Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması
AA

Çavuşoğlu, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında video konferans yöntemiyle düzenlenen "Asya'da Bölgesel İşbirliğini Teşvik Amacına Yönelik Olarak Pandeminin Etkilerinden İstifade Edilmesi" başlıklı çevrim içi etkinlikte konuştu.

Dünyanın, Kovid-19 nedeniyle benzersiz bir küresel krizin ortasında bulunduğuna işaret eden Çavuşoğlu, salgının küresel bir stres testi olduğunu ve dünyanın zayıf yönlerini ortaya çıkardığını kaydetti.

Çavuşoğlu, günlük yaşamın tersine döndüğünü, sağlık sistemleri ve ekonomilerin zor durumda kaldığını ve tedarik zincirlerinin bozulduğunu dile getirerek, ırkçı ve ayrımcı görüşlerin de yükselişte olduğunu bildirdi.

- "Herkes güvende olana kadar kimse güvende değildir"

Böylesi durumlarda, krizlerin fırsat yarattığının da hatırlanması gerektiğini söyleyen Çavuşoğlu, salgın sonrası için sürdürülebilir bir vizyon geliştirmeye odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

Çavuşoğlu, Kovid-19'dan çıkarılacak bazı dersler olduğunu belirterek, "Birincisi, herkes güvende olana kadar kimse güvende değildir. Tüm küresel zorluklar karşısında birlikte hareket etmeli ve bu zorluklara karşı birlikte durmalıyız. Küresel sorunlar küresel çözümler gerektirir." dedi.

Türkiye'nin, başkalarını ve küresel girişimleri destekleyerek rolünü üstlendiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "141 ülkeye ve 5 uluslararası kuruluşa tıbbi yardım gönderdik. Bu rakamlarla Türkiye, dünyanın en büyük ikinci tıbbi yardım sağlayıcısı oldu." diye konuştu.

Ayrıca, Kovid-19 nedeniyle ülkelerine geri dönmek isteyen kişilerle ilgili birçok ülkeyle iş birliği yaptıklarını aktaran Çavuşoğlu, "91 ülkenin geri dönüşlerle ilgili çabalarını desteklerken, 139 ülkeden 95 binden fazla Türk vatandaşını ülkemize getirdik. Birçok durumda uluslararası örgütler ve girişimlerdeki ortak çabalara destek verdik ve öncülük ettik." ifadelerini kullandı.

Çavuşoğlu, küresel tehditlerin etkilerine karşı sağlam duruş sergilemek için bölgesel iş birliğinin şart olduğuna dikkati çekerek, "Bu webinarın başlığında da belirttiği gibi salgının bölgesel iş birliğine olan etkilerinden yararlanmanın yollarını araştırmalıyız. Asya bize kendi ülkemizde yetişen bölgesel iş birliği girişimlerinden faydalanmak için birçok fırsat sunuyor." ifadelerine yer verdi.

Kovid-19'la mücadelede Asya İşbirliği Diyaloğunun 2030 vizyonunun da açıklanacağını belirten Çavuşoğlu, Türkiye'nin Asya İşbirliği Diyaloğu başkanlığı sürecinde ortaklarla bu vizyonu eyleme dönüştürmek için çalışacağını kaydetti.

Türk Konseyinin attığı adımların da dikkate değer olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, "Pandeminin erken bir aşamasında üye devletlerin ulusal kriz merkezleri arasında bir ağ kurulması örnek teşkil etti. Ayrıca, Türk Konseyi tarafından üye devletler arasındaki tedarik zincirlerini ve transit geçişleri korumak için zamanında önlemler alındı. Şimdi de, Türk Konseyi Sağlık Bilim Kurulu aşı geliştirilmesi çabalarına katkıda bulunmakla görevli." dedi.

- "Salgına karşı mücadeleden diyalog ve barış için faydalanabiliriz"

Çatışmaya maruz kalan ülkelerde salgınla mücadelenin çok daha zor olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

"Kovid-19'la bağlantılı komplikasyonlar, bu ülkelerde barışın inşası ve kalkınma kazanımlarını geriletmiştir. BM Genel Sekreteri'nin küresel ateşkes çağrısını ve tüm tarafları silahlı çatışmalardan kalıcı bir insani duraklamaya çağıran BM Güvenlik Konseyi kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Ayrıca, salgına karşı mücadeleden diyalog ve barış için faydalanabiliriz. Afganistan'daki çatışma buna bir örnektir. Tüm taraflara düşmanlıklarını durdurma ve salgınla mücadele etmeye odaklanma çağrımızı yineliyoruz. Biz pandemi sırasında çatışmaların sona ermesini beklerken ve bu durumu (diyalog ve barış için) bir fırsata dönüştürmeye çabalarken, Ermenistan bu anlayışa aykırı davranıyor ve Azerbaycan topraklarına yönelik son saldırılarından görüldüğü üzere pandemi sürecini istismar ediyor."

Kovid-19'un küresel ölçekte ortaya koyduğu risklerin ve belirsizliklerin hala yüksek olduğunu vurgulayan Çavuşoğlu, tedavisi olmayan bu salgınla savaşın hala sürdüğünü belirtti.

Ekonomilerin artık birbiriyle hiç olmadığı kadar bütünleştiğine ve dünyanın bir yerindeki yavaş toparlanmanın bir diğerinin toparlanmasını engelleyeceğine dikkati çeken Çavuşoğlu, bu nedenle salgına karşı mücadelede çok taraflı bir yaklaşım benimsemesi gerektiğini kaydetti.

Çavuşoğlu, dijital bağlantıyı genişletmenin, lojistik ve nakliye altyapılarını geliştirmenin, tedarik zincirlerini güvence altına almanın ve iş esnekliğini ve finansal gücünü güçlendirmenin zamanının geldiğini aktararak, "Yeniden Asya İnisiyatifi" kapsamında bölgeye odaklanan Türkiye'nin, bu çabalar doğrultusunda Asya Pasifik'teki ortaklarıyla çalışmaya hazır olduğunu da bildirdi.

Video konferansa Çavuşoğlu'nun yanı sıra Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Japonya Dışişlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Suzuki Keisuke, BM Genel Sekreter Yardımcısı ve BM Asya ve Pasifik Ekonomik ve Sosyal Komisyonu İcra Sekreteri Armida Salsiah Alisjahbana, Asya İşbirliği Diyaloğu Genel Sekreteri Dr. Pornchai Danvivathana, Asya Kalkınma Bankası Bilgi Yönetimi ve Sürdürülebilir Kalkınmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Bambang Susantono da katıldı.

,Zuhal Demirci