Habertürk Ankara Temsilcisi Bülent Aydemir'in de bulunduğu toplantıda Bakan Çavuşoğlu, ABD'nin Suriye'den çekilme kararı ve sonrasındaki gelişmelere ilişkin önemli değerlendirmeler yaptı. Çavuşoğlu şunları söyledi:

"TERÖR ÖRGÜTLERİNE BÜYÜK BİR DARBE VURDUK"

Türkiye olarak dış politikamızı bekle-gör anlayışıyla değil, müdahil ol anlayışıyla yürütüyoruz. Bu yaklaşımı da insani ve girişimci dış politika olarak belirledik. Suriye Harekatı tam bir başarı öyküsü oldu. YPG/PKK dahil bütün terör örgütlerine büyük bir darbe vurduk. Tehdidi ortadan kaldırdık. Sadece sahada değil masada da bu harekatı önemli bir şekilde yönettik. Diplomaside de önemli bir başarı sağlandı. 300 binden fazla Suriyeli'nin ülkelerine dönmeye başladığını görüyoruz.

"İDLİB MUTABAKATI DÖNÜM NOKTASI OLDU"

2018 yılı içerisinde Rusya ile imzaladığımız İdlib mutabakatı Suriye için bir dönüm noktası oldu diyebiliriz. Her şeyden önce bir felaketi önledi ve önemli bir fırsat penceresi açtık. Bu mutabakatın başarısı sebebiyle Astana sürecine sürekli soğuk bakan Almanya ve Fransa’nın 4’lü Suriye zirvesine katılması son derece anlamlıdır. Şimdi siyasi çözüm sürecini canlandırmak için çalışıyoruz. Bu bizim her zaman önceliğimizdir. Astana’yı Cenevre’de somutlaştırmak için çaba sarfediyoruz. Attığımız adımlar meyvelerini vermeye başladı. Önümüzdeki kısa zaman içinde Anayasa Komisyonu’nun kurulması mümkündür.

"ABD YÖNETİMİ NİHAYETİNDE SAHADAN ÇEKİLECEĞİNİ AÇIKLADI"

Diğer taraftan Suriye ile ilgili Münbiç yol haritasının başarılı olması ve teröristlerin Fırat’ın doğusuna geçirilmesinde kararlı olduğumuzu ifade ettik. Son zamanlarda Fırat’ın doğusunda YPG'nin bize yönelik tehditlerinin artması üzerine müdahale edeceğimizi açıkladıktan sonra ABD yönetimi en nihayetinde sahadan çekileceğini açıkladı. Şimdi bunu nasıl koordine edeceğimizi ve sahada nasıl boşluk doğmaz, bunu çalışıyoruz. Diğer taraftan bu kararı da memnuniyetle karşıladığımızı, ABD ile yakın diyalog ve işbirliği içinde olacağımızı vurgulamak isterim. Bu gelişmenin, PKK/YPG’nin bölücü gündemine hizmet etmemesi gerektiğini de ifade ettik.

"GİRECEĞİZ DİYORSAK GİRERİZ"

Türkiye Fırat Kalkanı ile o bölgeye gireceğini söyledi ve girdi. Zeytin Dalı ile Afrin bölgesine gireceğini söyledi girdi. Şimdi tüm dünya aynı şeyi söylüyor. Türkiye gireceğim diyorsa girer.

"IRAK'TA EN YÜKSEK MEBLAĞI BİZ TAAHHÜT ETTİK"

Irak’ın siyasi istikrarının tesisine yönelik desteklerimizi sürdürdük. Seçim sürecinde Kuveyt'te toplanan Irak konferansında en yüksek meblağı biz taahhüt ettik; 5 milyar dolar. En çok katkı sağlayan ikinci ülke Türkiye ve NATO’nun oradaki misyonunun başındaki ikinci kişi Türk olacak. Irak’ın yeniden inşası ve yeni bir kapı açılması için gerekli adımları atıyoruz Irak’ta PKK’nın varlığına yönelik adımlarımızı atıyoruz. Terörle mücadeleyi, PKK'nın Irak'tan tamamen atılması konusunda Irak yönetimiyle birlikte yapacağız. Her kesimin temsil edilmesi ve yeni yönetimin Irak’ta kapsayıcı olması temel amacımızdır. Maliki yönetimindeki hataların tekrar edilmemesi gerekiyor.

"FİLİSTİN MESELESİNDE BEKLE GÖR DEMEDİK"

Filistin meselesi her zaman olduğu gibi 2018’de de bizim önceliğimiz oldu. İsrail’in yerleşim faaliyetlerini sürdürmesi, diğer taraftan saldırgan tutumunu devam ettirmesi Orta Doğu sorununu büyütmüştür. ABD’nin büyükelçiliğini Kudüs’e taşıma kararı da barışı riske atmıştır. Bu konuda da bekle-gör demedik. Türkiye inisiyatif aldı. Hem İsrail’in saldırılarını artırması hem de ABD’nin kararından sonra İslam ülkeleri işbirliği zirvesini gerçekleştirdik. Her yönüyle büyük bir başarıydı. O zirvelerden çıkan deklarasyonlar da keza öyleydi. İran’a yönelik ambargonun yanlış olduğunu, netice alınamayacağını her fırsatta söylüyoruz.

"CEMAL KAŞIKÇI CİNAYETİNDE GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ, BU BİR CİNAYETTİR"

Cemal Kaşıkçı’nın cesedinin nerede olduğu belli değildir. BM ile temaslarımız devam ediyor. Newyork’taki temsilciliğimizde temasımız devam ediyor. Uluslararası bir soruşturma başlatılmasından geri adım atmayacağımızı söylemiştik. Bu bir cinayettir.

"ABD İLE İLİŞKİLERİMİZDE POİZİTİF BİR ORTAM OLUŞTU"

ABD ile ilişkilerimiz gerildi. Brunson ülkesine döndü. O günden bu yana ilişkilerimiz normalleşmeye başladı. Daha pozitif bir ortam oluşmaya başladı. İlişkilerimizde normalleşme konusunda ABD tarafında daha atılması beklenen adımlar var. İlişkilerimiz daha pozitif ortama doğru gitmeye başladı. Trump’un Cumhurbaşkanımıza saygısının olduğunu, önem verdiğini başından beri söylemiştim.

"AB İLE İLİŞKİLERDE SOMUT NETİCELER ALINMASINI İSTİYORUZ"

AB ile ilişkilerde bazı gerginlikler oldu. 2018 içinde herhangi bir fasıl açılmasa da ilişkilerimizde bir normalleşme süreci başladı. 3 yıla yakın bir aradan reform eylem grubu toplantısının yapılması reformun öncelikli olduğunun bir göstergesidir. Normalleşme sürecinin şu anda üzerinde çalıştığımız alanlarda somut neticeler alınmasını istiyoruz. Vize serbestisi, Gümrük Birliği anlaşması gibi, terörle mücadele gibi birçok alanda AB ile somut neticeler alabiliriz.

"YUNANİSTAN FETÖ'CÜLERİ İADE ETMEMESİNE RAĞMEN..."

2017’de Kıbrıs için iki önemli konferans gerçekleştirdik. Tüm taraflarla görüşüyoruz. Neyi, ne zaman yapacağımızı garantörleri bekleyerek, mutabakat sağlayarak sonuç odaklı bir müzakere gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Önümüzdeki dönemde ben de KKTC’ye ziyarette bulunacağım. Her zamanki gibi çabalarımızı KKTC’deki hükümetle ve partilerle belirleyip adımlarımızı atacağız. Yunanistan’la Ege ile ilgili konularda ara ara gerilmeler oldu. FETÖ’cüleri iade etmemelerine rağmen ilişkilerimizi olumlu seyirde götürmeyi amaçlıyoruz. Yüksek Düzeyli İşbirliği toplantısını gerçekleştireceğiz. Çipras da Ankara’ya gelecek.

"RUSYA İLE İLİŞKİLERİMİZİ İLERLETMEYE DEVAM EDECEĞİZ"

Rusya ile ilişkilerimizi olumlu bir zeminde ilerletmeye devam edeceğiz. Liderlerimiz arasındaki ilişkiler, ilişkilerimizi farklı bir noktaya taşıdı. Balkanlar’ı yakından takip ediyoruz. Balkan ülkeleri arasındaki bağları güçlendiriyoruz. Makedonya’nın da Bosna Hersek’in de Avrupa Atlantik kurumlarına üye olmalarını destekliyoruz. Kafkasya ile olan ilişkilerimiz arttı.

"ÖRGÜT PAÇAVRALARININ FARKLI ÜLKELERDE ASILMASINI ENGELLEDİK"

İnsani kalkınma yardımlarımız da 8.1 milyar dolara çıktı. En zengin olmasak da en cömert ülke olmaktan gurur duyuyoruz. 
Dışişleri Bakanlığı olarak terörle mücadeleye de önemli katkılar sunduk, sunuyoruz. Terör örgütü paçavralarının farklı ülkelerde asılmasının engellenmesi dahil önemli çalışmalar yaptık. FETÖ konusunda hiçbir zaman rehavete kapılmamamız gerektiğini Dışişleri Bakanlığı olarak çok iyi biliyoruz. Bazı FETÖ mensuplarının getirilmesi, okullarının sonlandırılması gibi pek çok önemli gelişme oldu. Terör örgütleriyle kararlı mücadelemize devam edeceğiz.

"DÜNYAYI 1 YILDA 10 KEZ DOLAŞMIŞIM"

Yaklaşık 6 milyon vatandaşımız var ve bu vatandaşlarımıza yerinde, kaliteli hizmet vermek için çalışıyoruz. Yurt dışında özellikle hukuki olarak kimin bize ihtiyacı olduysa, devlet olarak kim ırkçı saldırılara maruz kaldıysa başta hukuk desteği olmak üzere, her türlü desteği verdik, bu bizim görevimizdir. 2018 yılında 395 bin 598 km yol kat etmişim. Yani dünyanın çevresini 10 kez dolaşmışım.

"CUMHURBAŞKANIMIZ TRUMP VE TÜM MUTAPLARINA SÖYLEDİ"

DEAŞ’a karşı kararlılığımızı herkes biliyor. Türkiye dışında hiçbir ülke bu kadar kararlı mücadele etmemiştir. 4 binden fazla teröristi biz temizledik. Sayın Cumhurbaşkanımız DEAŞ’ı birlikte temizleyeceğimizi sadece Trump’a değil tüm muhataplarına söylemiştir. Bugün de aynı noktadayız. Nerede olursa olsun bu temizliği yaparız. Herkes DEAŞ konusunda hemfikir, aynı hassasiyeti gösteriyor. Teröristler hariç biz herkesle de işbirliği yaparız. Türkiye DEAŞ terör örgütünü etkisiz hale getirecek güce, etkinliğe sahiptir.

"ABD, PKK'YA VERİLEN SİLAHLARIN GERİ ALINACAĞI SÖZÜNÜ VERDİ"

Silahların geri alınacağı sözünü ABD vermiştir. Seri numaralarını aldık denildi bize. Cumhurbaşkanımız da daha önce Irak da bu sözü vermişti ama bunlar alınamadı dedi. ABD bu silahlardan bazılarının artık kullanılamaz hale geldiğini söylüyor. Doğrudur. Bunların bir kısmı Türkiye’de yakalandı. DEAŞ çatıştığı terör örgütüne silahları sattı. Bu çekilme kararından sonra verdikleri sözleri, hassasiyeti hatırlattık ve talebimizi yineledik.

"REJİME DE YPG'YE DE GÜVENİLMEZ"

(Soru üzerine) Rejim girer mi girmez mi bunlar teyide muhtaç bilgiler. Madem çekilme biraz zaman alacak o zaman sahada ABD işbirliğinin somut şekilde kendisini göstermesi gerekiyor. Münbiç’te uygulayabiliriz bu işbirliğini. Sözünde durmamış bir ABD görüntüsü vermemek için ABD Dışişleri Bakanı Pompeo da sözünü verdi. "Yol haritasını yapabiliriz" dedim. "Bu konuyu askerlerimize bırakalım ve bunu tamamlasınlar" dedik. (Rejim, burada YPG ile birleşmek mi istiyor?) Çeşitli manevralara giriyor. Rejime de YPG’ye de güvenilmez. Suriye'nin toprak bütünlüğü açısından da kritik.

"REJİM ASKERİ ÇÖZÜMÜ SAVUNUYOR"

Suriye’de son düzleme geldik diyebilmemiz için Anayasa komisyonunun kurulup çalışmalarına başlaması lazım. Her iki tarafın da samimi şekilde çalışması lazım. Rejimin askeri çözümü savunduğunu biliyoruz. Rusya ve İran’la bu süreci yürütüyoruz ama olumlu bir noktaya geldiğimizi düşünüyorum. Son düzlem nedir? Ülkenin seçime götürülmesi. BM gözetiminde şeffaf ve adil bir seçimin olması gerekiyor. O seçim neticeleri de herkes tarafından kabullenilirse o zaman gerçek manada düzleme girdiğini söyleyebiliriz. İdlib mutabakatı sonrasında ufak tefek şeyler olsa da sahada tam bir sükûnet var. Tam olabilmesi için siyasi süreçte gelişmelerin olması lazım. Çatışmaların ortadan kalkması siyasi süreçte netice alınması lazım.

"TRUMP, CUMHURBAŞKANIMIZA ASKERLERİN ÇEKİLECEĞİNİ SÖYLEDİ"

Fırat'ın doğusuna girme kararımızdan sonra Pompeo beni aradı. "Biz kararlıyız" dedim. "Yarın gideceksiniz, terör örgütleri bize her gün tehdit oluşturuyorlar. Siz de tarafınızı belli edeceksiniz" dedim. Dost ateşi olmasın, kaza olmasın gibi endişeniz varsa zaten açık kanallarımız var. Askerlerimiz bilgi paylaşımını sürdürsünler. Pompeo, "kararlılığımız var" dedi. Trump da Cumhurbaşkanımız'la telefon görüşmesinde askerlerin çekileceğini söyledi. Bu karar bence ABD içinde de bir sürpriz oldu. Dünya kamuoyu için de sürpriz oldu. Trump seçim kampanyası döneminde de Suriye’den çekileceğini net şekilde söylemişti. Trump’ın kafasında olan bir şey. Suudi Arabistan'ın verilecek parayı imarı için kullanması gerektiğini söylemişti. ABD’nin Suriye’de kalması için başka ülkelerin de talepte bulunacağı aşikar.

"RUSYA SAHADA BİR AKTÖR"

Rusya sahada bir aktör, yeni gelişmeleri Rusya ile değerlendirmemiz normaldir. Önümüzdeki günlerde Cumhurbaşkanımızın talimatıyla bir Rusya ziyareti yapacağız. İstişare etmekte fayda var. 
Bu süreçte bir boşluğun yaşanmaması ve terör örgütlerinin faydalanmaması için bir taraftan ABD ile eşgüdüm içinde olmamız gerekiyor Bunu teyitleştik. Suriye’de diğer taraftan diğer aktörlerle de bunu sağlamaya çalışıyoruz. Sahadaki dinamiklerle de işbirliği içinde olmamız gerekiyor. Rusya Federasyonu da buna dahildir. PKK ve YPG’nin, diğer terör örgütlerinin bundan faydalanmaması gerekiyor.

"FRANSA'YA DA YPG'YE DE BİR FAYDASI YOK"

Esasen Fransa’nın YPG’ye destek verdiği bir sır değil. Bizde yeni asker gönderdiğine ilişkin bilgi yok ama güçlerini muhafaza edeceklerini açıkladılar. YPG’yi korumak için çalışacaklarsa bunun YPG’ye de kendilerine de bir faydası yok.

"ABD ASKERLERİNİN SAYISINI BİLMİYORUM"

ABD askeri sayısını bilmiyorum. Kaç tır olduğunu da sahadaki istihbarat birimlerimiz paylaşıyor. Her ne kadar ABD Suriye’nin bölünmesine karşı olduğunu söylese de YPG'ye olan desteğinin artması, Rakka’dan çıkış konusu, YPG'ye desteğe devam etmesi, niye bu kadar destek veriyor? Bu bölgeyi bölmek istiyor algısına yol açıyor. Bir başka amacı da İran’ın Irak üzerinden gelen desteğini bölmekti. Bu çıkışlar, YPG’yi cesaretlendiriyordu. Biz Fırat Kalkanı ve Afrin operasyonu ile teröre büyük darbe indirdik. ABD’nin çekilmesi ile bu hayalleri tamamen suya düşüyor. Çünkü kimse bu bölgenin bölünmesini istemiyor. Astana ülkeleri de istemiyor.

"BEKLEME SÜRECİNE GEÇTİK, TAKVİMLENDİRME OLACAK"

Bizim aldığımız operasyon kararı tek başımıza aldığımız bir karardır. ABD'nin çekilme açıklamasından sonra beklemeye geçtik dedi Cumhurbaşkanımız. Bu arada Suriye çalışma grubu toplanacak, diğer çalışma grupları da toplanacak. Askerler arasındaki temas, diyalog devam ediyor. ABD’den ziyaretler devam ediyor. Bir bekleme sürecine geçtik. Takvimlendirme olacak.

"SURİYE HALKINA TESLİM EDECEKSİN"

Suriye’ye dışarıdan başka ülkelerden insanların, ülkelerin gelip o bölge insanını yönetmesi sağlıklı değil, gerçekçi değil. Amacımız, gerçek sahiplerine buraların teslim edilmesi. Bizim Kürtler'le bir sorunumuz yok. Bizim terör örgütleriyle sorunumuz var. Suriye’de Kürtler'le de sorunumuz yok. Münbiç kriterleri sağlıklı kriterler. O şehirdeki insanları neden gelip başka ülkeden Arap ya da Kürt gelsin yönetsin. Kobani’de Kürtler var mı var, ileride merkezi yönetime entegre olacaklar. Onlar da olsun. Niye dışarıdan gelip bir Kürt yönetsin. Kürtler, Türkmenler, Süryaniler var. Teröristleri çıkarıp yok edeceksin; burayı Suriye halkına teslim edeceksin. Başından beri söylediğimiz şey bu.

"GÜNEY NEW JERSEY!DE FETÖ İMAMININ TUTUKLANDIĞINI SÖYLEDİLER"

Varsayımlar üzerinde konuşmayı sevmem ama Trump artık bu konuya vakıf. Arjantin’de yaptığımız görüşmede, "bu konu üzerinde çalışıyoruz, bunlara bakıyoruz" dedi. Sözcüsü de açıklama yaptı. Biz de bakıyoruz denilince FETÖ'yü Trump iade ediyor diye aktarılınca, ABD’ye güvenmeyen vatandaşlarımız da hemen, "vermez" demeye başladı. Bu konudaki açıklamaları ciddiye alıyoruz. 84 kişilik bir listeyi biz götürüp Pompeo ve Bolton’a verdik. İlave bilgi ve delilleri de muhataplarımıza ulaştırıyoruz. FBI’ın ABD’de yürüttüğü soruşturmayı da ciddiye alıyorum. Şüpheci yaklaşmakta haklıyız ama bazı neticeleri de görmeye başladık. Ortaya çıkan bilgileri de bizimle paylaşıyorlar. New York ziyaretimde Güney New Jersey’de onlara bağlı imamların tutuklandığını, bizim Türkler de söylediler. Bize verilen bilgiyi vatandaşlarımız da teyit etti.

"REJİMLE YPG SÜREKLİ GÖRÜŞÜYOR"

İki tarafın da talepleri kabul edilemez talepler olduğu için sonuç çıkmıyor. İdlib’de de oldu, sürekli görüşüyorlar ama beklentiler çok farklı olduğu için orta bir yolda buluşamıyorlar. Cenevre'de de görüştüler. İlk defa görüşmüyorlar, daha önce de görüştüler.

"IRAK'TAKİ KÜRTLERLE BİR SORUNUMUZ OLMADI"

Bizim bölgesel yönetimle de Irak’taki Kürtlerle de bir sorunumuz olmadı. Tam referandum arifesinde biz referanduma neden karşı olduğumuzu söyledik. Uyarılarımızın hepsi gerçekleşti. De facto elde ettiğiniz topraklar dahi elinizden gidecek dedik. Şimdi hepsi oldu mu? Oldu. Bizim onlarla ilgili problemimiz yok. Şimdi Bağdat’la Erbil arasında normalleşme var.

"HAKAN ATİLLA TÜRKİYE'YE DÖNEBİLİR"

Halkbank'ın Newyork’taki süreci... Hakan Atilla Türkiye’ye gelebilir. Suçluların iadesi anlaşması var. Hakan Atilla suçsuz yere tutuklu. Neler yapıldığını, neler yapılabileceğini özellikle New York ziyaretimizde Halkbank yönetimi de Hazine Bakan yardımcımız da vardı. Avukatlarla buluştuğumuzda onlar çok güzel bir not hazırladılar. Neler yapılacağını, kanunlarıyla, geçmişteki örnekleriyle ortaya koyduk. Hatta Trump hayran kaldı. Haksız yere Halk Bankası’nın da mağdur olmasını istemiyoruz.

"TRUMP'IN ZİYARETİ İÇİN HENÜZ TARİH NETLEŞMEDİ"

Cumhurbaşkanımız davet ettiğinde, "geleceğim, mutlaka geleceğim" dedi. Türkiye’yi seviyor, gelmek istediğini de biliyoruz. Ama henüz daha tarih netleşmedi. Tarihleri belirlemek için Trump’ın takvimine uygun şekilde çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

"ABD İLE İLİŞKİLERDE SOMUT ADIMLAR GÖRMELİYİZ"

İlişkilerimizde olumlu bir atmosfer var, ortam iyi. Tam anlamıyla ABD, bir müttefik olarak sorumluluklarını yerine getirdi mi derseniz, bunun için çok erken derim. Üç ay öncesine göre atmosfer iyi. Kişisel ilişkilerin dışındaki alanlarda da bunu görüyoruz. Ama sizin söylediğiniz anlamda erken deriz. Somut adımları görmemiz gerekir.

"İSRAİL SURİYE'NİN BÖLÜNMESİNİ İSTİYOR"

İsrail referanduma destek verdi. Suriye’nin de bölünmesini istiyor. ABD’nin bu çekilme adımından hoşnut olmadığını görüyoruz. Süreli Kürtler Kürtler diyor. Esasen söylemek istediği PKK’lılar. İsrail bu çekilme kararından memnun değil. ABD bize tamamen çekileceğini söyledi, ne kadar asker bırakacağını söylemedi. Askerler arasında eşgüdüm başlamasının sebebi bu.

"UYGUR, SİNCAN KONUSUNDA HASSASİYETİMİZİ KORUYORUZ"

Biz Uygur, Sincan konusunda hassasiyetimizi her zaman koruduk, koruyoruz. Temaslarımızda bunu her zaman dile getiriyoruz. Hem de uluslararası platformda kabul ediyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımız da o bölgeye gitti. Sadece Uygurlar değil, Çin’deki 15 milyon Müslüman’ın temsilcileri ile de görüştü. Cumhurbaşkanımız Çin’i ziyaret ederken bu konuda manipülasyon, bilgi kirliliği de yapıldı. Bilgi kirliliği yapanlarla, manipülasyon yapanlar aynı kişilerdir. Teröristlerle, masum insanları çok iyi ayırt etmemiz gerekiyor. Uygur Sincan bölgesinde bir terörist varsa nasıl bizim Mehmet gidip katıldıysa o da teröristtir. "Tüm Uygurlar teröristtir", anlayışına biz karşıyız. Kim, Türkiye orayla ilgilenmiyor diyorsa yalan söylüyor.

"ABD TÜRKİYE'DEN ÇEKİLİR Mİ?"

ABD oradaki üslerinden mi çekilecek, Irak’tan mı gidecek. Bizden böyle bir talepte bulunmadı. Ben Pompeo’ya Türkiye’den talebiniz olursa değerlendiririz demiştim. ABD’den bir talep gelmedi. Nasıl, nereden geldilerse oradan gideceklerdir. (Soru: Geldikleri gibi giderler mi diyorsunuz?) Onu Suriye halkı söylesin...

"İRAN PKK'NIN TERÖR ÖRGÜTÜ OLDUĞUNU BİLİYOR"

İran'ın bakışını Türk Dışişleri olarak yorumlarsam doğru olmaz. İran’da PKK/PEJAK'ın ilişkilerinde iniş çıkışlar olmuştur. İran şunu biliyor ki terör örgütü terör örgütüdür.

"YAPMAZSAK BEDELİ AĞIR OLUR"

Sınırımızın öbür tarafında bir terör örgütü varsa, bize tehdit oluşturuyorsa, yarın tehdit oluşturma ihtimali varsa, biz hiç tereddüt etmeden müdahale ederiz. Kimin kontrolü altında olursa olsun, bizim görevimiz ulusal güvenliğimize yönelik tehdidi bertaraf etmek. 
PKK, Irak’ta var mı? var. Giriyor muyuz, temizliyor muyuz? Suriye için de aynı şey geçerli. Bugün yapmaksak yarın bedeli daha ağır olur.

"S-400'LERİ ALACAĞIZ"

S-400, F-35 konusu. Hep söylüyoruz. Cumhurbaşkanımızla en son telefon görüşmesinde de Trump konuyu kendisi açtı. Siz çok önemli partnersiniz dedi. Bize başka mecralarda S-400’ü iptal edin diyenler oluyor. En son muhataplarımıza, tamamlanmış bir anlaşma olduğunu, geri dönüşünün olmadığını söyledik. Pompeo’ya da söyledik. Bu tamamlanmış bir anlaşmadır. S400’leri biz aldık. Bununla ne yaparız. Hava savunma ihtiyacımızdır. Daha önce mektupla Patriot talebimizi ABD’ye iletmiştik. Patriot da alırız. Aldığımız S-400’leri de iptal etmeyiz.

ERMENİSTAN İLE NORMALLEŞME

Azerbaycan halkının hassasiyetlerini almadan herhangi bir girişimde bulunamayız. Karabağ meselesi, işgal edilen topraklar çözülmeden bu sağlıklı, çözülebilir bir yaklaşım değil. Azerbaycan’ın kabul edeceği her çözümü destekleriz ve bunun için de çaba gösteririz.

"VİZE SERBESTİSİ İLE İLGİLİ KRİTERLERİ YERİNE GETİREBİLECEĞİMİZE İNANIYORUM"

Vize serbestisi ile ilgili 6 kriteri birlikte yerine getirebileceğimize inanıyorum. AB’nin geri kaldığı adımlar var. Avrupa Komisyonu Parlamenter Meclisi’nde tekrar denetime tabi tutulmamız darbe sonrası aldığımız tedbirlerle ilgili değil. Orası da ciddi şekilde polarize oldu, ciddi şekilde rahatsızlık var. Biz tabi ki denetimden çıkmak istiyoruz. AB ile istişarelerimiz oluyor, olacak. Bu yargı reformu stratejisinin de birçok beklentiyi karşılayacağını biliyoruz. Kriterleri yerine getirsek bile aynen AB’deki gibi o kadar kolay olmayacak. Bana sorsalar bugün bir milletvekili olarak Parlamenterler Meclisi’ne gitmek ister misiniz diye. Gitmek istemem.

"TEK DERDİMİZ KKTC'NİN HAKLARININ KORUNMASI"

Sıkışıklık olmaması için BM’ye kaydını yaptırdığımız münhasır ekonomik bölgelerde kazılara başlıyoruz. KKTC’nin kuzeyinden Türkiye tarafına doğru, aşağı doğru inen alan var. Münhasır ekonomik bölgemiz Güney Kıbrıs Rum Kesimi'nin belirlediği parsellerle çakışıyor. Exxon ile çakışmıyor. Biz oralarda kazılara başlayacağız. Kargaşa olmaması için bizim de o bölgelerde kazıya başlamamız lazım. Bizim esasen tek derdimiz KKTC’nin haklarının korunması. Bu, Türk tarafının Rum tarafını tanıdığı anlamına gelmez.