AA

Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, "Hafter bu açıklamasıyla Libya’daki krizin siyasi diyalog yoluyla çözülmesini istemediğini, Berlin Konferansı’nın sonuçları dahil, bu yöndeki uluslararası çabaları desteklemediğini ve ülkede bir askeri diktatörlük oluşturmayı amaçladığını bir kez daha gözler önüne sermiştir." ifadesi kullanıldı.

Hafter'in bir yılı aşkın süredir herhangi bir ayrım gözetmeksizin sürdürdüğü saldırılarla Libya'daki insani durumu daha da derinleştirdiği belirtilen açıklamada, bu salgın ortamında petrol üretimine uyguladığı ablukayı devam ettirerek Libya halkının ihtiyaç duyduğu tıbbi malzemenin teminini engellediği ve suyu baskı aracı olarak kullanmaktan çekinmediği vurgulandı.

Açıklamada, "Libya'da bir cunta rejimi kurma niyeti olduğu konusunda artık herhangi bir şüphe bulunmayan bu şahsa uluslararası toplumun daha fazla gecikmeden gereken karşılığı vermesi gerekmektedir. Öte yandan demokrasi havariliği yapan bazı ülkeler dahil, kendisine destek verenlerin Libya halkının gözünde onun yaptıklarına ortak olacakları da unutulmamalıdır." değerlendirmesine yer verildi.

Açıklamada ayrıca Türkiye'nin bölgeyle olan köklü tarihi bağlarının getirdiği sorumluluk anlayışıyla, Libya Siyasi Anlaşması tarafından oluşturulan Ulusal Mutabakat Hükümeti ve tüm diğer meşru Libya kurumlarının korunması için kardeş Libya halkının yanında yer almaya ve siyasi çözüm çabalarını desteklemeye kararlılıkla devam edeceğinin altı çizildi.

- Hafter kendisini tek taraflı "devlet başkanı" ilan etmişti

Hafter, son dönemde yaşadığı askeri kayıpların ardından dün akşam yaptığı konuşmada, Birleşmiş Milletler himayesinde imzalanan "Suheyrat Anlaşması'nın hükmünü yitirdiğini ve ülkenin başına geçtiğini" öne sürmüştü.

Kendisine bağlı silahlı grup Libya Ulusal Ordusunun "tüm ülkeyi kontrolü altına alacağını" ileri süren Hafter, daha önce de "yönetime el koyduğunu" açıkladığı darbe girişimlerinde bulunmuştu.