HABERTURK.COM

Recep Tayyip Erdoğan, İsviçre’ye Göç’ün 50. Yıldönümü Kutlama Töreni'nde konuştu.

Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

Burada bulunan Cem Karatekin kendi hayat hikayesini bizimle paylaştı. Zorluklar karşısında yılmadan, sabır ve metanet içinde bu topraklarda tutunmaya, ayakta kalmaya çalıştık. Geride bıraktıklarımızın hasreti içimizde büyüse de hedeflerimizden asla vazgeçmedik. Geride bıraktığımız yarım asır özellikle gurbeti sılaya çeviren her bir vatandaşımızın yürek parçalayıcı hikayesini olduğunu biliyorum.

"BENİM ÇOCUKLUĞUM ANNEMİ BEKLERKEN YAŞLANDI"

Sadece gurbete gidenler için değil geride bıraktıkları için de bu 50 yıl gerçekten zor olmuştur. Anne ve babası gurbete giden bir evladımız bu ayrılığı şöyle anlatıyor: Bir kez olsun anneme doyasıya sarılamadım. 11 ay beklerdim, birlikte olacağımız o 1 ayı, bütün çocukluğum anneme sarılabileceğim, sesini duyabileceğim, kokusunu hissedebileceğim yaz tatilini beklemekte geçti. Sonra bir yaz tatili çıkageldi, 'anneciğim' diyemeden çıkıp giderdi, benim çocukluğum annemi beklerken yaşlandı.

"YURTDIŞINDA YAŞAYAN HER KARDEŞİMİZ TEMSİLCİMİZDİR"

Biz gerek İsviçre'de gerekse Avrupa'nın diğer ülkelerinde kendilerine hayat kuran insanlarımızı beşeri bir köprü olarak görüyoruz. Türk toplumunun siyaset, ticaret, eğitim, sosyal hayat ve sivil toplumdaki başarılarıyla gurur duyuyoruz. Yurt dışında yaşayan herhangi bir kardeşimiz hangi kökene, mezhebe, etnik temeline ait olursa olsun 82 milyondan hiçbir farkı yoktur, hepsi bizim temsilcimizdir.

"MÜMKÜN OLDUĞUNCA ELEKTRONİK ORTAMI TEMİN ETTİK"

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımızın sorunlarıyla hemhal olmak için Yurtdışında Yaşayan Başkanlığımızı kurduk. Dünyanın her yerinde Yunus Emre Enstitüleri'ni açıyoruz. Dünya çapında büyükelçi ve konsolosluklarımızın sayısını arttırarak vatandaşlarımızın devlete erişimini kolaylaştırdık. Cenevre konsolosluğumuzun yeni ofis alanı hizmete girdi. Teknolojinin imkanlarını kullanarak vatandaşlarımızın işlemlerini mümkün olduğunca elektronik ortamda yürütebilmesini temin ettik. Gümrüklerin yanı sıra yurtdışı temsilciklerimizde de sandık kurduk. 24 Haziran seçimlerinde bu uygulamayla istifa ettiniz.

"EVLATLARIMIZIN EĞİTİM FAALİYETLERİNİ DESTEKLEDİK"

Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımıza gayrimenkul satışlarında KDV istisnası tanıdık. Pasaport harçlarını düşürdük. Avrupa'da yaşayan vatandaşlarımızın sivil toplum çatısı altındaki faaliyetlerini hep destekledik. Eğitim konusunda evlatlarımıza üniversiteye girişten barınmaya kadar her alanda kolaylıklar sağladık. Yurtdışındaki evlatlarımızdan binlercesini düzenlediğimiz programlarla ülkemize getirerek tarihleri, medeniyetlerini yakından görme ortamını temin ettik.

"TÜRKİYE SİZİN ANAVATANINIZ İSVİÇRE İSE YUVANIZ"

Bulunduğunuz ülkedeki sosyal güvenlik, sosyal yardım ve ikamet hakkı gibi en temel haklarını kaybetme durumuyla karşılaşıyordunuz. Yeni düzenlemeyle yabancı makamlarca atanan vasi ya da velinin kararın verildiği ilgili ülkedeki dış temsilciliklerimizde pasaport işlemleri yapabilmesinin önünü açtık. Vatandaşlık Kanunumuzda yer alan anne ve babası birlikte vatandaşlıktan çıkan çocukları Türk vatandaşlığını resen kaybeder hükmünü kaldırdık. Gençlerimizin 18 yaşında ülkemiz vatandaşlığında kalabilmesine imkan tanıdık. Türkiye anavatanınız ancak İsviçre'de yuvanızdır. Anavatanla bağınızı hiçbir şekilde koparmadan İsviçre toplumuna her zaman ve her zeminde eşit katılımınızı destekliyoruz.

"TÜRKİYE'YE BAĞLI AMA BAĞIMLI OLMAMANIZI İSTİYORUM"

Sizler İsviçre Türk toplumu kültürel ve ekonomik açısından Avrupa'nın zengin ülkesinde çalışıyorsunuz. Dünyanın en büyük ülkelerinden birinin Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşlarısınız. Asırlardır mazlum ve mağdurlara kapısını açarak tüm insanlığa örnek olmuş vicdanlı bir milletin evlatlarısınız. Sizlerden dilinizden, kültürünüzden en önemlisi de bayrağınızdan gurur duymanızı istiyorum. Bu bakımdan tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet diyoruz. Yola böyle devam edeceğiz. Bizim önceliğimiz yurtdışında yaşayan gençlerimizin ülkesine, Türkiye'ye bağımlı değil bağlı bir anlayışla yetişmeleridir. Sizlerin yerel siyasi partiler, meslek örgütleri, eğitim kurumları aracılığıyla siyaset, ekonomi ve kültür alanlarında etkinliğinizi arttırmalısınız. Yabancı karşıtlığı, İslam düşmanlığı, kültürel ırkçılık gibi can ve mal güvenliğinizi doğrudan ilgilendiren durumlarda dayanışmanız çok önemlidir.