Günlük gelişmeleri takip edebilmek için habertürk uygulamasını indirin
AA

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, yeni başkan seçilen Cumhuriyetçi Donald Trump'ın Beyaz Saray'da göreve başlamasına 64 gün kala istifasını sunduğunu açıkladı.

Clapper, istifa açıklamasını, ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesindeki ulusal güvenlikle ilgili bir oturumun öncesinde yaptı.

Trump'ın göreve başlamasına 64 gün kaldığını hatırlatan Clapper, "Dün gece istifa mektubumu sundum, ki bu beni çok iyi hissettirdi." ifadesini kullandı. Clapper'ın, Trump'ın iş başına gelmesiyle birlikte yeni atanacak yöneticilere yer açmak için görevinden ayrıldığı belirtiliyor.

Clapper, Obama döneminde atanan ve istifası beklenen üst düzey yöneticiler arasında istifasını sunan ilk isim oldu.

İstifasını neden erken sunduğuna ilişkin açıklama yapmayan Clapper, Amerikan istihbaratının çatı kuruluşu olarak bilinen Ulusal İstihbarat Direktörlüğünün 4. direktörü olarak 6 yıldır görev yapıyordu.

75 yaşındaki Clapper, 9 Ağustos 2010'da yemin ederek Ulusal İstihbarat Direktörlüğü görevine başlamıştı. ABD Hava Kuvvetlerinden korgeneral seviyesinde emekli olan Clapper, 1992-1995 yıllarında Savunma İstihbarat Ajansının ilk direktörü olarak çalışmıştı.

Merkez Bankası verilerine göre yurtiçinde yerleşiklerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları geçen haftada 2.3 milyar dolar geriledi 

Yurtiçinde yerleşiklerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları dolar/TL'nin sürpriz ABD seçimleri sonrası sert yükselerek tarihi rekorunu 3.30 ile kırdığı geçen haftada 2.3 milyar dolar gerileyerek 142.4 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası verilerine göre, 4 Kasım ile biten haftada 144.7 milyar dolar olan yurtiçinde yerleşiklerin yabancı para cinsinden mevduat ve fonları geçen hafta itibarıyla 142.4 milyar dolara geriledi.

Lokal döviz mevduatı sahibi bireysel ve kurumsal yatırımcılar dolar/TL'nin 2.80'li seviyelerden darbe girişimi ile kısa süre içinde 3.0970'e yükselerek ilgili dönemdeki tarihi zirvesini test etmesi ile döviz portföylerinin önemli bir kısmını TL'ye çevirmişlerdi.

Lokal yatırımcıların döviz satışları darbe girişimi ardından 22 Temmuz haftasında 8.7 milyar dolar ile 2005'in son haftasından beri açıklanan veri tarihinin en büyük düşüşünü göstermişti.

Vatandaşların ABD seçimleri sonrasında dövizde satıcı olmaları, Türk Lirası'nın dolar karşısındaki değer kaybını sınırladı. Öyleki Türk Lirası diğer gelişmekte olan para birimleri arasında en fazla değer kaybedenler listesinde üst sıralardan uzaklaştı. 

ABD Temsilciler Meclisi İstihbarat Komitesindeki ‘Dünya Genelindeki Tehditler' başlıklı oturumun basın açık bölümünde Ulusal İstihbarat Direktörü James Clapper, Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Brennan, Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü James Comey, Ulusal Terörle Mücadele Merkezi Direktörü Nicholas Rasmussen, Savunma İstihbarat Ajansı Direktörü Vincent Stewart ve Ulusal Güvenlik Ajansı Direktör Yardımcısı Rick Ledgett, komite üyelerinin sorularını cevapladı.

Oturumun gündeminde FBI ile Apple arasında yaşanan ‘şifre savaşı' öne çıktı. FBI Direktörü Comey, Apple davasının çok boyutlu bir konu olduğunu ve ‘görevi boyunca karşılaştığı en zor mesele olduğunu' ifade etti.

'ENDİŞELERİ ANLIYORUZ'

Comey, kendilerinin bu davayı çözmekten başka bir amaç gütmediklerini, ancak konunun hassasiyeti nedeniyle ‘kişisel gizlilik' endişelerini de anladıklarını dile getirdi. Apple'ın dava sürecinde kendilerine yardımcı olduğunu ve şu anda ‘şifre' konusuyla ilgili uzlaşmayla bir yol bulmaya çalıştıklarını anlatan Comey, mahkemenin Apple'ın şifreyi kırması yönündeki kararının önemli olduğuna dikkat çekti.

'KARAR TEK BİR TELEFONLA İLGİLİ'

Mahkemenin, Apple'dan, (ilgili telefonun şifresinin) belli sayıda tekrarından sonra içeriğin silinmesi ve her tekrar arasında belli bir süre beklenmesi fonksiyonlarının devre dışı bırakılmasını talep ettiğini hatırlatan Comey, "Bu kararın başka mahkemelerce nasıl yorumlanacağını şu anda bilmemiz mümkün değil. Ancak buradaki karar, sadece San Bernardino saldırganına ait tek bir telefonla ilgilidir" dedi.

Comey, FBI'ın Apple'dan istediği yazılımın sadece tek bir telefona uygulanabilir olduğunu, başka herhangi bir telefona uygulanamayacağını kaydetti. Bu konudaki kişisel gizlilik endişelerinin çok önemli olduğunu ifade eden Comey, "Bu, bizim nasıl bir ülke olduğumuz ve kendimizi nasıl yöneteceğimizle ilgili bir şeydir" ifadelerini kullandı.

'YAZIŞMALARI OKUYAMIYORUZ'

DEAŞ'in sosyal medya araçlarını çok etkin kullanabildiğine dikkat çeken Comey, "Birine bir kez ulaştıktan sonra şifreli uygulamaları kullanmaya başlıyorlar ve biz aralarındaki yazışmaları okuyamıyoruz" dedi.

FBI, Aralık 2015'te Kaliforniya'nın San Bernardino kentinde 14 kişinin yaşamını yitirdiği saldırıyı düzenleyen teröristlerden Seyid Rıdvan Faruk'a ait iPhone'nun şifresini kırmak için Apple'dan yardım istemiş, ancak firma yardım etmeyi reddetmişti.

AA