Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
  • Habertürk Android Uygulaması
  • Habertürk iPhone Uygulaması
AA

Dünyaca ünlü tarihi Kaleiçi'nin giriş kapısı alanı olarak görülen Kalekapısı bölgesinde yer alan saat kulesi; Roma, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin izlerini taşıyor.

Milattan sonra 9. yüzyılda Bizans döneminde inşa edilen beşgen burç, 2. Abdülhamid'in kentlerdeki saat kulelerini önemsemesi üzerine, 20. yüzyılın başlarında kare şeklinde yeni tarihi taşlar eklenerek saat kulesine çevrildi.

Yerden 14 metre yükseklikteki saat kulesinin üzerinde 1940'lı yıllara kadar kubbe yer aldı. 1940'lı yıllardaki bir fırtınada zarar gören kubbenin yerine, mazgal görünümlü dendanlar (kalelerde askerlerin beden ve burçlar üzerinde sığındıkları yerler) yerleştirildi.

Kulenin aslına uygun hale getirilmesi için çalışma başlatan Antalya Vakıflar Bölge Müdürlüğü, tarihi fotoğraflarla kulenin üzerinde kubbe yer aldığını belgeleyerek kazı çalışmalarının başlatılması için harekete geçti.

- Tarihi kuleye imitasyon taşlar döşenmiş

Antalya Vakıflar Bölge Müdürü Hüseyin Coşar, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tarihi saat kulesinin, şehrin önemli simgelerinden biri olduğunu söyledi.

Kulenin vakıf kayıtlarına ulaşınca mülkiyetini de aldıklarını belirten Coşar, kulenin özgün haline getirilmesi için restorasyon çalışmaları kapsamında proje hazırladıklarını dile getirdi.

Projenin de koruma kurulundan geçtiğini, restorasyon aşamasına geldiklerini anlatan Coşar, bir hafta içinde ihale ilanına çıkmayı, bir an önce çalışmalara başlamayı planladıklarını kaydetti.

Coşar, kulenin sonradan yapılan imitasyon taşlarla özgün halinden uzak olduğunu ifade ederek "Surların üzerine yapılmış, altta tarihi kalıntılar mevcut. Kulenin özgün bir kubbesi varmış ancak kubbe kaldırılıp imitasyon taşlardan dendanlar yapılmış. Kullanılan malzeme de uygun değil. Restorasyon çalışmasıyla saat kulesi, özgün kubbesine kavuşacak." diye konuştu.

Saat kulesinin, hemen yan tarafında bulunan 4 asırlık Tekeli Mehmet Paşa Camisi ile de bir bütünlük oluşturduğuna işaret eden Coşar, restorasyon çalışması tamamlandıktan sonra iki önemli eserin kentin silüeti için büyük önem taşıyacağını belirtti.

Çalışmaları en geç 1,5 yıl içinde bitirmeyi planladıklarını ifade eden Coşar, "Burada kazı yapacağız. Kazıda neler çıkacağını bilmiyoruz. Yeni veriler çıkarsa uzayabilir ama bizim amacımız 1 ya da 1,5 yıl içinde çalışmaları tamamlamak." dedi.