hükümlerin değişmesine imkan veren konular varsa orada fark yapmak, yoksa Kuran'ın ayetinin Peygamberimizin sünnetiyle sabitlenmiş konularda bir akıl yürütme veya başka bir yere çekmek kesinlikle değildir. Dinde reform hiç değildir. O ayrı şey, bu ayrı şeydir. Buradan Cumhurbaşkanımıza saldırı yapanlara da seslenmek istiyorum; Allah'tan korkun. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan aklının erdiği günden beri Allah'ına ve Resulüne sadık, onun yolunda alın teri döken yiğit ve kahraman bir Müslüman'dır. Yaptıkları ortadadır. Bugün Türkiye'de Müslümanlar'ın inandıkları gibi yaşaması, inandıkları dini öğrenmesi, toplum içerisinde saygın bir birey olarak yer almasının önündeki engelleri bir bir kaldıran liderdir. Ama ortaya çıkan yanlışlar karşısında elbette onun da söz söylemesi ve yanlışlara işaret etmesi doğru olandır. Bunu çarpıtmamak lazım. Cumhurbaşkanımızın sözleri üzerinden bazı çevrelerin çok ayrı bir çarpıtma içerisinde olduğunu görüyoruz. Onlara diyorum ki Allah'tan korkun, iftira etmeyin, yalan söylemeyin, veremeyeceğiniz hesabın altına kendinizi sokmayın. Ama yapıyorlar, ben ne diyebilirim, siz ne diyebilirsiniz. Biz onlara sadece kul hakkını ve bunun altından kalkılamayacak bir hesap olduğunu buradan hatırlatmakla yetinebiliriz. Ama şu çok nettir ki bizim dine bakışımızın zamanın şartlarına göre elbette farklılık göstermesi normaldir."

"İSLAM ALİMLERİ SİLAHSIZ BİRER KUVVETTİR"

"İslam'la terörü yan yana getirmek İslam'a da Müslümanlara da yapılmış en büyük haksızlık, saygısızlık ve kötülüktür. Bunlarla bizim etkin şekilde mücadele etmemiz lazım" diyen Bozdağ, "Siyasetçi olarak İslam dünyasında herhangi bir kişinin bir terör örgütünün mensubu olması, masum insanlara silah sıkmasından kendimi manen mesul tutuyorum. Ben eminim ki bunda en büyük manevi sorumluluk din görevlilerine, din bilimi uzmanlarına, İslam alimlerine düşmektedir. Biz FETÖ, DEAŞ, El-Kaide terör örgütü ve teröristlerinden 'bana ne' diyemeyiz. Dersek, vebalden kurtulamayız. Bizim bu terör örgütlerine karşı etkin mücadelemiz şarttır, burada da İslam alimleri silahsız birer kuvvettir. Sadece silahlı kuvvetlerle, güvenlik birimleriyle bu teröristlerin hakkından hiç kimse gelemez. Silahsız kuvvetlerin de devrede olması ve bunların terörist devşirmesine zemin hazırlayan ortamların ortadan kaldırılması şarttır" ifadelerini kullandı.

FETÖ'nün yeni bir haşhaşi anlayışını Türkiye'ye getirdiğini ve bu gibi örgütlerin çıkmaması için uyarma görevinin İslam alimlerinde olduğunu söyleyen Bozdağ, "Ak sütün içerisindeki ak kılı görecek, görme keskinliğine, basirete ancak bizim alimlerimiz sahip olabilir" dedi.

"MEZHEPÇİLİK FİTNESİNİ UYANDIRMAK İÇİN CİDDİ GAYRETLER VAR"

Mezhepçilik fitnesini uyandırmak için çok ciddi gayretlerin
olduğuna dikkat çeken Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Biz mezheplere inanırız. Kur'an ve sünneti doğru anlama konusunda mezhepler bizi aydınlatan birer rehber, yol göstericidir. Ama hiç bir rehber Kur'an ve sünnet yerine ikame edilemez. Mezhepçilik bu topraklarda hiç olmadı ve kıyamete kadar da hiç olmayacaktır. Müslümanları birbirine düşman kılmak ve Müslümanlar arasında önlenemez ve hatta çatışmalara zemin hazırlamak için bazı ülkelerin istihbarat örgütleri mezhepçiliği hem pompalamak hem de bazı gafil ve eblehleri fonlamaktadır. Bu tür işleri yapanları mutlaka deşifre etmekte fayda olduğunu ve kamuoyunun önünde bu işlere tevessül edenlere İslam dünyasını ve Müslümanları yıllarca kasıp kavuracak, yanacak ve yakacak bu fitnenin ateşine odun atanlara karşı hepimizin uyanık olması ve bu projenin başarısızlığa uğratılması için el birliği içerisinde olmamız lazım. Türkiye'de 'ehli sünnet alimleri, ehli sünnet müdafisi, ehli sünnet bekçisi' diye yeni yeni isimler kullanılıyor. Böyle isimlere bizim ihtiyacımız var mı? Hepimiz ehli sünnetiz. Hepimiz gerektiği zaman bu din için her şeyi yapabilecek insanlarız. Yüzlerce yıldır bu konuda dernekler, vakıflar, araştırma merkezleri kurulmadı da birdenbire mantar gibi nereden çıkıyor bunlar? Onun için bu mezhepçilik fitnesine karşı hepimizin uyanık olması lazımdır. Biz dinimizi doğru anlama ve anlatma konusunda mezheplerden azami derecede istifade ederek, yolumuza elbette devam edeceğiz."