Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin

HABERTURK.COM

Basın toplantısında Almanya Cumhurbaşkanı Merkel'in konuşmasından satır başları şöyle,

"Sığınmacı krizi ile ilgili görüştük. Göçmenlerin yaşam koşullarının iyileştirilmesini görüştük. Yasadışı göçmen meselesini konuştuk. Yasadışı göç yasal göçe dönüştürülmelidir. Türkiye ve Yunanistan insan kaçakçılığına göz yummamalıdır. 

Türkiye bu konuda önlemlerini almıştır. Yoğun bir gündeme sahip olduğumuzu anlayabilirsiniz. Önümüzde ortak pek çok görev bizi beklemektedir.

Bugünkü görüşmemiz ilişkilerimizin daha da derinleşmesine katkıda bulunmuştur."

Türkiye ile Avurpa Birliği ilişkilerini yoğunlaştırmak istiyoruz. Görüyoruz ki bu sorunların üzerinden hiçbirimiz tek başına gelemeyiz, birlikte işbirliği içinde olmalıyız.

Davutoğlu, konuşmasına Almanca olarak başladı.

"Terör saldırısında kaybettiğimiz misafirlerimize taziyelerimi sunuyorum.  Sorumluları mutlaka cezalandırılacak. Almanya ve diğer dostlarımızla teröre karşı mücadele etmeye devam edeceğiz. Hep birlikte terörizmin üzerine gideceğiz. Geleceğimiz için..."

Davutoğlu Ardından konuşmasına Türkçe devam etti.

Türkiye- Almanya ilişkileri güçlü bir dönem geçiriyor. Ekonomi Bakanlarımız arasında pek çok ortaklık var, gelecek projelerimiz var.

Dünya ve Avrupa şartları süratle değişiyor. Türkiye ve Almanya'nın bir olumlu gündemi var bir de risklere karşı ortak hareket gündemi var.

"İŞBİRLİĞİ ÇEVRE ÜLKELERE KATKI SAĞLIYOR"

Almanya ve Türkiye işbirliği çevre ekonomilere de katkı sağlıyor. Türkiye ve Almanya halkları en çok kaynaşmış iki ülkedir.

Türkler ve Almanlar terör saldırıları ne kadar bu ilişkiyi bozmak isterse istesin bir arada yaşayacaklar, dostluk içerisinde olacaklar.

Türkiye'nin AB'deki ilerleyişinde Almanya'nın liderliği için sayın Şansölye'ye teşekkürlerimi sunuyom.

Türkiye ve Almanya terörle mücadelede omuz omuzadır. Ülkemizin, Almanyanın huzurunu kim bozmak isterse istesin karşılarında tam bir işbirliği görecekler.

Almanya'nın terör konusunda Türkiye'ye verdiği desteğe teşekkür ediyoruz. Terörle mücadele konusunda Türkiye ve Almanya'nın sağlam bir iradesi var.

Sadece terörist grupları hedef alan demokrasi kapsamında operasyon yürütüyoruz.

Suriye'de yaşanan insanlık krizi sadece Suriye ile sınırlı kalmadı. Türkiye bu kriz ile ilgili elinden gelen her şeyi yapmıştır. Bu sorunu tek başına göğüsleyerek atılması gereken adımları atmıştır.

Ülkemizde 2 buçuk milyon Suriyeli, 300 bin Irak'lıyı misafir ediyoruz.

"MERKEL FARKINDALIK YARATTI"

Burada sayın Merkel'e teşekkür borcumuz var. Dünyada mülteci krizi ile tam bir sessizlik varken sayın Merkel Avrupa'da farkındalık oluşmasını sağladı. İnsanlığın meselelerine duyarlı yaklaştığını gösterdi. Türkiye oluşan eylem planı ile ilgili üzerine düşenleri yapmaya devam edecektir. Mültecilere insani hayat şartları sağlamak için çalışma tasarısını kabul etti.

Suriyeli mültecilerin illegal olmaması için çalışmalar yaptık. Yeni adımlar atmayı planlıyoruz. Mülteci krizi Türkiye'nin ya da Avrupa'nın krizi değildir, tüm dünyanın krizidir. Eğer herkes topu birbirine atarsa bu kriz derinleşir.

Mültecilerin gelişi yavaşlarsa bu konu insanlık trajedisine dönüşmeden bu konuyu çözüme ulaştırabiliriz. Mayıs ayında sayın Merkel'i dünya İnsani Kriz zirvesinde ağırlamaktan memnuniyet duyacağız.

Mülteci sorunu vize konusuna yeni boyutlar kattı, doğrudan Suriye'den gelenlere açık kapı politikasını sürdüreceğiz ancak ölümden kaçma dışında üçüncü ülke üzerinde gelenlere vize uygulaması yapacağız.

Libya'daki istikrarsızlık sebebiyle Libya vize uygulamaya başladı, yarın Libya'da düzen kurulduğunda bunları tekrar görüşebiliriz. Cezayir'de zaten vize uygulamamız yok, Fas ile bir vize serbestiyesi söz konusu, Avrupa'dan Türkiye'ye yönelik göçe yönelik illegal yolları önlemeye çalışıyoruz. Önemli olan Türkiye ve Avrupa'nın bunu ortak bir sorun olarak görmesi. Türkiye'nin çok dinamik bir ekonomiye, çok sayıda Turisti ağırlayan bir ülke olduğunu gözönünde bulunduruyoruz.

Vize rejimlerimiz arasında bir uyum olduğunda bu konuda çok daha etkin bir yol izleyeceğiz.

Merkel konu ile ilgili gelen soruyu şöyle yanıtladı, "Türkiye'ye gelen göçü azaltmak için elimizden gelen her şeyi yapmaya hazırız. 18 Şubat'ta bu konuları tekrar ele aldığımızda ortak planın üzerinden 3 ay geçmiş olacak. 3 milyar hazır edilecek, Viyana'da tekrar görüşmemiz olacak.

İnsan kaçakçılarına karşı Türkiye ve Almanya'dan ortak bir darbe uygulandı. Her biraraya gelişimizde rakamları ele alacağız. İnsan kaçakçılığının azalıp azalmadığını göreceğiz.

Bu olgunun altında yatan sebeplere bakmalıyız."

Rusya'nın Suriye'deki varlığını nasıl ele alıyorsunuz sorusu üzerinde Davutoğlu, "Suriye'deki gelişmelerle ilgili Merkel ile konuştuk. Ortak bir diyalogla çözüme ulamasını arzu ediyoruz. İsteğimiz artık Suriye'ye barış geldi ben geri döneyim demesi. Ancak Esad Şam'da otururken bu mümkün değil.

Biz 3-4 yıldır Suriye'de güvenli bölge oluşması ve Suriyelilerin burada kalması gerektiğini savunduk. Ancak malesef destek alamadık. Bakın şimdi sonuçlarını hepimiz görüyoruz. Halep ve Suriye arasında iki yıl önce güvenli bölge olsaydı bugün bu şekilde zarar görmezdik. Uluslararası toplum sesimizi duymadı, neredeyse yalvardık.

Rusya'nın müdahalesinden sonra Suriye'de güvenli bir yer kalmadı."

Merkel konu ile ilgili, "Türkiye'den Rusya ile ilişkilerle ilgili bilgi aldık. Sorunun çözümü için tüm ülkelerin desteğini almalıyız, yılbaşı gecesi Köln'de yaşananlar herkesi kaygılandırdı"

Davutoğlu, "Sayın Merkel göçmen konusundaki insani tavrıyla tarihe geçecektir, Almanya yalnız değildir, Türkiye bütün bu kritik dönemde Almanya ile elele yürüyecektir. Avrupa'nın en önemli ülkeleriyle aynı masa arkasında bir fikirdaş ülkeler topluluğu oluşturduk. Avrupa kıtasında ortak bir kaderi yaşamakta olduğumuza inanıyoruz. Türkiye'de de biz eleştiriye maruz kaldık. Muhalefet iki milyon Suriyelileri geri gönderme kampanyası yaptılar. 10 milyar dolar niye mültecilere ayrıldı diye bize de soruldu. Ancak tarih bu tavırları anacaktır.