Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
  • Habertürk Huawei Uygulaması

Merkez Bankası bugün faiz artırımına gitmeyince kur yüzde 3 kadar sıçradı, borsa da gün içinde yüzde 3 kadar aşağı geldi. Çünkü piyasaların ağırlıklı beklentisi politika faizlerinin yüzde 1-1.25 artırılacağı yönündeydi. Bu konuda benim baskın bir beklentim yoktu, son iki gündeki gelişmeleri görünce de faizin artırılmayacağına kanaat getirdim.

-Nedeni ise yapılan açıklamalar ve düzenlenen toplantılarla pozitif gelişmelerin baskın hale gelmesiydi. Bunun sonucu da faiz kararı öncesinde TL varlıklar değerlenmeye başladı. Bunun üzerine bir de faiz artırımı gelseydi TL’nin değerlenmesini hızlanacaktı.

SORUNLAR YER DEĞİŞTİRİYOR

-Ancak faizleri artırmanın bugünü kurtarmada kolaylık sağlarken, gelecek ayları hepten zora atacağı da kesindi. Çünkü bir kaç ay içinde yüksek cari açık ve yüksek enflasyonun tali sorun haline gelmesine karşılık, büyümenin ana soruna dönüşme potansiyeli yüksektir. Bir kez daha ekonomide sorunlar yer değiştirmektedir.

-Ekonomi mayısta kur şokunu yemiş ve sendelemişti. Bu şoku atlatmak için, faizler 5 puan artırılmış ve bir şok da buradan gelmişti.

EKONOMİ İKİ ŞOK YEDİ

-Bu iki şokun etkilerini haziran ayında zaten görmeye başladık. İthalat iki yıllık aradan sonra ilk kez yüzde 3.6 oranında geriledi.

-Bizim ithalatın büyük bölümü ara malından kaynaklanıyor. Yani üretimle ilgili. Üretim hız kesince ithalat da düştü. Nitekim imalat sanayi Satın Alma Endeksi de haziran ayında sert bir düşüşe işaret etti. 50 ve üzeri değerler büyümeyi, altı daralmayı işaret eden endeksin düzeyi martta 51.8 iken kur şokunun, erken seçimin ve faiz şokunun etkisiyle mayısta 46.4’e indi ve haziranda 46.8 oldu.

-Buna bağlı olarak sanayi üretimi de aydan aya mevsimsellikten arındırılmış olarak haziranda yüzde 1.6 geriledi. Ortaya çıkan bu öncü verilerle büyümenin yılın ikinci çeyreğinde aşağıya geldiğini, içinde bulunduğumuz üçüncü çeyrekte yavaşlamanın hızlanacağını, son çeyrekte de dip yapmasını bekliyoruz.

İÇ TALEP YAVAŞLIYOR

-Nitekim TCMB de faiz kararında aynı duruma dikkat çekti. Dedi ki “Son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyette dengelenme eğiliminin belirginleştiğine işaret etmektedir. Dış talep gücünü korumakla birlikte iç talebe dair yavaşlama sinyalleri artmaktadır.”

-Para Politikası Kurulu ayrıca “para politikası kararlarının gecikmeli etkilerine ve maliye politikalarının dengelenme sürecine vereceği katkıya” dikkat çekti ve bu gelişmelerin yakından izleneceğini belirtti. Yani biraz beklenilecek ve istenilen sonuç sağlanamazsa para politikası daha sıkılaştırılabilir.

YENİDEN DÜŞÜŞ EĞİLİMİNE GİREBİLİR

-Beklenti karşılanmadığı için dün keskin bir oynaklık yaşadık. Ancak bu dalgalanma, içinde bulunduğumuz TL varlıkların değerlenme, paranın kısa ve orta vadede TL’den kazanılmasını değiştirmeye yetmez. Yanlış beklentiye dayalı dalgalanma durmaya ve kurlar yeniden düşüş eğilimine dönmeye adaydır. Çünkü artırılmış ve yüzde 17.75’e çıkarılmış politika faizi buna yeter.

-Faiz bir puan ve üzerinde artırılmış olsaydı, döviz kurunun sıçramasını önleyecek ve hızla aşağıya gitmesine katkıda bulunacaktı. Ama zaten yavaşlamakta olan reel ekonominin ve büyümenin daha hızlı daralmasına yol açacaktı.

-Halbuki dolar kurunun seyrinde 5 TL’lik sınır çok önemli. Bu düzey aşılmadıktan sonra aşağıya düşmesinin hızlı olması şart değil. Dalgalı ve yavaş düşüş de işe yarar.