BBC TÜRKÇE

Meme kanseri, dünyada en yaygın kanser türü ve ABD'de kanser kaynaklı ölümlerin en büyük ikinci nedeni. Meme kanseri vakaları Asya kıtasında Batı'ya nazaran daha az görülüyor. Ancak Asya'da da kadınlar arasında en yaygın görülen kanser türü, meme kanseri.

Doktor Jingmei Li, Singapur'daki Genom Enstitüsü'nde meme kanserini önlemek için çalışmalar yürüten kıdemli bir araştırmacı. Jingmei Li, "Kadınlar için bilimsel çalışmalar yürüten bir bilim kadınıyım" diyor.

Ödüllü bir doktor olan Li, insanların onunla karşılaştıklarında genellikle şaşırdıklarını söylüyor:

"Bilim insanlarının daha yaşlı olmalarını ve bilge görünmelerini bekliyor. Asyalı, kadın ve genç bir bilim insanı olarak, sıklıkla zorluklar ve yargılarla karşılaşıyorum."

Doktor Li, "Kadınların ne yaptıklarının, ne giydikleri ya da ne kadar genç göründüklerinin altında ezilmesi beni çok mutsuz ediyor" diyor.

Buna rağmen, Doktor Li, DNA'daki bilinmeyenleri araştırmaya kararlı.

Şimdiye kadar yapılmış geniş çaplı deneyler, 313 genetik değişikliği meme kanseriyle ilişkili olarak tanımlamış durumda. Doktor Li, İsveç'te yürüttüğü araştırmalar sırasında, ilk 77 genetik değişikliği tanımlayan son teknolojinin kullanıldığı çalışmalarda yer aldı.

Doktor Li ise vatandaşı olduğu Singapur'a döndü ve Malezyalı uzmanlarla işbirliği içerisinde bu 313 genetik değişikliğin Asyalı toplumlarda ne kadar sıklıkta varolduğunu inceliyor. Meme kanseri ortaya çıkmadan önce hastalık ihtimalini saptamayı ve böylece hayat kurtarmayı umuyor.

Meme kanserinden ölüm oranları, Asya'da Batılı ülkelerle kıyaslandığında halen çok yüksek ve meme kanseri çoğunlukla ileri aşamalarda ve daha genç kişilerde teşhis edilebiliyor.

Dünya çapındaki hastaneler genel olarak sadece bazı gen değişikliklerine bakıyor. En bilinen vaka 2013 yılında, hücrelerdeki DNA bozukluklarını vücudun onarmasını engelleyen BRCA1 ve BRCA2 genlerinde değişiklik testine giren Angelina Jolie. Jolie testlerin neticesinde önleyici olarak her iki memesini de aldırdı.

Ancak pek çok başka genetik değişik kansere yakalanma riskini artırıyor. Bu değişikliklerin toplamı ve birbirleriyle ilişkileri, Doktor Li'nin araştırdığı ana alanlardan biri. Li, "Amacım, bu hastalığın yap-bozunu oluşturan ipucu parçaları olan işaretleri ve mekanizmaları keşfetmek" diyor.

Genetik okur-yazarlık

Doktor Li, test sonuçlarına "genetik okur-yazarlığa" sahip bir yetkili doktor tarafından bakılması gerektiği konusunda ısrarcı.

Genetik testler daha uygun fiyatlı ve kolay erişilebilir hale geldikçe, daha fazla insan kalıtsal sağlık risklerini araştırır hale geldi. Ancak uzman bir genettikçi tarafından incelenmedikleri sürece, sonuçlar yanlış yorumlanabilir ya da eksik kalabilir.

Doktor Li, genlerinin meme kanseri riskini artırdığını düşünen, ancak test sonuçlarının temiz çıktığı hastalarla da karşılaşmış.

Genetik okur-yazarlık ve testler, kaynakların acil müdahale gerektiren hastalara aktarılmasını da sağlıyor.

"Saatli bomba olan kanserin ne zaman patlayacağı bilinirse, kaynaklar meme kanseri riski ortalamanın altında olanlardansa riski yüksek olan kişilere yönlendirilebilir" diyor.

Test doğru bile olsa, hastalar zor seçimlerle karşı karşıya kalabiliyorlar. Genetik testlerin sonuçlarının ağır yaptırımları olabilir ve insanları duygusal olarak zorlayabilir.

Bazı kişiler yüksek mutasyon riski olduğunu öğrendiklerinde çaresiz hissedebilirler, ancak bu konuda hiçbir şey yapamayabilirler.

Ancak yine de pek çok hasta meme kanseri riski ihtimalini öğrenmek istiyor ki gelecekleriyle ilgili bazı önlemler alabilsinler.

Mücadele yöntemleri

Genetik meme kanseri önleme açısından önemli, çünkü araştırmacılar meme kanseri vakalarının sadece yüzde 30'unun kötü genlere bağlı olduğunu söylüyor.

Doktor Li, genetiğin önemsizleştirilmemesi gerektiğini söylüyor:

"Matematiksel olarak kadınlara bir puan verebildiğimiz ve yüksek risk taşıyorlarsa bunu belirleyebildiğimiz tek yöntem" diyor.

Genetik mamografi çekiminin gerekliliği konusunda da hayati bilgi verebiliyor. Pek çok ülkede, mamografi 50 yaşın üstündeki kadınlara yapılıyor ve her 2-3 yılda bir tekrar ediliyor.

Doktor Li, genetik test sonucunda yüksek düzeyde risk taşıyan kadınların mamografisinin daha erken çekilmesi gerektiğini söylüyor.

- Getty Images

Mamografi çektirmenin olumsuz yönleri de var, radyasyona maruz kalma ve pozitif çıkan sonuçların aslında yanlış olması gibi.

Klinikler genellikle meme kanseri riskinin yüksek olduğu hastaları belirlemede ailenin hastalık öyküsüne bakıyor, ancak bu yöntem güvenilmez olabilir. Ailedeki bütün hastalıkların geçmişini belirlemek zor olabilir.

Örneğin bir aile bireyi kemik kanserinden ölmüş olabilir, ancak hastalık memede başlamış olabilir.

Neden önemli?

Doktor Li'ye göre diğer bir sorun şu ki, Asya'nın doğusundaki pek çok ülkede kültürel alışkanlıklar teşhisin önünde bir engel oluşturabiliyor.

"Hastalıklar hakkında konuşmak istemiyoruz. Kesinlikle gerekmiyorsa doktora gitmiyoruz."

Doktor Li sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Bazı kültürlerde, hastalık ve kanser Tanrı'nın isteği olarak görülüyor, bu nedenle durum çok kötüleşene kadar tedaviye başvurulmuyor."

"Ekim ayındaki meme kanseri farkındalığı harika, ancak belki de kadınların kişisel olarak taşıdıkları risklerle ve hastalık hakkındaki bilgilerle ilgili mesajlar yerine ulaşmıyor olabilir."

https://www.facebook.com/bbcnewsturkceservisi/videos/10155295507013822/

Tümörü hissetmeye başladığınızda, tömür çokca büyümüş olabilir. Doktor Li, kültürel normları bir kenara bırakmanın ve düzenli olarak mamografi çektirmenin bu nedenle önemli olduğunu söylüyor.

Doktor Li, Asya'da meme kanseri oranlarındaki yükselişi yaşam şekline ve üreme faktörlerine bağlıyor.

Daha fazla kalori alımı ve alkol tüketimindeki artış bunlar arasında.

Çalışmalar ayrıca bir kadının çocuk sahibi olmasının uzun vadede meme kanseri riskini düşürdüğünü gösteriyor. 35 yaşın altında hamile kalmak da gelecekte meme kanserine yakalanma riskini düşürme eğilimi taşıyor.

Önleme

Doktor Li, meme kanseri için ilaç geliştirme üzerine çokca para harcandığını belirtiyor. Amacı insanların hasta olmalarını önlemek.

"İsveç'te mamografi çektirme oranı yüzde 80, ancak Singapur'da durum farklı. Neredeyse bu tetkikleri yaptırmak için kimse bir istek ya da baskı hissetmiyor."

Mamografi, başka belirtiler olmadan ve tümör yaban mersini büyüklüğündeyken kanseri teşhis edebiliyor.

Doktor Li, "Düşman küçükken orduya saldırmak gerek" diyor.

Bu aşamada etkili bir tedavi yöntemi, teşhis konmasının ardından hastaların yüzde 80'inin 15 yıldan fazla yaşaması anlamına geliyor. Ancak tümör teşhis edildiğinde bir portakal büyüklüğündeyse, 15 yıllık yaşam tahmini yarı yarıya düşüyor.

"Her kanser farklıdır, 10 bin kanser tipi varsa, 10 bin de tedavi yöntemi gerekli" diyor Doktor Li. Çaredense. Kanseri önlemeyi ve erken teşhisi en etkili yöntem olarak görmesinin nedeni bu.

  • Meme kanseri: Hormon tedavisinin riski sanılandan çok daha büyük ve uzun vadeli
  • Meme kanseri riskini yüzde 50 azaltan ilacın olumlu etkisi yıllarca sürüyor