Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

“Ekran başında olma” ile ilgili derdimiz sadece “süresi” midir? Araştırmacılar, uzun süredir çevrimiçi olmanın negatif etkileri ve ölçülü internet kullanımının faydalarını açıklamaya çalışıyor. Buna göre 2019 yılında 12-15 yaş arasında 6500’den fazla çocuğun katıldığı bir çalışma, günde 3 saatten fazla sosyal medya kullanımının depresyon ile bağlantılı olduğunu ortaya koydu. 2017 yılında yapılan bir çalışmada ise günde 1 saate yakın çevrimiçi oyun oynama ve etkileşimin akıl sağlığını koruyucu etkileri olduğu dile getirilmişti.

 

Yapılan araştırmalar gösteriyor ki çocukların sosyal, duygusal ve davranışsal açıdan sağlığını etkileyen tek şey ne kadar süre çevrimiçi oldukları değil. Çocukları çevrimiçi olmaya iten nedenler ve çevrimiçi iken orada nasıl zaman geçirdikleri de son derece önemli.

İnternet kullanımına bağlı akıl sağlığı sorunlarını daha iyi anlamak isteyen araştırmacı ve klinisyenler, "madde bağımlılığı" alanından çıkarılan dersleri, bu konuya rehber olarak görme eğilimindeler.

Çocuklar "internet kullanmanın” risklerini kendileri de anlıyor. 2016 yılında yapılan bir ankette, gençlerin yarısı mobil cihazlarına bağımlı olduklarını"düşündüklerini" söyledi ve % 72'si mesajlara ve sosyal medya mesajlarına anında yanıt vermezlerse rahatsızlık duyduklarını belirttiler.

Çocukların cihazlara ve internete bağlılıklarının farkında olmaları, bu kullanımdan zarar gördükleri anlamına gelmez. Ancak bir grup için yine de internet zararlıdır. Bu zarar, çocukların ve ergenlerin %10'unu etkileyen "sorunlu internet kullanımı" kavramıyla ifade edilir. Sorunlu internet kullanımı; madde bağımlılığı için geliştirilmiş bir ölçekle değerlendirilir ve kullanımın ne zaman "aşırı" veya "çok fazla" olduğunu belirlemeye çalışmak yerine internet kullanımının yoğunluğu ve işlev bozukluğuna
odaklanır.

 

Değerlendirmedeki örnek sorular şunları içerir:

• Çevrimiçi olmanız ne sıklıkla gerekliği olduğundan daha uzun sürüyor?

• Diğer kullanıcılarla ne sıklıkla yeni ilişkiler kuruyorsunuz?

• Hayatınızdaki insanlar, çevrimiçi geçirdiğiniz zamanın uzunluğu hakkında size ne sıklıkla şikayet ediyor?

• Ne sıklıkla çevrimiçi olmak için uykusuz kalıyorsunuz?

• Ne sıklıkla başkalarıyla dışarı çıkmak yerine çevrimiçi zaman geçirmeyi tercih ediyorsunuz?

2019 yılında yapılan bir araştırmada 7-15 yaş arası 500'den fazla gence bu sorular sorulmuş ve "sorunlu internet kullanımı" ile depresif bozukluklar, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu arasında bağlantılar bulunmuştur.

Ayrıca bu araştırma ile "sorunlu internet kullanımı"nın ev, okul ve arkadaşlar arasında geçen günlük hayatımızda da işlev bozukluğu meydana getirdiği ortaya çıkmıştır. Eşzamanlı gelişen akıl sağlığı problemlerini açıklarken bile bu bağlantı kurulmaktadır. Yani tıpkı madde kullanımı gibi, "sorunlu internet kullanımı" çocukları akıl sağlığı sorunlarına karşı savunmasız bırakabilir.

 

Uyuşturucu kullanımına benzer şekilde, sorunlu internet kullanımı, zaten savunmasız olan veya bir akıl sağlığı bozukluğuyla mücadele eden çocuklar için semptomları daha da kötüleştirebilir.

Örneğin, bir gencin dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu varsa problemli internet kullanımıyla beraber bu semptomlar daha üst seviyelere çıkar ve hastalık ilerler.

Ne zaman endişelenmeliyiz?

Çevrimiçi olmak takıntı haline geldiyse, interneti açınca ruh hali değişiyorsa, internetle motive oluyorsa, internette vakit geçirirken dış dünyaya kendisini kapatıyorsa, arkadaşlarıyla yaşadığı sorunları online olarak gidermeye çalışıyorsa sorun vardır. Örneğin bir gencin yaşadığı ayrılığı unutmak için takıntılı bir şekilde aynı oyunu saatlerce oynaması ya da depresif duygularından kaçınmak için sosyal medyayı kullanması buna örnek olarak gösterilebilir.

Benzer nedenlerle, gençlerin kendilerine faydalı olabilecek internet alışkanlıkları da olabiliyor. Kendi yaşına uygun aktiviteleri, geçmişte çevrimdışı yaptıkları şeyleri bugün çevrimiçi yapabiliyorlar; arkadaşlarla sosyalleşme, hobilere merak sarma, alışveriş, müzik dinleme, okul ödevlerini yapma ve televizyon izleme gibi.

İnternetin terapi gücü

İnternetin terapi gücü de artık biliniyor. Stony Brook Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, gençlerin kendi kendilerine ya uyguladıkları ufacık bir müdahale bile zihinsel problemlerini ve hatta depresyonu bile azaltabildiklerini gösteriyor. Farklı çalışmalar da zihinsel sağlık için geliştirilen akıllı uygulamaların önemli aşamalar kaydedebildiğine dair veri sunuyor.

Anne ve babalar, çocuklarının ekran süresini ölçmek yerine çevrimiçi deneyimlerden çocuğun daha çok faydalanmasını sağlayabilirler.

Örneğin ebeveynler, çocuklarına "dijital komşu" olarak, faydalı çevrimiçi deneyimleri teşvik edebilir, beraber oyun oynarken ya da aynı anda çevrimiçi olurken çocuklarındaki depresyon belirtilerine dikkat edebilirler. Ayrıca tüm aile üyeleri için uyumadan önce telefonsuz vakit geçirmek iyi bir fikirdir. Ve son olarak, çocuklarınızın sosyal medyayı akıllıca kullanmalarını sağlamanın basit yolu, mahrum kaldıklarında duygusal hallerinin iyi mi yoksa kötü mü olduğunu takip etmektir.

İnternet çocuklarımıza öğrenmenin, büyümenin ve kendilerini geliştirmenin dünyasını açabilen potansiyele sahip, yeter ki uyarılar gözümüzü kör etmesin.

Kaynak: Time.com